26. Bölüm: İtiraflar korkular kin hırs.. Savaş?

3.1K 129 7
                                    

Multimedya Aesa 😊 iyi okumalar 😘😉
Ve! bu bölüm için dinlemeniz gereken şarkı! Dınınınnn!
Black sabbath - war pigs
....................
Derin bir nefes aldı genç adam. Ve zırhını giyinmeye başladı. Bir yandan savaşı isterken diğer yandan yatağında yatan kişiye vermek zorunda olacağı hesabı düşünüyordu. Onu burada bırakmakta istemiyordu.
Şuan kafasındaki düşüncelerden bile temizdi yatağında yatan kadın. Ona zarar gelmesini istemiyordu. Zarar verenleri ise gözünü kırpmadan yok ederdi. Bu konuda tereddüt bile etmezdi.
Düşüncelerinden sıyrıldı ve kaskını takmadan hayat arkadaşına öpücüğünü verdi. Ve kaskını takıp dışarı çıktı.
Büyün ejderhalar.. Hepsi hazır bir şekilde savaşı bekliyordu. Yada bir hiçi.
Dişsiz ve diğer insanlar hazırdı. Yolculuk için reislerini bekliyordu.
"Gidelim." Dedi ve Dişsiz'e bindi. Olabildiğince hızlı adaya gitmeliydiler. Hazırlık yapmaları gerekiyordu.
Dişsiz havalandığınıp biraz yol kat ettiğinde bütün insanlar havalandı ve belirli mesafeden onları takip etmeye başladı. Tam aşağısında, suda, gemiler onlara eşlik ediyordu.
..........................................
"Hıçgıdık masaları mağaraya kurduk. Mağara toplantı için hazır."
Hemen yanına Südüklü geldi.
"Savaş için ejderhaları hazırladık. Gizliler ve gerçekten görünmüyorlar."
"Asıl önemli olan Dişsiz. Drago gelirse ilk saldıracağı şey Dişsiz."
"Oda dağdaki yerini aldı."
"Harika!"
Kova bağırmaya başladı.
"Cennet adaları! Yenilmez Louis deniz filosuyla geliyor!"
"Gelsin bakalım."
Hiç bir korku, heyecan belirtisi yoktu. Gayet sakindi. Öyle olmasıda gerekiyordu.
Filo kıyıya çapa attığında, duruşunu dikleştirdi ve boğazını temizledi.
Diğerlerine göre hayli iri yarı bir adam indiğinde onun Louis olduğunu anladı. Louis gözleriyle bir şey arıyordu. Reis'i!
Ama şatafatlı genç bir delikanlıdan başka bir şey göremiyordu. Zebella neredeydi?
Yanına gittiğinde genç adam konuşmaya başladı.
"Hoşgeldiniz! Ben Berk Adası reisi Hıçgıdık."
"Sen?.."
"Evet bay Louis. Zebella'nın oğluyum."
"Demek reisliği sana verdi."
"Aslında babam öldü. Bu yüzden ben geçmek zorunda kaldım."
"Zebella öldü mü? Bu üzücü işte.. Zeballa iyi bir dosttu."
Hıçgıdık adamin dediklerine inanmak istemesede ona baktığında içtenliğini gördü.
Derin bir nefes aldı.
"Sen şu başını beladan belaya sokan küçük oğlusun değil mi?"
"Evet, o benim." Dedi gülümseyerek.
Louis'in dikkatini parmağındaki yüzük çekti.
"Üstelik evlenmişsin? Öyle mi?"
"Hemde köyün en güzeliyle!" Dedi içindeki heyecanı bastıramayarak.
"Ee? Hiç varisin var mı?"
"Bir oğlum bir de yeni doğan bir kızım var."
"Ah! Hıçgıdık çok büyümüşsün!"
Ister istemez güldü. Beraber mağaraya doğru giderken Kova tekrar bağırdı.
"Kovulmuşlar adası! Alvin geliyor!"
'İşte sonunda tanıdık biri' diye içinden geçirdi. Şimdi gülebilirdi. Çünkü ne yaparsa yapsın. Alvin'in onun yanında olacağından emindi.
Gemileri karaya indiğinde birbirlerine sıkıca sarıldılar. İki dost..
"Seni görmek çok hoş Alvin!"
"Seni de Hıçgıdık! Duyduğuma göre yeniden baba olmuşsun. Umarım Astrid yine yanlız kalmamıştır."
"Bu sefer değil Alvin! Bir kızımız oldu."
"Tebrikler!"dedi ve şakayla karışık ona vurdu.
Alvin çaktırmadan kulağına fısıldadı.
"Mektubunda yazanlar doğruysa, onu kendi ellerimle öldürmek istiyorum."
"Hayır Alvin! Drago benim. Mektubumda bu kısımda yazıyordu."
"Hep dik kafalısın!"
"Evet.. Aileden geliyor galiba." Dedi ve gülüşmeye başladılar.
Kova yine bağırdı.
"Lav Adaları! Sarhoş Eddie!"
"Aaa! sarhoş Eddieden nefret ederim."
"Neden?"
"Hıçgıdık bir şey bilmiyorsun. Adından da belli olmuyor mu? Tam bir ayyaş! Leş gibi içki kokar. Akşam bize içki bırakmayacağından eminim!"
Hıçgıdık kıkırdadı.
Gemisi geldiğinde onları karşıladı ve mağaraya götürdü. Asıl beklediği henüz gelmemişti. Alvinle kıyıda oturmuş taş sektiriyorlardı. Karşıdaki gemileri gördüğünde içi içine sığmıyordu.
Sonunda Kova bağırdı.
"Ejderha Yuvası Adaları! Drago Kanlıyumruk!"
Derin bir nefes aldı ve sinirle içinden gelen titremeyi bastırmaya çalıştı. Alvine döndü.
"Onu sen karşıla. Eğer karşıma geçerse onu süzgeç yaparım! Ben Dişsiz'in yanında olacağım." Dedi ve yanından ayrıldı.
............................
Insanlarin o burada değilmiş gibi davranmalarından nefret etmeye başlamıştı. Boğazını temizledi ve ayağa kalktı.
"Hepinize geldiğiniz için teşekkür ediyorum. Tanımayanlar için tekrar kendimi tanıtıcağım. Ben Berk Adası reisi Hıçgıdık. Asıl konsey üyesi babam Kayıtsız Zebella 4 yıl önce öldü." Dediği anda gözleri Drago ile buluştu. Derin nefesler alıp kendini sakinleştirmeye çalışıyordu.
Gözlerini yumdu ve bira soluklandı. Sonra devam etti.
"Yolculuğun sizi yoracağını bildiğimden toplantıdan önce yemek yemek istersiniz diye düşündüm."
Yemekler önlerine konduğunda Hıçgıdık kadehini kaldırdı.
"Afiyet olsun."
Yeniden koyu bir sohbete daldılar. Dragodan gözlerini alamıyordu. Tıpkı onunda Hıçgıdıktan alamadığı gibi.
Hıçgıdık Drago'nun gözündeki endişeyi gördüğünde baş parmağını boynuna dayayıp diğer tarafa doğru çekti. Bunun anlamı "sen öldün." demekti. Suratındaki sırıtışla yemeğine devam etti.
Yemekler bittiğinde Hıçgıdık derin bir nefes aldı ve toplantıyı başlattı.
"Yemeğimizi yediğimize göre toplantımıza başlayabiliriz."
Louis "Evet! söylemem gereken şey, eskisi kadar saldırı yok. Hatta neredeyse hiç yok. Adaya gelen bir kaç tane oluyor ama onlarda bize saldırmıyor."
Herkesin ağzından bunu onaylayan sözler çıkmaya başladığında Hıçgıdık rahatladı. Kızıl Ölüm öldüğünden beri ejderhalar saldırmıyordu.
"Berk Adası'nda da öyle."
Drago'nun gülme sesi herkesi susturdu.
"Onlara gerçeği söyle Hıçgıdık. Bütün bunlardan senin sorumlu olduğunu söyle. Benim koca filomu nasıl yok ettiğini söyle! Dünyadaki tek Gecenin Öfkesi'nin binicisim desene!"
Salondan itiraz ve kızgın sesler yükselmeye başladı.
Hıçgıdık, Geyirik'e baktı. Geyirik başıyla onayladığında ayağa kalktı ve derin bir iç çekti.
"Tamam! Artık saklamak yok! 15 yaşımda bir Gecenin Öfkesi vurdum ve sizin aksinize onu öldürmek yerine onu eğittim. Ejderhaların size saldırmama nedeni benim Kızıl Ölümü öldürmemdi. Ve dedikodular doğru. Biz Berk'te ejderha öldürmüyoruz. Onları eğitiyoruz. Babam.. 4 yıl önce Drago Berk'e alfa ejderhasıyla saldırdı ve babamı öldürdü. Neredeyse benide öldürüyordu. Ama sadık dostum Gecenin Öfkesi beni korudu ve alfaya meydan okuyup onu yendi. Şimdi huzur ve mutluluk hakim. Ve şey aaa! Şu ejderha ustası dedikodusu. O usta benim."
Alvin ayağa kalktı ve "Hıçgıdıkla birlikteyim ve bizde aynı şeyi yapıyoruz. Onlar harika varlıklar. Ve sadakatini kazandığınızda sizin için her şeyi yaparlar."
Eddie bağırdı. "Bu asırlık viking geleneklerine aykırı!"
"Asırlık viking gelenekleri bize zarardan başka bir şey vermedi. Açıkcası umrumda değiller." Dedi Hıçgıdık.
Frank "Bu savaş demek!"
Hıçgıdık sesini iyice yükseltti. "Size geleneklerinizi bırakın demedik! Biz bunu seçiyoruz! Siz ne derseniz deyin! Savaş istemiyoruz!"
"Saçma!"
Drago ayağa kalktı.
"Insanlar bundan hoşlanmıyor Hıçgıdık! Sanırım Berk Adasına yeni bir baskın var." Dedi sesi emindi.
Hıçgıdık'ın suratında bir gülümseme oluştuğunda, insanlar şaşkınca onu izlemeye başladı. Gülerek konuşmaya başladı.
"İştediğiniz savaş mı? Öyleyse kabul. En iyi adamlarınızı toplayın. En iyi ordularınızı.. Çünkü buna çok ihtiyacınız olacak. Sizi ve ordularınızı burada bekliyor olacağım." Dedi iyice gülerek.
Ve koltuğuna iyice yayıldı.
..................
Öpüldünüz
XOXO

Ejderhanı Nasıl EğitirsinHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin