34.Bölüm-Büyük Anne

189 16 67
                                    

   Işıl ve Jung Yong Hwa'nın düğünleri nihayet gerçekleşmişti.Güzel bir düğünde olmuştu aslında.Bu sabah erkenden uyandı Yong.Gözünü araladı.Yastığına sarıldı ve parmağında ki yüzüğe baktı gülümseyerek.
  Yong Hwa:-Artık sana bir adım daha yaklaştım Işıl.Yani So Eul.Çok yakında yanımda, hatta omuzumda uyanan kişi sen olacaksın sevgili eşim.
  O anda kapı vuruldu ve içeri Işıl girdi.
  Işıl:-Günaydın!Uyanmışsın bakıyorumda.
  Yong Hwa:-Evet uyandım.Sen de tepsiyi getirmeyi unutmuşsun.
  Işıl:-Ne tepsisi?
  Yong Hwa:-Kahvaltı tepsisi.Kocana kahvaltı hazırlamış olman gerekiyordu.Bu bizim evli olarak ilk sabahımız.
  Işıl gülmeye başladı:-Sen ciddi misin?Kocam mı?
  Yong Hwa bozulmuştu:-Yok canım,ne ciddisi.Şaka yapıyordum.Dedi somurtarak.
  Işıl:-Kore'ye döndüğuümüze göre,dadılık görevine devam.Haydi kalk bakalım büyük afacan,kahvaltı seni bekliyor.
  Yong Hwa:-Peki benim küçük dadım.
  Kahvaltı masasındaydı herkes.Ama Bayan Mi Ja'nın yüzü biraz asıktı.Bir şey yemiyordu.Yiyemiyordu.Bu ise Yong'un da Işıl'ın da dikkatini çekmişti.Birbirlerine baktılar.
  Yong Hwa:-Anne,sen iyi misin?
  Bayan Mi Ja irkildi:-Hı?Bir şey mi dediniz?
  Yong Hwa:-Yemeğini yemiyorsun anne.Dalgınsın.
  Bayan Mi Ja:-Bir şey olmadı canım.
  Işıl:-Hasta mısınız yoksa?
  Bayan Mi Ja gülümsedi:-Hayır,hayır canım değilim.Bu sabah pek bi iştahım yok sadece.Siz beni bırakında,okul saatiniz geldi haydi kahvaltınızı bitirip çıkın evden.
  Işıl:-Haklısınız.Ben hemen çıkayım.Otobüs ile biraz geç kalıyorum okula ne de olsa.
  Yong Hwa:-Otobüs mü?Karım okula benden ayrı mı gidecek?Üstelik kocası arabayla giderken.
  Işıl:-Ne?Yong,sen iyi misin?
  Yong Hwa:-Dadım olduğunu unuttum bir an.Sadece dadı.
  Bayan Mi Ja gülüyordu:-Tamam,dadını götür sen de okula.
  Yong Hwa masadan kalktı ve kapıya ilerledi.
  Yong Hwa:-Geliyor musunuz sevgili dadım?Dedi lâf vurucasına.
  Işıl:-E geleyim bari.Size afiyet olsun efendim.
  Işıl,kitaplarını almış tam çıkıyordu ki Bayan Mi Ja,arkasından seslendi.
  Bayan Mi Ja:-Işıl!
  Işıl:-Bir şey mi oldu efendim?
  Bayan Mi Ja:-Şeyy.Yong,Yong Hwa sana emanet.Ona iyi bak olur mu?
  Işıl:-Efendim,bir şey olmadığına emin misiniz?
  Bayan Mi Ja:-Oğlumu sana emanet ediyorum sadece.Daha önce olduğu gibi.Hem dadısına,hem de eşine emanet ediyorum onu.
  Işıl:-İçiniz rahat olsun efendim.
  O anda Yong Hwa dışarıdan arabasının kornasına basmaya başladı.
  Yong Hwa:-Hadi artık dadıııı!
  Işıl"İzninizle"dedi ve düşünceli bir hâlde Yong Hwa'nın yanına doğru ilerledi.Bayan Mi Ja'nın bu hâli onu oldukça şüphelendirmişti.Bir ara arkasına dönüp baktı.
  Yong Hwa:-Hadisene.Evden ayrılamıyorsun galiba.
  Işıl:-Geldim.Geldim.Dedi cansız bir ses tonuyla.
  Bayan Mi Ja ve Bay Kim,arkalarından bakıyorlardı.
  Bay Kim:-Hanım efendi,bence Bayan Işıl'a,her şeyi anlatmalısınız.
  Bayan Mi Ja:-Daha zamanı var.Aslında, Işıl'ın oğlumun sırf yardıma muhtaç olduğu için yanında olmasını değil de ona aşık olduğu için onunla kalmasını istiyorum.
  Bay Kim:-Peki o nasıl olacak?Yani Bayan Işıl,kendisini hâlâ küçük bey Yong Hwa'nın dadısı olarak görürken,bu nasıl mümkün olacak?
  Bayan Mi Ja gülümsedi:-Onu da düşündüm.Dördümüzde bu evliliğin sahte olduğunu biliyoruz. Ama ya evimize Işıl ve Yong Hwa'nın evliliğinin tamamen gerçek olduğunu zanneden biri gelirse.Üstelik o kişi hem kız erkek ilişkilerinde ciddiyete önem veren,hem de Yong Hwa'nın saygı duyduğu biri olacak.
  Bay Kim :-Düşündüğüm kişi mi?
  Bayan Mi Ja:-Ta kendisi.
  Galiba evde ki bütün dengeleri değiştirecek biri gelecekti.Büyük bir misafir.Bizimkiler ise okulda derstelerdi.Yong Hwa,dersi bırakmış.Işıl'a bakıyordu.Dong Hyun dürttü onu.
  Dong Hyun:-Gözünü eşinden alamıyorsun bakıyorumda.
  Yong Hwa:-Sahte eşimden mi bahsediyorsun?
  Dong Hyun:-Sahte,mahte.Eşin işte.
  Yong Hwa:-Ne zaman beni ve hislerimi anlayacak acaba?
  Dong Hyun:-Sen ona açıldığın zaman.
  Yong Hwa:-Önceden bütün kızlara kur yapıp,türlü güzel kelimeler söylüyordum.Bir şey hissetmediğim hâlde.Ama Işıl için bu kadar yogun duygular hissetmeme rağmen onun karşısında tek kelime konuşamıyorum.Galiba,rededilmekten korkuyorum.
  Dong Hyun:-İşim zor desene.
  Birden Yong Hwa'nın burnu kanamaya başladı.
  Dong Hyun:-Yong,burnun kanıyor.
  Yong Hwa bir peçete aldı ve burnuna tuttu.Evet kanıyordu.Işıl,orada ki hareketlenmeden dolayı Jung Yong Hwa'ya baktı.Yong'un burnunun kanadığını gördü ve yanına koştu.
  Işıl:-Yong,ne oldu birden?
  Yong Hwa:-Korkma bir şey yok.
  Öğretmen :-Ne oluyor çocuklar?
  Işıl:-Yong'un burnu kanıyorda.
  Öğretmen :-Eşine kıyamadın galiba.Lavaboya gidebilirsiniz.
  Işıl ve Yong Hwa utanmışlardı:-Kalk lavaboya gidiyoruz.
  Yong Hwa,lavaboya girmişti.Işıl,dışarıda onu bekliyordu.
  Işıl:-Nasıl oldun?
  Yong Hwa:-Kan durdu.Dedi ve dışarı çıktı. Işıl,önünde durdu ve Yong'un yanaklarından tutup burnuna baktı.
  Onun kendisi ile böylesine ilgilenmesi hoşuna gitmişti.
  Yong Hwa:-Benim için endişelendin mi yoksa?Dedi ve elinin dokundu.
  Işıl:-Herhalde yani.Ben senin dadınım,benim sorumluluğum altındasın.
  Yong Hwa kızmıştı :-Bir şeyim yok Bayan dadı Işıl.Dadılığını mükemmel yapıyorsun.Dedi ve uzaklaştı oradan.
  Işıl:-Nasıl diyeyim ki sana aşık olduğum için endişelendim diye.
  Akşam olmuştu. Yong Hwa önde,Işıl arkada eve girmişlerdi.
  Işıl:-Yong,sabahtan beri bu surat ne?Bir hata mı yaptım?
  Yong Hwa:-Sen değil, ben yaptım.Dadım mısın,eşim mi karıştıran benim ne de olsa.
  Işıl:-O ne demek öyle?
  Yong Hwa:-Bu da soru mu ki?Dadımsın tabii.
  Bayan Mi Ja:-Çocuklarda geldiler. Her zaman ki gibi tartışarak.
  Büyük anne Yun Hee:-Bunlar neden hemen kavga etmeye başlamışlar böyle? Daha yeni evliler.
  Yong Hwa,karşında dikilmiş ve ona bu sözleri söyleyen kişiye baktı.
  Yong Hwa:-Büyük anne?Sen burada! Dedi ve koşup sarılıyordu ki büyük annesine,bacağına bir baston yedi.
  Büyük anne Yun Hee :-Seni afacan torun seni.Düğünün oluyorve sen beni çağırmıyorsun ha!
  Yong Hwa:-Büyük anne,bildiğin gibi değil.
  Bayan Mi Ja,öksürdü birden ve Yong Hwa'ya bir şey söylememesi için kaşlarını kaldırdı.
  Yong Hwa:-Biraz aceleye geldide.
  Büyük anne Yun Hee:-Gelinim bu kız mı?
  Bayan Mi Ja:-Ta kendisi anneciğim. Işıl,gel canım.
  Işıl,yanlarına geldi.Büyük anne sert bir kadın olsada,sıcak kanlı idi.Hemen sarılıverdi Işıl'a.
  Büyük anne Yun Hee:-O kadar kızla gezdin tozdun Yong.Üstelik benim karşı olmama rağmen. Ama bu kızı çok beğendim.Adın nedir senin?
  Işıl:-Işıl efendim.
  Büyük anne Yun Hee:-Koreli değilmişsin.Türk olduğunu söylediler.
  Işıl:-Doğru,Türküm efendim.
  Büyük anne:-Biliyor musun,Kore'de kayınvalideler pek yabancı gelin sevmezler.Ama Mi Ja,seni sevdiğinden bahsetti bana.Yong Hwa,onca kız arasında senin hangi özelliğine aşık olup evlendi acaba?
  Işıl,Yong Hwa'ya baktı.
  Yong Hwa:-So Eul'un kalbine aşık oldum büyük anne.
  Bayan Mi Ja,bu cevap karşısında mutlu olmuştu.Bay Kim'dürttü elinde olmadan.
  Büyük anne Yun Hee :-Demek So Eul öyle mi?Bir de ben tanıyayım gelinimizi.Nasılsa uzun bir süre buradayım.
  Bayan Mi Ja:-Anneciğim yol yorgunusunuz.Odanıza çıkıp biraz dinlenin.
  Büyük anne Yun Hee :-Öyke yapacağım zaten.Akşam yemeğine çağırırsınız artık.
  Büyük anne odasına çıkmıştı ama Işıl'ın odasına. İçeri girdi ve kapıyı kapattı.
  Işıl:-Hanım efendi,orası benim odam ama.
  Bayan Mi Ja:-Işıl, büyük anne gidene kadar, Yong'un odasında kalacaksın.
  Yong Hwa ve Işıl:-Ne?
  Işıl :-Ama bu olmaz.
  Bayan Mi Ja:-Siz evlisiniz unuttunuz mu?Ayrı odalarda yattığınızı büyük anneye nasıl açıklarım?
  Yong Hwa:-Her şeyi anlatsaydık o zaman.
  Bayan Mi Ja:-Büyük anneni tanımıyormuş gibi konuşma Yong.Bu evliliğin sahte olduğunu öğrendiği an,bütün Kore'yi ayağa kaldırır.
  Işıl:-O gidene kadar,hep dip dibe mi olacağız Yong ile.
  Bayan Mi Ja:-Normal eşler nasılsa sizde öyle olacaksınız.
  Yong Hwa:-İşimiz zor desene.
  Akşam yemeği vaktiydi.Herkes masada oturmuş yemeğini yiyordu.
  Bayan Mi Ja:-Anneciğim neden yanımıza yerleşmiyorsun?Bu şekilde birbirimizden ayrıçok zor oluyor.
  Büyük anne Yun Hee :-Benden nefret etmek mi istiyorsun?
  Bayan Mi Ja:-O ne demek öyle?
  Büyük anne Yun Hee:Aksi,huysuz,her şeye karışan ihtiyarın biriyim ben.Bence böylesi daha iyi.Eee söyleyin bakalım Yong ve Işıl.Ne zaman çocuk yapıyorsunuz?
  Yong Hwa'nın lokması boğazına durmuştu.Işıl sırtına vurmaya başladı.
  Işıl:-Şeyy efendim biz...
  Yong Hwa:-Henüz düşünmüyoruz büyük anne. Henüz okul bitmedi.
  Büyük anne :-Bu gençlerin bahanesi de hazır.Onu bunu bilmem.Hemen torun istiyorum ben.Yarın bir gün bu güzel haberi almak istiyorum.
  Işıl:-Yarın mı?
  Yong Hwa:-Ama büyük anne,çocuk öyle hemen yapılan bir şey değil ki.
  Büyük anne Yun Hee:-Mi Ja,bu çocuk iyice aptal olmuş görmeyeli.Hamilelikten bahsediyorum ben.İyi ki bu çocuk bu kızla evlenmiş yoksa bu aptallıkla elimizde kalırdı.
  Işıl gizliden gülmeye başladı.
  Yong Hwa:-Karımın yanında söylediklerine bak büyük anne.Sen de gülmesene.Dedi Işıl'a dönüp.
  Büyük anne Yun Hee:-Işıl söylesene,sen bu çocuğu çapkınlıktan nasıl vaz geçirdin?Az değildir Yong Hwa.
  Işıl gülümsedi :-İnan bana büyük anne.Çok ama çok uğraştım.Hastahanede gözümü açtıģım bile oldu. Ama insan sevince,her şeyin üstesinden geliyormuş.Dedi ve birden toparlandı.Ağzından büyük bir şey kaçırmıştı nede olsa.Yong Hwa,Işıl'a baktı.Işıl'ın bahsettiği bu sevginin gerçekte ne sevgisi olduğunu bilmiyordu.Aşk olmasını çok isterdi ama.Birkerecik annesi gibi değilde,sevdiği kadın olarak davranmasını isterdi ondan.Ama ne mümkün? Işıl'da ki bu görev aşkı olmasa her şey daha da farklı olabilirdi.
  Büyük anne Yun Hee gülümsedi:-Oğlumuzu böylesine çok seven birinin olması çok güzel.Sevindim.Jung Yong Hwa,sende eşinin değerini bil,onu üzme.Umarım o çapkınlıklar son bulmuştur.
  Yong Hwa:-Böyle güzel ve düşünceli bir karım varken,başkasına bakmak ne mümkün?
  Bayan Mi Ja:-İşte böyle çocuklar. Böyle devam edin.Birbirinizi çok sevdiğinizi kanıtlayın birbirinize.
  Yatma vakti gelmişti artık. Büyük anne önde,Işıl ve Yong Hwa,arkada çıktılar odaya.
  Işıl:-Aynı odada tatmatacağız öyle değil mi?Dedi fısıldayarak.
  Yong Hwa:-Yatmatacağız tabii.Aynı şekilde.
  Işıl:-Ama aynı odaya gidiyoruz!
  Yong Hwa:-Büyük annem uyusun hâlledeceğim.
  Büyük anne Yun Hee:-Siz ne konuşuyorsunuz fısırdaşarak?
  Yong Hwa ve Işıl:-Hiiç.
  Büyük anne Yun Hee:-Anladım. Bir an önce yalnız kalmak istiyorsunuz öyle değil mi?Sizi gidi sizi!
  Işıl'ın yüzü kıpkırmızı olmuştu.
  Odanın önüne geldiler ve durdular.
  Büyük anne Yun Hee:-İyi geceler çocuklar.
  Işıl:-Sizede efendim.
  Büyük anne Yun Hee tam giriyordu ki odaya durdu ve onlara baktı:-Ee,girsenize odanıza.
  Yong Hwa:-Sen gir önce büyük anne.Biz gireriz nasılsa.
  Işıl:-Tabii.
  Büyük anne Yun Hee:-Girin çabuk odanıza,yoksa baston ile kovalatacağım sizi ha.
  Yong Hwa ve Işıl,koşuşarak girdiler içeri.Büyük anne gülüyordu arkalarından.
  Işıl:-Böyle olmaz Yong,sen ve ben aynı odada...Dedi ve arkasına dönüp baktı.Yong Hwa çoktan yatmıştı yatağa.
  Yong Hwa:-Benim için sorun yok.Burası benim yatağım.
  Işıl:-Yok ya!Dedi ve Yong Hwa'nın üzerinden batraniyeyi alıverdi.
  Yong Hwa:-Ne yapıyorsun acaba?
  Işıl:-İkimiz aynı odada kalamayız.Git,aşağıda ki kanepede yat.
  Yong Hwa:-Neden ben gidiyor muşum?Sen git.Dedi ve arkasını döndü. Işıl,başının altında ki yastığıda aldı.Yong Hwa,zıplayıp kalktı yataktan.
  Yong Hwa:-Hayır gitmiyorum.
  Işıl,Yong'un eline tutuşturuverdi battaniye ve yastığı. Arkasından iteklemeye başladı.
  Işıl:-Evet gidiyorsun. Dedi ve kapıyı açtı.Birden karşılarında büyük anneyi gördüler.
  Yong Hwa:-Büyük anne!
  Büyük anne Yun Hee:-Nereye gidiyorsun Yong?Elinde battaniye yastık ile.
  Yong Hwa:-Ben,kanepe,oda...
  Büyük anne Yun Hee:-İkinizde içeri çabuk.Kavga mı ettiniz siz?Yeni evliler ayrı yatarmıymış hiç.Çabuk yatın.
  Işıl:-Ama büyük anne!
  Yong Hwa:-Yatın dedim.
  Işıl ve Yong,yatağa tattılar çaresizce.Büyük anne üzerlerini örttü,kenarlarrını güzelce sıkıştırdı battaniyenin altlarına.Yong Hwa ve Işıl,birbirine baktılar.
  Büyük anne Yun Hee:-Bu tataktan kalkılmatacak.
  Işıl:-Büyük anne benim tlavaboya gitmem gerek.
  Büyük anne Yun Hee :-Sabaha kadar tut.
  Işıl:-Ama...
  Büyük anne Yun Hee:-Susun.Kapatın gözlerinizi.
  Yong Hwa ve Işıl kapattılar gözlerini hemen.
  Büyük anne Yun Hee:-Çabucak uyuyun.Dedi ve çıktı odadan.Masal hemen kalktı yerinden.
  Işıl:-Bu böyle olmaz,bir şey yapmalıyız.Seninle aynı odada kalamam ben.
  Yong Hwa:-Bende sana ölüyorum sanki.Biraz bekle,büyük anne uykuya daldığında giderim odadan.
  Işıl,günlüğünü arıyordu.Defterlerin arasına baktı ve alıp çalışma masasına oturdu.
  Yong Hwa:-Şimdi ne yapıyorsun?
  Işıl:-Günlük yazıyorum.
  Yong Hwa:-Sıkıcı.
  Işıl güldü birden.
  Yong Hwa:-Neden güküyorsun?
  Işıl:-Halimize.
  Yong Hwa:-Yoksa olanları mı yazıyorsun?Dedi ve arkasından dolanıp,okumaya çalıştı yazılanları ama Işıl kapattı defterini.
  Işıl:-Yong,ne yapıyorsun?
  Yong Hwa:-Ne yazıyorsun bir bakacağım sadece.
  Işıl:-Bu benim günlüğüm okuyamazsın.Özel.
  Yong Hwa,defteri alıp kaçtı birden. Sayfaları çeviriyordu.
  Işıl:-Yong Hwa,ver defterimi.Özel kelimesinin anlamını bilmiyor musun sen?Dedi ve onu kovalamaya başladı. Odanın içinde dört dönüyorlardı.
  Yong Hwa:-Sadece benimle ilgili ne yazdığına bakacağım.
  Işıl:-Hayır,olmaz.
  Yong Hwa:-Olur olur.Bir bakıp geri vereceğim.Dedi ve yatağın üzerine çıktı.Işıl'da peşinden.Zıplayarak  almaya çalışıyordu defterini.Yong'un boyuna uzanmaya çalışıyordu.
  Yong Hwa:-Yoksa içinde ayıp şeyler mi yazıyor?
  Işıl:-Saçmalama.Ben mi yazacağım o şeyleri.
  Yong Hwa defter olan elini yukarı kaldırdı iyice:-Sen böyle çabaladıkça daha çok merak ediyorum içindeki yazanları.
  Işıl:-Kızıyorum Yong ver şunu artık.Dedi ve birkez  daha zıpladı.
  Yong Hwa:-Vermeyeceğim.Dedi ve kaçarken ayağı battaniyeye takıldı.O an dengesini kaybedip,Işıl'a doğru düştü.
  Olan olmuştu.Yong Hwa,Işıl'ın üzerine düşmüştü.Birbirlerine bakıyorlardı.Hem de çok derin.Özlemle bakıyordu Yong,yanı başında ki Işıl'a.Kavuşmak istercesine bakıyordu gözlerine.Işıl'da sahte kocası ile artık mutlu olmanın idtediği ile bakıyordu. Gözleri ayrılamıyordu birbirinden.
  Birden içeri Büyük anne giriverdi.
  Büyük anne Yun Hee:-Yeter artık sessiz olun ne bu gürültü?Yine kavga mı ediyorsunuz? Dedi ve birden olduğu yerde kalakaldı.Şaşkınlık ve utangaçlığı bir arada yaşıyordu çünki  Yong Hwa ve Işıl'ı o hâlde görmüştü.
  Işıl itiverdi Yong Hwa'yı.İkiside de hemen toparlandılar.
  Işıl:-Büyük anne, biz...
  Büyük anne Yun Hee:-Çocuklar, çok özür dilerim.
  Yong Hwa:-Büyük anne, sen bizi yanlış anladın!
  Büyük anne Yun Hee:-Ben sizi yalnız bırakayım. Dedi ve hemen çıktı odadan.
  Işıl:-Olmaz, büyük anne bizi yanlış anladı.Sabah nasıl bakacağım yüzüne?
  Yong Hwa:-Biz evliyiz unuttun mu?Neden utanıyorsun ki?
  Işıl,yatağın üserindeki yastığı alıp,Yonv Hwa'ta fırlattı.
  Işıl:-Bir de alay ediyor hâlâ. Bunların hepsi senin yüzünden oldu zaten.
  Yong Hwa:-Biliyorum bunu senden isteyemem ama bu gece bu odada kalsan iyi olur.
  Işıl:-Aslında haklısın.Dedi ve yere battaniye serdi yastık koydu ve üzerine bir battaniye daha koydu.Yere doğru eğildi.
  Yong Hwa:-Ne yapıyorsun sen?
  Işıl:-Kendime yatak yapıyorum.
  Yong Hwa:-Olmaz.Geç yatağa yat sen.Ben yatarım orada.
  Işıl:-Ama Yong olur mu?
  Yong Hwa:-Geç haydi.Seni yerde mi yatıracağım?Dedi ve geçip yere yattı.Işıl ise ışığı kapatıp,yatağa yattı.
  Işıl:-Yong,sen orada rahat mısın?Yerde yattığın için, içim rahat değil.
  Yong Hwa:-Beni düşünme uyu artık.Aslında Işıl,olan şeyden dolayı özür dilerim.Sadece,yazdığın şeyi merak etmiştim.Benim hakkımda yazdıklarını görmek istedim.Yani,ben senin için ne ifade ediyorum?Sadece dadılık görevinden dolayı mı bu kadar üzerime düşüyorsun So Eul?Benim istediğim,aramızda bakıcı görevinden dolayı hir ilişki olsun istemiyorum.Işıl,Işıl?Dedi ve başını kaldırıp Işıl'a baktı.Cevap yoktu çünki çoktan uyumuştu.
  Yong Hwa:-Anlaşılan,bu gün de seninle konuşamayacağım So Eul.Dedi,gülümsedi ve yerine yattı.
 
   
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

BENİM KÜÇÜK DADIMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin