Operasyon(5.bölüm)

5K 258 70
                                    

Bu bölümü kendisinden çok özür dilediğim kevser aşkıma ve sizlere ithaf ediyorum. iyi okumalar
-----------------------------------------
Hazır ola geçtim ve"Öyle oldu Binbaşım" dedim.

Gülerek "Rahat" dedi ve çimlere oturdu.Hâlâ ayakta onu izliyordum.

Eliyle adının pusat olduğunu öğrendiğim köpeğin yanına oturmamı isaret etti.
Pusatın diğer tarafına çekinerekte olsa oturdum.

O anda pusat kalktı ve bana iyice yaklaşım başını kucağıma koydu.Tekrar gözlerini kapattı.Çok tatlı bir köpekti.

Bakışlarımı komutanıma çevirdiğimde kaşlarını çatmış kucağımda uyuyan pusata baktığını gördüm.

"Benden başkasına yaklaşmak huyu değildir aslında" dedi garipsediğini belli ederek.

Bana baktı ve gülümsedi.
"Her şeyi kendine çekiyorsun" dediğinde ne tarafa şaşıracağımı bilemedim.

Normalde benim gibi bir çaylağa sert davranması gerekirken böyle davranması...

Kesinlikle olmaması gereken bir şeydi.Neyse,yakında kokusu çıkardı.

Biraz konuşmadan oturduk.Bu arada hava aydınlanmıştı. "Ben kalkayım artık komutanım" dedim.Oda başını olumlu anlamda salladı.Bir insanın gözleri nasıl bu kadar yeşil olurdu?

Pusat'ı uyandırmadan yavaşca kalkmaya çalıştım ama başaramadım.Gözlerini açmış bana bakıyordu.Gözleri çok açık bir maviydi.Benim gözlere bir takıntım vardı.Hayvan insan ayırmadan gözlere aşık olurdum.

Hatta bir kaç kere anime gözü çizmeye çalışmışlığım vardı.Ancak pek güzel olduklarını söyleyemem.

Ayağa kalktım ve bacaklarıma sürtünen Pusat'a gülümseyerek baktım.Diz çöküp başını öptüm ve yeniden kalktım.Azat komutana son bir kez baş selamı verip yatakhaneye gitmeye başladım.

Odama girdiğimde botlarımı çıkardım ve yatağa uzandım. En fazla yarım saat uyuma hakkım vardı.bende öyle yaptım.

:-------------------------------------------:

"1,2,3,4. 1,2,3,4. 1,2,3,4..."

Azat Binbaşı saymaya devam ederken tempoya ayak uydurmaya çalışıyordum.

"1,2,3,4 ... "

kollarım hafiften sızlamaya başlamıştı.Yaklaşık 5 saattir antreman yapıyorduk ve bu en zorlandığımdı. Oldum olası şınav çekmeyi sevmezdim.Ben sporu pek sevmezdim.Ama vatan için katlanılmayacak şey yoktu.

"1,2,3,4,5" son şınavıda çektiğimizi haber veren beş rakamıyla kesinlikle gurur duyuyordum.

"Hazır ol!" Hemen ayaklandım ve hazır ol a geçtim.

"Bu günlük bu kadar.Eğer paslanırsanız tuz ruhuyla ayıltırım hepinizi.Anlaşıldımı?"

Hepimiz hep bir ağızdan "ANLAŞILDI KOMUTANIM" dediğimizde Azat Binbaşı döndü ve gitmeye başladı.

"Çökün gençler" Enes Binbaşının cümlesiyle hepimiz yere oturduk.

"Arka fonda ölem ben çalıyor duyanınız varmı" efenin cümlesiyle hepimiz güldük.

O kadar samimi insanlardı ki, bana annemin boşluğunu bile hissettirmiyorlardı.

"Saçı başı dağılmış tipe bak"

Kahan gülerek bana baktığında Enes binbaşına baktım.

"Komutanım arkadaşın enerjisi bitmemiş galiba"

Kahan'ın bir anda rengi solduğunda hepimiz güldük.

"Yok komutanım ne alakası var.Türk askerinin gücü bitmez zaten.Bence arkadaşla birlikte iki tur daha atalım."

Bu sefer ben hariç herkes güldü.

Bu adamlar boşuna asker olmuyorlardı.Hepsi cin gibiydi.Zeki bir insan, doktorsuz belki ama Vatan' sız asla yaşanılmayacağını bilirdi.

"Oturun oturduğunuz yerde.Kahan sende düzgün dur.Tehlikeyi sevmen tehlikenin seni tek başına 30 tur koşturmayacağı anlamına gelmiyor " Kahan boynunu büktü."Emredersiniz komutanım"

Çok çabuk ısınmıştım onlara.Hepsi çok içten insanlardı.

"Komutanım,bu arkadaş bomba imha uzmanı olmayı nasıl başarmış, daha adını bilmiyor" Hep birlikte güldüğümüzde kahan bir eliyle kafasını gösterirken diğer koluyla kasını sıkıyordu.

"Çalışarak başardım oğlum.Türk askeriyim ben.Beni hafife alma"

Enes binbaşı güldü

"Kas neysede zeka konusuna girme istersen Kahan.Sağ çıkamazsın"

Herkes gülmeye başladı.

Ne garipti.Yarın bu adamlarla operasyona çıkacaktım.Belkide Şehit olacaktık her birimiz ve bu son günümüzdü.Ancak biz korkmak bir yana takmıyorduk bile.

Vatan için ölünmezdi.Vatan için Şehit olunurdu.

-----------------------------------------------

"Vardık komutanım"

Azat binbaşı rapor verirken etrafı inceliyordum.

"Anlaşıldı Hançer1. Gitmeniz gereken bölge Kuzey batıda 3 km uzaklıkta.bir buçuk kilometre sonra alanlarına giriş yapmış olacaksınız.Dikkatli olun.Yakalayacağınız adam çok önemli. Anlaşıldımı."

avcı kod adlı kişiyi yakalayarak sağ bir şekilde dönmeliydik.Görevimiz buydu.Tabi o insandan dönme varlıkların sözde eğitim kamplarından birinede büyük bir baskın düzenlemiş olacaktık.

Yaklaşık 150 kişiye karşı 11 asker'dik.
Kolay olacaktı.

Yürümeye başladığımızda herkes dikkatli bir şekilde etrafa bakıyordu.Biraz ilerledikten sonra durduk.

"Buradan sonra çok daha dikkatli olmalıyız.kamp sınırlarındayız."

Herkes başını sallayarak onayladı.

Yürümeye devam ettik.Biz ilerledikçe kesik kesik gelen kürtçe bir türkü duymaya başladık.Yaklaştıkça ses artıyordu.Hepimiz ağaçların arkasına geçtik.

Dürbünle hafif tepelikten aşşağıya baktığımda şalvarla oturmuş iki kişi gördüm. Şişman olan türkü söylerken zayıf olan onu dinliyordu.

Bumuydu eğitim kampı?

Ne beklemiştim ki zaten.Sırtlarındaki silahlardan anladığım kadarıyla yetkili kişilerdi.Bunların yetkiside bu kadardı işte...

Bana kızarmısınız lütfen.Ben akıllanmıyorum çünkü.Yazmam gerektiğinin farkındayım ama sanki çok güzel yazıyomuşum gibi hava yapıyorum.Ego bana yakışmıyo.Burası bana kızma bölümü dökün içinizi.Özür dilerim bundan sonra haftada bir bölüm atmaya çalışacağım.Yazma yeteneğim pek yok anladığınız kadarıyla. gelişmek istiyorsam yazmalıyım Tembellik beni bir yere getirmiyor.Neyse işte .Tekrardan özür dilerim. Artık en az 800 kelimelik bölümlerle haftada bir geleceğim. Günü tam belli değil.Umarım düzeltirim huylarımı. iyi günler Beklemede kalın
🙇💚

Dişi KurtHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin