Ben ona şaşkın , üzgün , heyecanlı ve geldiği için sevinçli bir şekilde bakarken , o bana ; sırıtarak ve kötü bir bakış ile geliyordu. Ama kimse onu zorlamıyordu , kolundan tutmuyorlardı , bana baktıkları gibi de bakmıyorlardı. Kötü bir şeyler dönüyordu ama anlamakta zorlanmamıştım.
Yanıma geldi. Sadece yüzüme bakıyordu.Gözlerime , sanki içime girebilecek , orayıda görebilecek gibi bakıyordu.Sonra neden konuşmuyoruz diye düşündüm.
-Demir , sen nasıl bu-
-Ne kadar safsın !
-Ben anlamıyorum , neler oluyor?
-Sen mi anlatırsın ben mi ?
Dedi siyah adam. Demir ondan hiç beklemdiğim bir cevap vermişti.
-Onca zaman katlandım , bırak da tadını da ben çıkarayım.
Allah 'ım neler oluyordu , duyduklarım... Hayır , Hayır ,Hayır.... İkinci kez değil... Bir kez daha kaldıramam ihaneti hayır ! Lütfen , hayır...
Sırıtarak cevap verdi siyah adam.
-Peki , ben çıkıyorum.
Demir kafa salladı ve tekrar yanıma gelip yere oturdu. Ben de oturdum .
-Demir neler oluyor ?
-Şöyle söyleyeyim , ımmm sanırım kandırıldın. Ya da dur aldatıldın . Ya daaaa işte oynadım seninle. Her şey yalandi , şakaydı , oyundu...
-Ne ne diyorsun sen , ama , ha hayırrr...
Ağlamaya başlamıştım. İnanmıyorum , asla. Demir bana yalan söylemezdi. Ben onun gözlerinde görmüştüm aşkı , sevgiyi , beni , beni görmüştüm.
-Şimdi her şeyi anlatacağım . İyi dinle , tekrarı yok !
-Bir yıl önce bizim yurda birkaç adam gelmişti , müdürün tanıdıkları demişlerdi. Ziyaret için falan denildi hani. Hatırladın mı ?
Kafamı salladım.
-İşte onlar bu adamlardı yani bazıları. Bunlar , senin gibi birçok çocuğu kaçırıp , eğitiyorlar , sen de onların diğer çocukları ele geçirmesi için yardımda bulunuyor sun. Tıpkı benim sana yaptığım gibi. Ya aşık ediyorsun kendine , yada arkadaş ortamından gidiyorsun işte. Sena abla Eda abla da Murat abi de hepsi bunların adamları hatta müdür de.
Müdür hariç hepsine şaşırmıştım. Kulaklarım zonkluyordu. Beynim duyduklarımı kabullenmiyordu.Demir de anlamış olacak ki bana süre verdi anlamam ve idrak etmem için.
Daha sonra devam etti beni nasıl kandırdığını anlatmaya.
-İşte ben bir yıldır , bunların içindeyim.Seninde bizden olmanı çok istedim ama sen kurban seçilmiştin . Elimden bir şey gelmezdi.
-Peki bana ne yapacaksınız?
Sesim o kadar kısık ve korkak çıkmıştı ki ....
-Önce sen kabul edersen benim gibi olana kadar eğitileceksin.
-Asla.Ben daha başka insanlarında aldatilmasını , kandırılmasıni istemem.
-Peki , o zaman yaşayacaklarına hazır ol , sevgilim.
Bugünün rüya yada kabus olması için nelerimi vermezdim...
Demir , bana söylediği onca şey yalanmış. Tutunduğum tek dalda kırılmıştı. Yapayalnızdım.
Ölsem ne olurdu ki artık ? Kim üzülürdü ? Kim vardı artık yanımda ?
Hiç. Hiç kimse yoktu.O zaman ölsem de bir şey kaybetmezdim. O saçma görevi yapmak için eğitilmektense ölmeyi tercih ederdim.Onun böyle bir insan olmadığına emindim. Kim bilir neler söylediler ona. Yıllarca nasıl görmedim o yüzünü ? Nasıl inandım , sevdim , güvendim ???

ŞİMDİ OKUDUĞUN
İç İçe Ayrılık
RomanceBu benim ilk hikayem. Bu yüzden yazıp yapmamak konusunda kararsizdim. Ama beğeneceğinize dair bir umudum var. Umarım beğenirsiniz :-) Sonuçta , umudun var olduğuna dair olan umudumu kaybetmedim.