《GİRİŞ》

3 1 0
                                    

Her kitap bence farklı bir diyardır ve sen o kitabı okudukça o diyarda bir yolculuğa çıkarsın. O yol seni alır götürür. Bazen bu yolda başkahramanı benimsersin bazen de kitabı. Okudukça o diyar sana sırlarını açar. Ve kitabın sonuna geldiğinde bir burukluk kaplar içini çünkü o diyarı keşfetmişsindir. Gidecek görecek farklı bir yeri kalmamıştır. Üzülürsün. Üzülme çünkü sıra yeni diyarlar keşfetmekte. Şimdi gel senle bu kitabı, bu diyarı keşfedelim. Ben rehberin oluyum ve sana bu diyarı gezdireyim. Okuyucum benimle bu diyarı gezmeye var mısın? Öyleyse hadi başlayalım.
İyi yolculuklar :-D

***


Şu an kendimin dahi hayal edemeyeceği bir durumdayım. Bana bir yıl önce gelip şu halde olacağımı söyleseler galiba kahkahalar atarak gülerdim bir de üstüne dalga geçerdim. Ama hayat işte, bir şekilde çelmesini takacak ve seni yere düşürecek. Evet düştüm! Fena düştüm hemde! En kötüsü de kaldıranım yok.

Şu an dış sıvasından eser kalmamış eski bir evin ikinci katındayım. Hareket ettikçe tahtaların gıcırtısını duyabiliyorum, yani o kadar eski. Yerde boş içki şişeleri ve uyuşturucu kapları var. Arada bir ev sallandıkça, evin gıcırtısına içki şişeleri de tempo uyduruyor. Ayaklarımın altında bir tabure var. Ha kırıldım ha kırılacam, diyor. Tavanda da çift düğüm atılmış bir urgan var ve bu urgan boynuma takılı. Yani size göre intihar etmek üzereyim, bana göre bu hayattan kurtulmak üzereyim. Ne kadar da güzel bir ortam ama! Baktıkça insanın içi açılıyor!

Yüzünde acı bir gülümseme oluştu Asya'nın. İçinden okuduğu lanetlerden biri dışarı taştı.

"Seni tanıdığım güne lanet olsun!"

İçi acıdı bir kez daha. Neden ona aşık olmuştu? Dünyada başka adam mı kalmamıştı? Belayı çekiyordu resmen. O da tam anlamıyla bir baş belasıydı. Daha bir yıl önce harika bir hayatı varken, şimdi burda bu haldeydi. Nasıl olmuştu da bu hale gelmişti? Hayatı bir flim şeridi gibi gözlerinin önünde dans etti.

***

|1 YIL ÖNCE|

"Asya hadi kalk, sabah oldu"

"Tamam sen git ben kalkarım."

"Asya hadi ama yapmamız gereken bir ton iş var. Misafirler gelecek hadi kalk."

"Tamam, sen git ben kalkıcam söz."

"Tamam gidiyorum ama kalkmazsan bozuşuruz ona göre"

"Söz dedim yaaa!"

Meryem hanım, kızını kaldıramamanın verdiği yenilgiyle ayağa kalktı ve yavaş adımlarla kapıya doğru yöneldi. Tam odadan çıkacakken, kapıdan destek alarak içeri doğru uzandı.

"Beş dakika içinde o yataktan çıkılacak yoksa olacakları sen düşün"

Sabrını ve uykusunu kaybeden Asya hışımla yatakyan kalktı. Kollarını iki yana açtı.

"Kalktım mutlu musun?"

Sesi fazla çıkmıştı ama önemsemedi. Söz konusu uyku olunca o, o değildi. Annesi kaşlarını çatarak ona bakıyordu.

"Anneye bağırma!"

"Bağırttırma o zaman!"

"Asyaa!"

Annesinin sesi tehditkar çıkmıştı. Afferin! Yine melek gibi kadını çıldırtmayı başarmıştı. Ama o da uykusunu bölmüştü. Kafasında kurduğu mahkemede kendini suçlu buldu ve yenilgiyi kabul etti. Sonuçta karşısındaki annesiydi ve saygılı davranmalıydı.

"SIFIR" ÇARPILMASIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin