~5~

213 13 1
                                    


Gözlerimi korku ile açıp kapatırken kalbim sanki dışarı fırlayacakmış gibi hızlıca atıyordu. Rüzgardan gözlerimin ici yanıyordu. Neden 1 haftadır her günüm olaylı geçmek zorunda idi ki? Ben eski hayatımı istiyordum. Hemde herşeyden çok. Sofia. Atla.

'Ne dediğinin farkında misin sen? Atla da ne demek? Ölmemi mi istiyorsun?

'Atla diyorum sana. Güven bana. Lütfen. Son kez bile olsa güven bana.

Yine benden çok zor bisey istiyordu. Önümde duran adama bakarak
"Görüşürüz"diyerek el salladım. Adam şaşırmış bir eda ile bakarken. Neler olacağını kestirmeye çalışıyordu sanki. Arkamı ona dönüp hızlı bir hareketle suya doğru atladım. Lütfen biseyler olsun diye yalvararak düşerken beklediğimden yumuşak bir şeye düştüm. Gözlerimi açarak üzerinde olduğum şeye baktım. Bu oydu. Evimde gördüğüm küçük ejderhalardan birisi idi. Ama şimdi o kadar büyüktü ki. Onu tanımasam korkardim. Gerçi hâlâ biraz korku vardı ama olsun. Beni hızlıca havaya doğru yükselterek yerde kalanların iyice yok oluşlarını izlemiştim. Artik nerdeyse bulutların üstünde sayılırdik.
"Ses. Beni bırakıp nereye gittin."
Ufaklığı çağırmaya gitmiştim. Cidden seni o uçurumdan atlayacağımı mi düşündün?
"Nerden bilebilirdim ki korktum gittin sandım. Bunca şeyi başıma sarıp gittin sandım." Ağlıyordum. "Annem gibi yaptın sandım beni dünyaya getirip gittin sandım. Babam gibi sandım beni büyütüp koruyacağını söyleyip gittin sandım. Çok korktum bu güne kadar kimseye güvenmezken sen geldin birden sanki içimde hep yarim kalan boşluk doldu şimdi beni onlar gibi bırakıp gideceksin sandım. Hayatım boyunca her şeyden korktum . Herkezden korktum. Ama o gun o kulübeden kurtulunca bir kez olsun kendimi güvende hissettim. Arkamda biri var dedim. Beni koruyacağına inandığım bir var diye düşündüm. İlk defa sana güvendim ben. Simdi boyle yapıp bana cevap vermeyince onlar gibisin sandım. Bana yalan söyledin sandım. Korktum iste." Diye içimi döktüm sanki yıllardır içinde bir sıkıntı varmış da bunları anlatınca geçti gibi hissettim.
"Ses"
Efendim?
"Bisey oluyor geliyorlar ses. Dayanamıyorum. Yardim et."
Sofia. Noluyor sofia.

Sanki biri yıllardır içimde bu günü bekliyormuş gibi canımı yakmaya başlamıştı. Gözlerim açılmıyor. Kemiklerin sanki beni artik taşımıyordu. Beynim uguluduyor  sesi duyamıyordum. Ellerim ejderhanın yelesinden kayarak dengemi bozdu. Ejderhanın sırtından kayarak yere düşmeye başladım. Hiçbirşey hissetmiyordum. Ne korku. Ne umut. Nede acı. Hiçbiri yoktu. Sanki duyularım yok olmuştu. Gözlerim kapalıydı ama hissediyordum yere yaklaşmıştım.
'Ses bilmiyorum beni duyuyir musun ama duyuyorsan eğer sen çok iyi birisin. Her kimsen iyiki varsın.' Gözlerim ve aklım bu işkenceye daha fazla dayanmayarak kendini işlev dışı bırakarak beni yok saydı.
*****
Ne kadar uyudum bilmiyorum ama gözlerimi açmaya çalıştım. Çalıştım çünkü korkuyordum. O kadar yüksekten yere çakılmak ne bilim kötü bişeydi herhalde. Cesaretimi topladığını hissedince gözlerimi yavaşça araladım. Burası hastane değildi. Ve benim yaşadığım evlerden birine de hiç benzemiyordu. Ellerimden destek alarak vücudumu kaldırdım. Burası nasıl.bir yerdi böyle. Karşım da bir ayna duruyordu. Ondan hariç odada hicbir şey yoktu. Yattığım yerden kalkarak aynaya doğru ilerledim. Vücudumun görünen herhangi bir yerinde bisey yoktu. Ama nasıl. Kaç metre yüksekten düşmüştüm. Nolmustu  bana en son hatırladığım şey yere çakılmadan önce bayıldığımdi. Odanın kapısı hafifçe  açılarak içeri üzerinde beyaz elbise olan  bir kadın girdi.
"Kimsin sen? Nerdeyim ben?"
Diye soruları sormaya başlamıştım.bile.
"Korkma Sofia güvendesin. Ve bana gelince ben Elizabeth. Seni almaları için gönderdiğim kişileri biraz zorlamışsın bakıyorum. Yanınıza geldiğime yere çakılmak üzereydin. Seni ben yakaladım. Tek bir soru sorucam sana Sofia neden buraya gelmek istemedin? Neden kaçtın?"
'Ses orda misin? Oradaysan lütfen cevap ver.'
Burdayım Sofia. Korkma. Burdayım. Hep yanında.
'Ne diyeceğim ben bu kadına?'
Sakin benden bahsetme ama mantıklı biseyler şöyle çünkü seni ejderhaya binerken gördüler. Yani güçleri bildiğini sanacaklar. Onlara sakin benden bahsetme yeter. Tamam mi?
'Peki sen bilirsin.'
Diyerek karşımdaki kadına döndüm.
"Korktum."diyerek kadının sorusunu yanıtladım.
"Yalan söylüyorsun. Korkmadın herşeyden haberin vardı. Seni ejderhaya binerken görmüşler."
Al iste ne diyecem simdi ben buna.
"Adamlarınızdan korktum. Bana zarar verecekler sandım."
"Yalan söylemeye devam mi edeceksin Sofia. Seni almaya gelen kişiyi daha önce rüyanda gördün zaten korkmaman gerek."neyden bahsediyordu bu
"İyi de bahsettiğiniz kişi rüyamdaki gördüğüm kişi değildi ki daha iri yari bir adamdı." Kadın kaşlarını kaldırarak gözlerimin içine baktı. yalan söylemiyordum. Rüyamda gördüğüm kişi beni yakalamaya çalışan kişi değildi ve ben buna emindim. Gözlerimi kapatarak konumşamaya devam ettim.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jun 08, 2019 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Kayıp Tanrıça -Buzul Çağ-Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin