●6● REÇEL

145 37 11
                                    

• ● ○ • ● ○ • ● ○ • ● ○ •

      Üç Günlük bayramda Halimoğlu Konağı Hariç köydeki tüm evlere bayram ziyaretine gitmiştik. Halimoğlu Konağı demişken, ablam Gitmek için çok ısrar etmesine ragmen Bir bahane bulup gitmemeyi becerebilmiştim.

       Uyandığımda dedem hazırlanıyordu. Yine Ertan Amcayla tarlaya gidecekti. Bu yaşına rağmen hala bize bakabilmek için çalışıp duruyordu. Şükran Teyzeye göre Ertan amca  bize acıdığı için dedemi  çalıştırıyormuş. Şükran Teyze demişken, bayram boyunca gittiği evlerde "O kadar terbiyesizler ki ölmüş Hülya'nın hatrı Olmasa oracıkta ayaklarımın Altına alırdım." diyerek delice şikayet etmiş. Sahi, bugünlerde neden herkes bize özellikle de bana terbiyesiz diyordu? Günlerdir kafamı karıştıran sorunun cevabını bir türlü bulamıyordum.

       "Günaydın yavrum." Dedemin sesiyle derin düşüncelerimden sıyrıldım.

      "Günaydın dedeciğim. Bugün bende gelmek ıstıyorum."

      "Gerek yok yavrum. Biz Ertan Amcanla hallediveriyoruz. Okul zamani zaten çok yoruluyorsunuz. Tatilde bari yoruluveğmeyin."

       "Olsun dedeciğim. Hem ben evde sıkılıyorum. Hemmen giyinip geliyorum. Beni beklemeden çıkma olur mu?" 

       "Tamam tamam inatçı yavrum benim. Bu hallerinle karşımda sanki anneni görüveriyorum."

       Gülümseyip üstümü değiştirmeye başladım. Annem ... Evet, annem de inatçıymış. Kafasına koyduğunu yapmadan bırakmazmış. Hatta dedeme bakma işini amcamlara bile bırakmamış. "Ben kayınpederime herkesten iyi bakarım" demiş

        Korna sesiyle dedemle Birlikte yola çıkıp Ertan Amcanın arabasına bindik.

       "Günaydın Nurgül kızım, sende mi yardıma geleceksin yoksa bugün?"

      "Günaydın Ertan Amca. Evet, bende yardım edeceğim bugün size."

       "Gelme diyiveğdim amma geliveğdi. Annesi gibi inatçı." Diyerek gülümsedi.

       "Eeee... Anasının kızı Hikmet Amca." Diyerek kahkaha attı Ertan Amca.

       Ertan amcaya sormak istediğim Onlarca soru vardı. Para kazanacağım için çok heyecanlıydım. Atılarak "Ertan Amca bir şey sorabilir miyim?"

       "Ne soracağını biliyorum Küçük Hanım. Ama sabretmen gerekecek. Yoksa bahçede konuşacak bir konu bulamayız." şakayla dolan sesiyle kocaman Bir kahkaha Attı.

       Dedemle Ertan Amca üzümleri toplarken bende vişne ağacına çıkmış vişneleri tek tek koparıp Sepete atıyordum. Öğlen vakti geldiginde Ertan Amcanın sesiyle aşağıya baktım.

       "Haydi bakalım Nurgül kızım. Suna Teyzen öğle yemeği getirmiş, yiyip biraz soluklanalım. Sonra devam ederiz. Hem seninle konuşmak istediğim bir şeyler var."

        Heyecanla ağacın dalları arasına sabitlediğim, dolmuş sepeti, aşağı sarkıttım, ardından bende indim. Üzüm asmalarının altında çardakta, yemekleri kaplara koyan Suna Teyze'ye doğru gülümseyerek yürüdüm.

       "Kolay gelsin Suna Teyze."

       "Sağol yavrum. Sana da kolay gelsin. Duyuverdiğime göre bayağı bir vişne toplayıvermişsin. Sendeki bu azim oluverdikten sonra reçelleri çokça satıvereceğinden eminim gari."

       "Sahi bende seninle reçel işini konuşmak istiyordum Nurgül kızım." Diyerek konuya girdi Ertan Amca.

       "Bizim gelinle konuştuk, komşularının istediği reçelleri hemen yapabilirmişsin. Bu organik pazar işi de Pazar günleri oluveriyormuş. Hem okul zamanında da derslerine engel olmaz diye düşünüyorum. Hem bende Pazar Günleri şehre mal götürmeye gidiyorum. Benimle gelir benimle dönersin."

      "Çok teşekkür ederim Ertan Amca. Çok güzel düşünmüşsünüz."

      "Ertan Bey oğlum Allah razı olsun. Sende destek oluveğmesen bizim halimiz ne oluveriğdi?"

      "Olur mu öyle şey ne Hikmet Amca? Biz bir şey yapmadık ki. Her şey senin bu küçük torunun marifetli ellerinden çıktı. Siz emeklerinizin karşılığını alıyorsunuz. "

        Çok mutluydum. Sonunda bende şirin evimize katkıda bulunacaktım. Dedemin onca şeyine karşılık sonunda bende bir şeyler yapabilecektim.

       Ertan Amca akşam olduğunda bizi kapımızın önüne kadar bıraktı.

       "Topladığın vişnelerden iki sepet alıver Nurgül kızım."

      "Ne yapacağım bunları amca?"

       "İlahi kızım. Reçelleri neyle yapacaksın kızım? "

       "Iki sepet çok degil mi?"

       "Kızım yapman gereken onca kavanoz reçel var. Yetmeyebilir bile. Kavanoz demişken. Ben dün yengeni şehre götürünce sana kavanozla, şeker almıştım. Bin arabaya da onları evden alıp vereyim sana. Seni geri getiririm eve."

        "Tamam Ertan amca" sepetleri kapının onune bırakıp arabaya tekrar bindim. Ertan amcayla birlikte kavanozlarla şekeri, Suna Teyzenin yememiz için verdiği yemekleri de alarak eve döndük. 

      "Ben geldim ablaaaa."

      "Ne bağırıyorsun kız? Çığırtkan kuşu Gibi."

      "Aman Abla yardım ediverde şunları içeriye taşıyıverelim."

      "Iyi tamam tamam. Şu hale bak! Kendi evimizin hizmetçisiyiz."

       Ablam söylenerek kavanozları içeri taşıdıktan sonra Suna Teyzenin gönderdiği yemekleri ısıtıp sofrayı hazırlamıştım. Yemeğimi hızlı hızlı  yerken  "Yavaş ye kızım kıtlıktan mı Çıktın? Boğulacaksın." diye bir uyari aldığımda ağzımdaki koca lokmayı güçlükle yutmaya çalıştım. 

       "Dede kıtlıkta gibi yaşıyoruz zaten normal degil mi?" diyerek lafa karıştı ablam.

       "Şükür ediveğmesini öğreniveğmen gerek Nazlı. Hem ne var halimizde kızım?  Bu kadağ şikayet ediveriyon?"

       "Dede ya Allah aşkına şu halimize bak, insanlardan gelen yemekler, ekmekler olmasa karnımızı bile doyuramıyoruz. Yalan mı?"

       "Bana bak Nazlı, haline şükür ediveğmeyi öğreniveğ artık. Ben kahveye gidiveriyom." Dedem dışarı çıktıgında ablam hâlâ söyleniyordu.

       "Abla dedeme çok yükleniyorsun. Bu yaşına rağmen hâlâ bize bakabilmek için meyve bahçesinde didinip duruveriyo. Çok kırıldı, gelince özür dilemelisin."

      "Bana bak kız! Bana akıl vermeyi kes, kalk sofrayı topla. Saçlarını elime almayayım."

      Ne desem de beni anlamayacaktı zaten. Sofrayı kaldırdıktan sonra reçelleri yapmaya başladım. Yapmam gereken o kadar çok reçel vardı ki.

      Sonunda bitirdiğimde saat sabahın dördü olmuştu. Yatağımı hazırlayıp içine girdim. Yatar yatmaz uyumuş olmalıydım, çünkü yatağa girdiğimi hatırlıyordum ama başımı yastığa koyduğumu hatırlamıyordum.

• ● ○ • ● ○ • ● ○ •

Multimedia : Nurgül'ün Köyü

Bana Bir İyilik YapHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin