-Alo baba, ben Nazlı.
-Biliyorum tatlım numaran kayıtlı bir sorun mu var ?
-Evet, yanına gelebilir miyim ?
-Ne şimdi mi şuanda mı ?
-Evet eğer uygun değilsee-
-Hayır canım hayır, sadece beklemiyordum. Şuanda uçak bileti ayalayabileceğimi sanmıyorum tatlım çok üzgünüm yarını beklemen gerekiyor.
-Şimdi hiç uçak yok mu yani ?
-Akşam olduğu içi-
-Tamam anladım. Yarın sabah görüşürüz.
-Tamam öyleyse, Nazlı unutmadan ,aramana çok sevindim.
-Ben de, görüşürüz.
-Görüşürüz.
Kahretsin am ya şimdi napıcam ben eve nasıl geri giricem ?!?!? ama bi dakka ya annemin misafiri gelmiycek miydi onların yanında bana bişey yapamaz odama gider yatarım direk sabah da o uyanmadan giderim off evet çok zekiyim ya. Bu fikirle eve doğru gitmeye başladım. Kapımızın önünde siyah son model bir araba görünce Tamam annem iyi yere bağlamış kendini diye düşündüm. Kapıyı çaldım.Biraz sonra annem açtı ve yüzünden birçok yüz ifadesi geçti ama sanırım en sonunda mutlu olamyı seçti.
-Nazlı bebeğim hoşgeldin, bu kadar erken döneceğini bilmiyordum derken valizimi çaktırmadan valizimi mutfağa itti. Görmediklerinden emin olduktan sonra omuzlarımdan tutup nazikçe beni misafirlerimizin yanına götürdü. Onlarda ayağa kalkmışlardı zaten.
-Selim ve Mert sizi kızım Nazlıyla tanıştırayım. Nazlı iş arkadaşım Selim ve oğlu Mert.
-Memnun oldum Selim
deyip susucakken Annem dirseğini karnıma geçirince
-Abi
ve tekrar geçirdi.
-Amca
bidaha geçirdi.
-Anne ne dememi istiyosun anlamadım ki !
diye bağırdım en sonunda. Annem bana yapmacık yapmacık gülümserken. Selim dede konuştu.
-Sorun değil, Nurgül, çok arkadaş canlısı bir kızın var senin gibi.
Yuh be abi kızının yanında yapma hayır kendi oğlun da burda yani. Ona baktım oda babasına '' ne diyon sen aga'' dercesine bakıyodu sevdim bu çocuğu. Mert bana bakınca bende gülümsedim. Oda aynı şekilde karşılık verdi. Sonra annem konuştu.
-Nazlı toksundur sen yemeğe gitmiştin dimi Mert de doydu siz odana gidin isterseniz.
-Niye?
-Yaşlıların yanında takılmayı sevmezsiniz heralde
deyip güldü. Selim yavşağına. Tabi ki ben de altta kalmam
-Yaşlı olduğunuzu kabul ediyosunuz yani
deyince Mert kahkayı patlattı. Harbi sevdim ben bunu ya.
-Nazl hadi.
-Tamam tamam hadi Mert gidelim biz.
deyip odama yöneldim. Arkamdan Mert'in geldiğini hissedebiliyordum.Odama gelip ışığı yaktığımda odama saçılmış kıyafetlerimi gördüm, alamayacaklarımı anneme gıcıklık olsun diye etrafa saçmıştım yine bana kaldı kahretsin. Hem de iç çamaşırları dahil. Görünce yüzümü bir kızarıklık kapladı hemen etraftaki -özellikle iç çamaşırlarımı- kıyafetleri topmaya başladım. Mert kapıda durmuş gülüyordu sessizce. Hepsini dolabıma attığımda rahat bir nefes aldım ve yatağıma oturdum. Mert de gayet cool yanıma yaklaşıp elini arkasından çıkardı ve elindek pembe südyeni tutarak sallamaya başladı.
-Bunu unuttun sanırım.
dedi etrafına piç smilelar göndererek.
-Mert bu hiç hoş değil ver şunu.
-Hahaha deminki cool kıza noldu ya birileri kızarmış sanırım.
-Ne alakası var ya malın biri elinde senin iç çamaşırını tutsa sende kızarırsın ama sinirden, şimdi ver şunu pilizz.
-Tamamm al bakalım
dedi. Ve pembe südyeni yere bıraktığında düşmeden yakaldım ve anında dolabıma fırkatıp kapattım. O ise hala gülüyordu. Biraz dikkat ettim de hoş çocuk aslında kahverengi gözleri kumral saçları var. Orta boylu aynı zamanda, tarzı da çok iyi ne yalan söyliyim. Ama gülüm kusura bakma ben yurtdışına gidiyorum. Hem de Paris 'e.
----------------------------
Yurt dışı şehir olarak Paris'i seçtim. ve MULTİMEDİA DA MERT VAR=)
