Garip Bir Gün

352 18 1
                                    

O gün babam evde yoktu. Zaten sabahtan akşama kadar okul var. Akşam olunca dedem yine Isabel' e o saçma masalları anlatmaya başladı. Ben de bir kerecik olsun dinliyeyim dedim.

Dedem saçmalamaya başladı. Yine aynı şeyleri söylüyordu. Ama bu sefer daha da korkak bir sesle. Masalın daha yarısına gelmeden bitirdi ve gitti. Ben çok şaşırdım. Isabel masal tamamlanmadığı için yatağında bir sağa bir sola dönüyordu.

Yatağımdan kalktım ve dedemin odasına gittim. Kapıya kulaklığımı dayadım. Dedemden yalvarırcasına inlemeler duydum. Sanki biri onu tehtit ediyormuş gibi.

Sonra da dedemin ağlayarak;
" ONLARA ZARAR VERMEYECEKSİN! SÖZ VERDİN! ÖZELLİKLE ONA ZARAR VERMEYECEKSİN! ONA-"dedi ve bir balta sesi geldi. Sesler kesilmişti. Ben dayanamayıp içeri girdim. Yerde dedemin başına balta saplı ve kanlar içerisinde buldum. Tam o sırada odamdan çığlık sesi duydum. Korkuyla;
" ISABEL!" diye bağırmaya başladım. Koşarak onun yanına gittim. Yatağında yorganına sarılmış, kırılan cama bakıyordu. Nefes nefese kalmıştı. Ona sarılarak;
"Yok birşey. Hiçbirşey olmadı. Sakin ol. Bunların hepsi sadece kötü bir rüya. Sadece bir kabus" dedim. Isabel ağlamaya başlamıştı. Sonra kapı sesi duyuldu. Ben Isabel'e bakıp;
" Bak, telefonum sende kalsın. Bir ses duyarsan polisi ara olur mu? Ben misafirimiz kim ona bakıcam." Dedim ve giriş kapıya doğru yöneldim.

Kapının yanındaki camdan kimin geldiğine baktım. Kimse yoktu sadece yağan yağmur ve yoldan geçen arabalar vardı. Tam o sırada Isabel'in çığlığını duydum. Koşarak gittiğimde Isabel camın önüne geçmiş duruyordu ve mırıldanıyordu.

Onun yanına gidip omzuna dokunurak;
" Isabel? Sen iyi misin?" Diye sordum. Isabel arkasını döndü ve mırıldanmayı kesti. Eliyle yüzünü kapatıyordu. Ben Isabel'e tam dokunuyordum ki yüzünü açtı. Geriye doğru zıpladım. Gözleri yoktu ve bana doğru geliyordu. Bir şarkı söylemeye başladı.

"Beni dinle, yaşamak senin elide.
Bize katıl, bütün bir parça olucaz,
dikkat et sonun kötü bitmesin.Bu senin elinde, nasıl bitsin istersin.
Sağ elinde güç, sol elinde bütün hayallerin duruyor. Şuan tek gördüğüm korku dolu bir yürek ama eminim bu değişecek."

Şarkı bitince üstüne hamam böcekleri gelmeye başladı. Bir hamam böceği sürüsü olup camdan dışarı çıktı.

Kapı sesi duydum. Babam gelmişti. Koşarak onların yanına gittiğimde dedem oturma odasında televizyon izliyordu. Isabel de kitap okuyordu. Ben nefes nefese koşarak odama çıktım. Kırık cam ve hamam böcekleri hala duruyordu.

Kafayı sıyırmış olmaktan korkuyordum. Bu olanları annemlere anlatsam inanmazlardı belki ama dedem inanabilirdi. Tek şansım oydu. Ertesi gün anlatmayı düşünüyordum ama çok geç olurdu. Ama şuan ağlayacak durumdayım ve bu halimle de anlatamazdım.

Bunun rüya olduğunu düşünmem gerekiyor ancak o zaman rahatlayabilirim.

Kapımı biri tıklattı. Ben kendimi toplayarak;
" Girebilirsin." Dedim. Dedem ağır adımlarla odama girdi ve;
"Birşeyin yok değil mi? Garip davranıyorsun. Sorun varsa bana söyle." Dedi gülümseyerek. Dedem yanıma oturdu. Ben ona olan biten herşeyi anlattım. Anlatırken sürekli kekeledim, kelime hataları yaptım. Dedem şokta olduğumu anlamıştı.

Bu olanları annemlere de anlattım. Benim aklımı yitirdiğimi düşündüler ve beni bir pisikoloğa götürmeye karar verdiler. Isabel'le odamızı ayırdılar. Delirdiğimi düşüyorlardı. Tabi ben de bu durumu kabullenmek zorunda kaldım.
____________________________________

Bu bölüm nasıldı? Ben bile yazarken gerildim. Bu bölüm diğerine göre uzun oldu. Uzun olup olmaması duruma bağlı artık.

Yeni bölüm en kısa zamanda gelecek. ;-)

Tuhaf ÇocuklarHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin