Episode 3: He Follow Me!

855 99 105
                                    

-Louis-

Güzel bir cumartesiye uyanmak isterdim. Tabi ağzımda Zayn'in ayağı ile uyanmasaydım.Öğürerek kalktıktan sonra Zayn'i uyanması için birkaç kez dürttüm fakat kış uykusuna yattığı için (!) bu çabam başarısızdı.

Yorganı itekleyerek kalktım ve pencerenin önünde dışarı bakarak gerildim.Bahçede köpeğimiz Esther'in arkasından koşan bir Fizzy görünce gülümsedim.Zayn' i odada bırakarak aşağı inip mutfağa girdim.

"Günaydın Louis." Yemek yapan anneme arkadan sarılıp yanağından makas aldım. "Günaydın anne." Masada gazete okuyan babama da selam verip masaya oturdum.

"Bu senin şu oğlan değil mi ya?" Babam gazetede Harry'nin fotoğrafı olan haberi gösterince gözlerimden kalp çıktı ve elinden gazeteyi aldım.Ailem bile artık Harry'i tanıyordu.

"Evet o baba..gazeteyi kessem sorun olur mu?" Şirince gülümsediğimde omuz silkti. "Bana bir gazete borçlusun evlat."

Elimde gazete ile üst kata çıktım ve çalışma masamda duran makas ile Harry'nin boydan olan fotosunu kestim. Duvarımdaki 'Harry Edwart Styles' panosuna küçük bir fotoğraf daha eklendi.

"Ulan bok mu yedim ben bu tat ne?" Zayn yüzünü buruşturarak kalktığında yerdeki yastıklardan birini alıp kafasına fırlattım."Bir de bana sor,uyandığımda ayağın ağzımdaydı Zen."

Kahkaha attığında tekrar bir yastık fırlattım. "Hadi kahvaltıya inelim."

Bol kahkaha ve Harry 'i anlatmam (kimse dinlemedi) ile geçen bir kahvaltı sonucu Zayn ile biraz gezmeye karar verdik.Evimizin bir sokak ötesindeki yaşıtlarımızın takıldığı kafeye gitmeyi planlayınca üst kata çıkıp üstüme birşeyler bakmaya başladım. Zayn ise iki kişi sıkıcı olacağını,birkaç arkadaşını çağıracağını söyledi.

Üstüme  beyaz-kırmızı bir Vans tişörtü, altıma siyah bir kot ve ayakkabı olarak mavi Adidaslarımı giyince tamamdım.

Üstüme  beyaz-kırmızı bir Vans tişörtü, altıma siyah bir kot ve ayakkabı olarak mavi Adidaslarımı giyince tamamdım

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

*üstündekiler bu ama kurgudaki Louis daha küçük

Zayn de hazırlandığında buluşacağımız kişilerin Luke ve Michael olduğunu söyledi.Onları pek tanımazdım ama kendi aralarında bir müzik grupları olduğunu biliyordum. İyi çocuklar.

Cafeye geldiğimizde Michael ve Luke önceden gelmiş cam kenarında bir masada bizi bekliyorlardı.Yanlarına gidip el sıkıştık. "Selam Zaynie..Ve sen de?" Kırmızı saçlı olan eliyle beni gösterdiğinde Zayn elini omzuma attı. "Tanıştırayım..bu Louis.Louis zaten sizi tanıyor." İkiside gülümsediğinde bende başımla onaylayıp gülümsedim.

Bizde oturduğumuzda bir sohbet ortamı başladı.Pek ne konuştuklarını anlamayıp geride kalsam da arada konuşuyordum. "Senin gelmen iyi oldu Lou ya..Bunların arasında bir sap ben oluyordum şimdi iki sap oldu. Aşk gösterilerinden midem kalkıyordu!" Masadaki herkes güldüğünde bende onlara baktım. Michael Luke'un elini tutmuştu. Bir dakika bunlar sevgili miydi ki? Daha sosyal olmalıydım sanırım...

Yavaş yavaş hava kararırken çocuklardan ayrılıp eve yürüdüm.Harry herzaman olduğu gibi aklımdan çıkmıyordu. Daha hayatımda görmediğim birine çok bağlanmıştım. Bu çoğu kişiye saçma gelebilir ama değildi. İnanıyordum,birgün ona sarılacağım.

Yine evde yanlız olduğumu ışıkların kapalı olmasından anlamıştım.Paspasın altındaki yeşil anahtarlıklı anahtarı alıp kapıyı açtım. Koridorun açık olan ışığından yararlanarak biryere çarpmadan odama gittim.

Telefonum internete otomatik bağlanınca gelen birkaç bildirim sesi ile
telefona girdim.

'Harry Styles bir gönderi paylaştı.'

Kendall'ın birkaç mesajını es geçerek hayatımda aldığım en güzel bildirime tıkladım.

Kendall'ın birkaç mesajını es geçerek hayatımda aldığım en güzel bildirime tıkladım

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Nick Grimshaw'ı mı kıskanayım,Harry'nin uzayan saçlarına mı ağlayayım bilemedim. Fotoğrafı ekran görüntüsü aldım ve Nick'i kırparak arka planım yaptım.Fazla güzeldi.

Harry'nin fotoğrafına bakarak yürürken yere düşürdüğüm defteri yerden aldım.Bu geçen sene yazdığım birkaç şarkıdan oluşan defterdi. Defteri karıştırırken içlerinden birini çok beğendiğimi fark ettim. Düzensiz ve sadece cümleler halindeydi yazılar.Elimden geldiğince birleştirdim ve Twitter' a girip arama butonunda çıkan en üst profile tıkladım.

" @ Harry_Styles I always think about you and how we don't speak enough
And,we started
Two hearts in one home 
Sweet creature,
Wherever I go, you bring me home 
When I run out of road, you bring me home."

Elimden telefonu bırakıp nedensizce yatağımda oturup yanaklarımı tuttum.Ilk defa yazdıklarımı cümle
halinde olsa bile Twitter'da paylaşıyordum. Birkaç kişi hangi şarkı diye sormaya başlamıştı. Yorgun olduğumu kapanmak üzere olan göz kapaklarından anladığımda pijamalarımı giydim. Bir anda telefonuma gelen ardı ardına ve durmayan bildirimlere göz devirdim. Gigi fotoğraf mı attı?

Ekranı açtığımda karşıma çıkan bildirim ile nefesim kesildi.

"@ Harry_Styles seni takip etmeye başladı!"

Dear fanlarım nasılsınız? Bu bölüm tam istediğim gibi olmadı ama  idare ediverin...Nasıl gidiyor bu arada kitap?

I Did Something Bad // L.SHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin