2. honey 🍯

323 63 74
                                    

Kelime tekrarları yazım yanlışı değil, Jongin o şekilde konuşuyor. Bunu bilelim ona göre okuyalım ;)

°•°•°•°

"Lavanta özü demiştim, lavanta lavanta lavanta lavanta özü."

"Aha bizim çatlak profesör yine papağan gibi takılmış."

Yixing, laboratuvara girdiği gibi Jongin'in kendi kendine aynı şeyleri tekrar etmesiyle karşılanmıştı, her zamanki gibi.

"Sus çocuk çocuk çocuk dikkatimi dağıtı-"

..."yorsun."

Jongdae de her zamanki gibi Jongin'in yarım bıraktığı cümleyi tamamlamıştı, her yarım bıraktığı işin sonunu getirmesi gibi. Çatlak profesörün her hareketi sanki normalmiş gibi bir de yaptığı hiçbir işi tamamlamaz, her şeyi ya yarım ya da sonuna kadar getirip sonunu yapmadan bırakırdı. Neyse ki Jongdae gibi bir yapıştırıcısı vardı da bütün eksikleri tamamlanıyordu.

Çatlak profesör elindeki balon tüpü kaldırmış ve hızlıca küçük adımlarla Yixing'in önüne gelip balon tüpün şiş kısmını genç adamın gözünün önüne tutarak arkasından bir gözünü kapatıp diğerini cama yapıştırmış ve konuşmuştu.

"Bak çocuk çocuk, okyanus eksik suyu eksik, eksik eksik...

Asit yağmuru gibi patlıyorlar pat pat pat sanki her yer h2so4 her yer her yer."

Jongin hızlıca geldiği masaya geri dönmüş ve dönerken bir eliyle diğerlerinin aksine dizlerine kadar gelen önlüğünü havalandırmıştı.

"Eh, siz ne anlarsınız ki za-?"

..."ten."

Jongin diğerlerini görmezden gelerek şırınganın ucuyla odun özünden almış ve deney tabletinin üstüne üç farklı noktaya eşit miktarda sıvıyı enjekte etmişti. Sıvılar, bırakıldığı tabletin yüzeyinin bazik özelliklere sahip olması sebebiyle rengini değiştirmiş ve bu durum Jongin'e yerinde zıplayarak kahkaha attırmıştı.

Koşarak Jongdae'nin yanına gitmiş ve koruyucu gözlükleriyle önündeki özü ayrıştıran adamı elinden tutup kendi masasının önüne getirmişti, parmağının ucuyla renk değiştiren sıvıları işaret ederek kahkaha atmıştı.

"Bak bak bak, gör gör yaptım, oldu Jong-jong-jong..."

Jongdae koskoca yaşına rağmen çocuk gibi sevinen adamın omzunu sıvazlamış, onu cesaretlendirmişti.

"Harika olmuş profesör, sen bu işte bir numarasın."

Jongin burnunu Jongdae'nin boynuna sokmuş ve kokusunu içine çekmişti, daha sonra yerinde zıplayarak kahkaha atmaya devam etmişti.

"Buldum, buldum, ten kokunu elde ettim ettim ettim."

Birden kahkalarına son vermiş ve yüzünü şaşkın bir hale getirmişti, öylece dümdüz Jongdae'ye bakıyordu.

"Ama ama ama kokunu yaptım, peki ya o? O kızar mı herkes sen gibi kokarsa? Kokar çünkü kokar kokar kokar."

Yixing başının ağrısına daha fazla dayanamayarak kulaklıklarını takmadan önce bağırmıştı.

"Ya bırak kokarsa koksun, onun boklu kokusunu kim ne yapsın?"

Jongdae cebinden çıkardığı öz ayrıştırma çubuklarından birini Yixing'in kafasına fırlatmış ve Jongin'i işini yapması için yalnız bırakarak Yixing'e doğru koşmaya başlamıştı. İkili koskoca laboratuvarda kovalamaca oynarken Jongin sarı büyük koruma gözlüklerini takmış ve plastik mavi eldivenlerini eline geçirerek maskesini de burnuna kadar çekmişti. Özleri karıştırırken sürekli bir şeyler mırıldanıyordu.

Smells Like LoveHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin