Rahibenin ardından Nate cama yöneldi. Camdan dışarı çıktı. Sam:
-Hadi
-Tamam. Geliyorum:
dedi Nate. Camın altında küçük bir çıkıntı vardı. Oraya dikkatli bir şekilde tutundu ve altındaki elektrik kutusunun üstüne indi. Kutunu sol tarafında deponun çatısı vardı. Oraya atladı ve ilerledi. Önündeki duvarda bir boru vardı. Binanın çatısına kadar çıkıyordu. Boruya atladı. Boru çok sağlam değildi. Yavaşça borudan yukarı çıkıyordu. Neredeyse borunun ortasına gelmişti ki boru sağ tarafa doğru yamuldu. Nate korktu ama çatıya çıkmaya da kararlıydı. Borudan çıkmaya devam etti. Çatıya vardığında Sam'in çantası ve el feneri vardı ama kendisi yoktu. Nate el fenerini eline aldı. Tam arkasını döndü ki Sam onu belinden tuttu ve havada döndürdü. Sam:
-Arkanı kollamayı öğrenmelisin.
-Tamam.
-Seni tekrardan görmek güzel kardeşim. Hey! yoksa? Yine mi ?
-Önemli bir şey değil.
-Neden böyle yapıyorsun ?
-Ama ikimize de laf soruşturuyordu.
-Eee?
-Babam biz değersiziz diye bırakmış, annem ise cehennemdeymiş...
-Yapma. Sinirlendiğini bildikleri için yapıyorlar. Gülüp geçmeyi öğrenmelisin.
-Sen gülmezdin.
-Yaptığımı değil dediğimi yap. Hırkamı al. Hasta olacaksın.
-Peki. Senin burada ne işin var ? Rahibeler seni görürse polisi ararlar.
-Sana bir şey verecektim ve Noeli bekleyemedim.
-Hani beladan uzak duracaktın?
-Ama bu bir istisna. Beni takip et:
dedi Sam. Hızla koşup diğer evin çatısına çıktı. Nate kısa olduğu için oraya uzanamıyordu. Sam:
-Elini ver. Seni yukarı çekeceğim.
-Tamam:
dedi Nate. Nate elini Sam'a uzattı ve zıpladı.Sam Nate'in elini tuttu ve yukarı çekti. Sam:
-Çok hafifsin. Rahibeler seni beslemiyor mu?
-Yemek yedirdikleri söylenemez:
dedi Nate. Çatıdan ilerlerken bir duvara denk geldiler. Bazı tuğlalar tam yerleşmemişti. Onlara tutunarak tırmandılar ve diğer tarafa geçtiler. Önlerinde bir kapı belirdi. Sam kapıyı açmaya çalıştı ama açılmadı. Nate:
-Açık bırakmamışsın.
-Açık bıraktım... Yani açık bıraktım sanmıştım. Of sanırım yukarı yoldan gideceğiz.
-Yukarı yoldan mı ?
-Evet. Şimdi seyret:
dedi Sam. Sırt çantasını arkasından aldı. Açtı ve içinden ucunda üç sivri ucu olan bir ip çıkardı. Elinde döndürdü döndürdü ve bir evin balkonunun direğine attı. İp oraya sarıldı. Sam ipi tutup kendine çekti. Sağlam gözüküyordu. Same:
-Vee yukarı yoldan gidiyoruz:
dedi sam. İpe tutundu ve duvardan yukarı çıkmaya başladı. Yukarı çıktığı zaman demir parmaklıklara tutundu ve zıplayarak balkonun içine atladı. İpi aşağı saldı. Sam:
-Hadi sıra sende:
dedi. Nate ipi tuttu. Sam'in yaptığı gibi ipin sağlam olup olmadığını anlamak için ipi kendine çekti. İp hala sağlamdı. İpe sımsıkı tutundu ve duvardan çıkmaya başladı. Demir parmaklıklara geldiği an onlara tutunup balkona atladı. Sam ipi yukarı çekiyor bir yandan elinde sarıyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Henry Avery'nin Hazinesi
AdventureNate ve Sam annelerinin yarım bıraktığı bir macerayı devam ettirmek isterler.Bu macera Henry Avery'nin 400 milyon değerindeki altın hazinesini bulmaktı. Avery'nin hazinesi bulmak düşündükleri gibi kolay olmayacaktı. Bu büyük macerada Nate ve Sam'e k...