DÜZENLENMİŞTİR
Bu bölüm diğerlerinden biraz farklı olacak. Karakterlerin anlatımı kısa kısa olacak.
(Percy'nin doğum günü. Zamanı ileriye saralım.)
#Jason#
"Hayır Jason onlar buraya gelecek!" diye seslendi Piper elimdeki mumları işaret ederek.
"Pekala." Piper'ın gösterdiği yere gittim.
"Şimdi bunları oyduğum yerlere koy tamam mı?" Kafamı sallayıp işe koyuldum.
"Hey." Kolumdan tuttu. "Gül biraz." Dudaklarımız birleşti.
Çilek tadı...
"İşinize devam edin aşk kuşları." dedi Clarisse. Kırmızı suratla işime koyuldum.
Son mumu da yerine koyduktan sonra ayağa kalktım. Belimde keskin bir acı hissettim. Aman tanrılarım. Kambur durmaktan belim fena ağrımıştı.
"Grace gel de şuna bak!" Clarisse yüzünde gülümsemeyle bana seslendi. Stoll biraderler, Nico, Clarisse ve Piper'ın yanına gittim. Travis kucağında tuttuğu bilgisayarı bana çevirip videoyu başlattı.
Percy ve Annabeth'in gerçekten biraz fazla fotoğrafı vardı. Ve video mükemmeldi. Birkaç dakika sonra yanımıza Thalia geldi.
"Hey çocuklar şuna bakın!" Hepimiz Will'e döndük.
"Oğlum," dedi Travis. "o ne ya?" diye cümlesini tamamladı Connor.
"Kafatası." dedim.
Clarisse birkaç adım öne çıktı. "Onu nereden buldun?" Thalia ile aynı ağızdan söylediler.
"Taş aramaya çıktım ya hani. Çalıların arasında gözüme çarptı.
"Oraya gidelim. Siz burada kalın." Son cümlemi Stoll'lara dönerek söyledim.
"Nico, haydi." dedi Piper.
"Tam burası." dedi Will.
"Geri çekilin." dedi Thalia. Çalının arasına girip bir taş aldı. Toprağı eşeledi. "Burada olmalı!" diye bağırdı.
"Ney burada olmalı Thalia?" diye sordum.
"Annabeth beni öldürecek." dedi endişeli bakışlarla. Tekrar sordum.
"Ne burada olmalı?"
"Kutu."
Thalia çalıları bir bıçakla biçti. Çalının dibindeki ağaç rahatlıkla görülebiliyordu artık. Ağaca dokundu. "Kan." dedi. "Çok eski. Kafatası. Ya birisi buraya gelip onu almaya çalıştı. Başka birisi de onu öldürdü. Ama diğer parçaları nerde?"
"Ne olduğunu bize anlatır mısın?" diye sordum. Sesimde hafif kızgınlık vardı.
"Annabeth ve ben. 3 yıl önce sihirli bir kutuya bir kolye koymuştuk. O...O onu bize emanet etmişti." dedi. Gözünden bir damla yaş aktı. İlk defa ağladığını görüyordum.
Elimi omzuna koydum. "Kim?"
"Luke." Bunu sormamalıydım. İki damla yaş daha aktı. "Özür dilerim." dedi. Bizden uzağa gitti.
"Thalia ve Annabeth... Bu konuda gerçekten hassaslar." dedi Clarisse.
"Onun ölümü çoğu kişiyi sarstı. Fakat en çok ikisi sarsıldı. Annabeth'in önünde, dibinde öldü." dedi Nico.
Thalia'nın yanına gitmeye yeltendim fakat Nico izin vermedi. "Emin ol bundan hoşlanmaz. Bırak yalnız kalsın." Kafamı salladım.
Düzenleme işimiz bitince Piper ile kumlara oturduk. Kafasını omzuma yasladı. "Bak ne diyeceğim. Okullar başlamadan önce babamın yanına gidelim mi?" diye sordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Percabeth (DÜZENLENİYOR)
FanfictionGigant savaşından 1 hafta sonrası. . . . #1 percabeth 15.02.21