#Percy#
Başta yanaklarım olmak üzere yüzümde hissettiğim parmaklarla gözlerimi araladım. Annabeth'in gri gözleri yüzümde gezinirken mırıldanarak ona daha fazla yaklaştım. Boynuna minik bir öpücük bıraktıktan sonra odanın kapısı çaldı. Ardından içeri Thalia girdi.
"İnişe geçiyoruz. Kalksanız iyi olur." Biraz daha bize bakıp kıkırdayarak kapıyı kapattı.
Annabeth yorganı ayağıyla itekledi. "Başım ağrıyor."
"Normal." dedim. Annabeth beni onayladığı belirterek yataktan kalktı. "Hadi Percy."
Oflayarak yataktan kalktım. Kolumu Annabeth'in beline sararak onu kendime çektim.
Diğerlerinin olduğu kısıma geldiğimizde beşi koyu bir sohbete dalmış geldiğimizi fark etmemişlerdi. Annabeth ile önlerinden geçip boş karşılıklı bir koltuğa oturduğumuzda bizi fark etmişlerdi.
"Sonunda uyanabildiniz!" Piper komik bir şey söylemiş gibi sırıttı. Annabeth sol kaşını kaldırıp, insanı delip geçen bakışını attığında Piper ciddi bir ifadeye büründü.
Annabeth ile ortak valizimizi arabanın bagajına yerleştirdim. Honda Odyssey tipli arabaya bindim. Piper on koltuğa, şoförün yanına oturmuştu.
Her şeyin bu kadar normal olması beni biraz korkutmuyor değildi. 3 senedir büyük bir kehanet gelmişti. Arada sıra küçük kehanetler geliyordu. Tanrılar, Gigant Savaşından sonra, 4 sene canavarlarla uğraşmayacağımızı, bir savaş çıkmayacağını söylemişti. Yanılmışlardı. (Apollon'un Görevleri serisi bitmediği için burası sadece benim düşüncem.) Yaklaşık 3 sene önce, Apollon insan olduğunda, Kahinleri bulmaya çalışıyordu. Maalesef iş göründüğü gibi kolay değildi. Jason ve Piper saçma bir sebepten dolayı ayrılmışlardı . Ayrılma sebeplerinin ne kadar saçma olduğunu anlayıp tekrar beraber olnuşlardı. Jason ölüm döşeğinden dönmüştü. Vesaire vesaire.
"Tanrılarım, Percy sen ne zaman bir şey düşünsen başımıza bir iş geliyor. Lütfen düşünmeyi kes." Annabeth düşüncelerimden sıyrılmamı sağladı. "Evet haklısın. En son böyle düşündüğümde pizza yerken çatıdan düşmüştüm." O an beynimde canlandığında gülmeden edemedim. Annabeth de daha fazla dayanamayıp bana katıldı.
"Yüce Hera adına!" Annabeth telefonunu çıkartıp birini aradı. "Bir sorun mu var?" diye sordum. "Magnus ve Alex. Onları tamamen unuttuk." dedi.
"Hey Magnus! Bak cidden özür dilerim. Sizi tamamen unuttuk. Biz şu an Califonia'dayız. Özür dilerim." Annabeth birkaç saniye diğer tarafı dinledi. "Pekala. Görüşü-"
Piper arabanın ön tarafından bağırdı. "Annabeth, Magnus'a söyle buraya gelsinler!"
Annabeth gülümseyerek konuştu. "Piper sizi buraya davet ediyor." diğer tarafı dinlerken küçük bir kahkaha attı. "Pekala. Alex'e bol şans." Telefonu kapatıp çantasına koydu.
"Ne dedi." diye sordum.
"Gelecekler." dedi gülümseyerek. "Bu arada sağ ol Pipes."
Nihayet eve vardığımızda Piper'ların son derece rahat koltuklarına kendimi bıraktım. Piper televizyonu açıp Jason'ın yanına oturdu. Annabeth üzerini değiştirip yanıma çöktü. Leo ve Kalypso ikili bir koltuğa geçerken Thalia tekli koltuğa kuruldu.
"Ee tüm gece böyle mi oturacağız. Monoply falan oynayabiliriz? Ya da film izleyebiliriz?" Piper tekliflerini sunarken onu taktığım pek söylenmezdi. Kafamı öne eğip tekar omzuma yaslayarak -bir bakımdan 180 derece çevirdim.- Annabeth'e döndüm. Bu kusursuz, Victoria Secret mankenkerine taş çıkartacak güzelliğinin altında bir şeytan yatıyordu. Bazen sinirlenince Tartarus'a bile dönüşebiliyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Percabeth (DÜZENLENİYOR)
FanfictionGigant savaşından 1 hafta sonrası. . . . #1 percabeth 15.02.21