Bölüm açıklaması bölüm sonunda yer almakta arkadaşlar.
Bu bölümü Ceren Özpay'a ithaf ediyorum. Al allahın cezası beynimin içine ettin yb diye al oku bol bol yorum yap :D
-Kerem…
“Zeynep !”
Sıçrayıp yatağımda doğrulduğumda tüm bu olanların kabus olduğunu anlayıp derin bir nefes alıyorum. İlk günden böyle bir kabus görmek beni derinden etkilemişti. Saate baktım 4:30. Zeyno’nun bu saatte koşu için kalkması gerek. Uyandırma servisi olsak fena olmaz herhalde. Hem güzelimin sesini duyarım fena mı?
Komidindeki düğmeyi bulup gece lambamı yakıyorum ışığın yarattığı ufak şoku atlatıp telefonumu buluyorum komidinin üzerinde. Rehberimde Zeynep’i buluyorum ve arama tuşuna basıyorum. Çalıyor , çalıyor… 3.çalışta açılıyor telefon.
“Ne var !?” –diyor Zeynep uykulu bir ses tonuyla.
“Güzelim benim” –diyorum .Fazla sert bir telefon açılışı olmadı mı bu ya ?
“Hiiii Kerem özür dilerim ya.” –diyor sesini düzelterek. Öyle çıkıştığı için utanmıştır da o şimdi.
“Yok güzelim problem değil. Sen niye uyanık değilsin bu saatte?” diyorum.
“Saat kaç ki Kerem?” diyor şaşkının benim.
“4:30”
“Hiii Kerem çok sağol sen aramasan ben hayatta uyanamazdım sabah koşuma. Sonra içim rahat etmiyordu çok sağol hayatım.”
“Önemli değil. Beraber koşalım mı bu sabah?” diyorum. Kabul et nolur kabul et.
“Iııı düşünmem lazım” diyor. Neyi düşüneceksin sevgilim kabul et işte “Tamam tamam koşalım.” Diyor. İşte bu be!
“Bir an kabul etmeyeceksin diye korktum.” Diyorum. Yalana gerek yok abi harbi korktum yani
“Korkma ya şaka yapıyorum.” Diyor ve gülüyor. Bende gülüyorum.
“Sahilde görüşüyoruz o zaman?”
“Tamam .” diyor ve kapatıyor.
Hemen kalkıyorum ve kısacık bir duş alıp yüzücü atletimi altına da kırmızı şortumu giyiyorum. Arabanın anahtarlarını ve telefonumu alıp odamdan çıkıyorum. Tam bahçe kapısından çıkacakken babamın sesi beni durduruyor.
“Kerem!”
“Efendim baba?!”
“Gelir misin buraya” oturma odasına çağırıyor bi de beni of! Gidiyorum yanına…”Nereye gidiyorsun bu saatte?”
“Koşuya çıkıyorum baba.” Diyorum yarım ağız.
“Sen bu saatte kendi özgür iradenle kalkmazsın . Kiminle gidiyorsun?”
“Sevgilimle” diyorum pat diye. Ama sonra pişman oluyorum.
“Kimmiş sevgilin?” diyor. Pişman olduğumu söylemiştim değil mi?
“Boşver baba.” Diyorum.
“Kereeem!” diyor biraz sesini yükselterek.
“Zeynep baba Zeynep.” Diyorum ben de sesimi yükselterek. “Oldu mu?”
“Hangi Zeynep?” diyor. Ve 2-3 saniye sonra kafasına bir şey dank etmiş gibi fırlıyor koltuktan. “Sakın bana Zeynep Yılmaz olduğunu söyleme Kerem!” diyor.
“Tam da o kişi baba” diyorum. Gözleri yerinden fırlayacakmış gibi bakıyor.
“Kerem ne yaptığını sanıyorsun sen!” diyor. “Hemen ayrıl o kızdan!”

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fotoğraf Makinesi
General FictionAilesi ölmüş 2 kız... Kaza sanılan ama cinayet olan bir olay... Katillerin oğlu maktüllerin kızına aşık olursa ne olur? Fotoğraf Makinesi bir karede en fazla neleri değiştirebilir? Hepsi ve daha fazlası Fotoğraf Makinesi'nde...