2.Bölüm (Tuhaf Olaylar)

154 21 24
                                    

Odamda camın önündeki pufuma oturmuş düşüncelerimi kovalıyordum.

Annemler ile gidemezdim takımımın antrenmanları vardı. Ben böyle düşünürken kapım çalındı, "Gelebilirsin" dedim Ada gelmişti bana, "Ya Ege sen karar verdin mi,gidecek misin babamlarla?" diye sordu bende, "Prensesim biliyorsun ben zaten gelemem ama eğer sen gitmek istersen gidebilirsin. " deyince biraz düşündü ve, "Sen haklısın, zaten sen gelmiyorsan ben ne yapacağım tek başıma..." durakladı ve devam etti, "Ve... Bu demek oluyor ki evde tek kalıcaz!! " son kelimeleri söylerken bağırmıştı bende, "Buna neden bu kadar çok sevindiğini biliyorum küçük hanım, o tilkilerini geri çek babam yokken tek erkek ben kalıyorum yani benim sözüm dinlenecek. " dedim o ise alayla, "Yok ya ben senden büyüğüm bir kere" dedi, "İyi ki beş dakika büyüksün" dediğimde ise yataktan zıplayıp yanıma geldi ve kolunu boynuma atıp beni kendine çekti ardından, "Hayat sana beş sıfır kazığını atmış boşver üzülme"dedi alayla, bende, "Çok güzel moral oldun Ada teşekkürler kardeşim" dediğimde kıkırdadı ve ayağa kalkıp, "Nazlı beni çağırdı onun yanına gidiyorum" dedi biraz düşündükten sonra, "Tamam git bende Ateş ile Tufan'ın yanına giderim" dedim o ise, "Tamam görüşürüz" deyip odadan çıktı.

Nazlı, Ateş ve Tufan bizim en yakın arkadaşlarımız. Nazlı ile Ateş ikizler ve bizim bir takımımız var adı ise Bozkurtlar adını ben koydum çünkü bozkurtlara hasta oluyorum çok asil hayvanlar. Zaten fanatiği olduğum iki şey var ;uzay ve bozkurtlar. Odamın her bir tarafı bunlarla donatılmış. Biraz da annemin katkısı var tabi. Tavanım simsiyah boyanmış üzerinde ay ve takımyıldızları var, yatağımın başlığının yaslı olduğu duvarda ise kayalık üstünde aya bakarak uluyan mavi bir Bozkurt çizimi var.

Ben bunları düşünürken telefonum çaldı . Ateş arıyordu. Açtım ve kulağıma götürdüm. Götürür götürmez konuşmaya başladı, "Oo ege bey hiç arayıp hal hatır sormak yok unutulduk galiba! " dedi ve o sırada arkadan Tufan'ın sesini duydum, "Daha dün beraberdik gören bir aydır görüşmüyoruz sanacak. " dediğinde Ateş, "Sen bir sus ya girme aramıza. " dedi. Onların laf tartışmasının sonsuza kadar süreceğini bildiğimden, "Ateş kardeşim ne oldu durup dururken aramazsın sen. " dedim, "Ya aşk olsun, ben ne zaman bir şey istemek için aradım. " deyince bende, "Çok düşünmeye gerek yok aslında daha geçen hafta, yakın tarih yani. " dedim o sırada telefondan bir rüzgar sesi geldi ve Tufan konuşmaya başladı, "Abi biz atış yapmaya gidiyoruz sen de gelir misin?" dediğinde alaycı bir kızgınlıkla, "Bu sorulur mu be oğlum geliyorum tabi" deyip telefonu kapattım.

Bu arada söylemeyi unuttum galiba uzay ve bozkurtların yanına birde okçuluğu ekleyin.

"Acaba gözümüzü kapatıp kendi etrafımızda döndükten sonra gözümüzü açıp gördüğümüz ilk yere ok atarsak ne olur?" Ateş'in bu saçma şeyi gerçekleştireceğini bildiğimden' "Ateş saçmalama, bir kaza çıkacak. " dedim Ateş' se umursamaz bir tavırla', "Abi, ormandayız, ne olabilir ki?" dediğinde Tufan lafa atladı, "Oğlum manyak manyak olma birimize gelir." deyince Ateş bıkkınlıkla, "Aman be çok sıkıcısınız" deyip kendini yere attı.

Ve evet şu an ormandayız. Tufan 17 Mayısta on sekizine girdiği gibi ehliyet aldığı için araba kullanabiliyordu. Aslında Ateş ve bende kullanabiliyoruz ama Ateş sevmiyor ben ise yaşımın dolmasını bekliyordum. En kötüsü ise takım arasındakilerin en küçüklerinin Ada ve ben olması.

Bu sırada Tufan'ın konuşmasıyla ona döndüm, "Annem ve babam tatile gidiyorlar ama ben kalıyorum." dedi bende şaşkınlıkla, " Aaa... Gerçekten mi? Bizimkiler de öyle acaba beraber mi gidecekler?" dedim biz böyle Tufan ile konuşurken Ateş lafa daldı, "Burada tuhaf olan ne biliyor musunuz?" dedi.

Biz anlamaz gözlerle ona bakarken o bize umutsuz vakasınız bakışını attıktan sonra devam etti, "Bizimkiler de gidiyor. " dediğinde ikimizde olayı anlamaya çalışıyorduk, "Bir saniye şimdi üçümüzün aileleri de tatile mi gidiyor? Yoksa ben mi yanlış anladım?" dedim Tufan biraz düşündükten sonra, "Belki tesadüftür ve ya beraber gidiyorlardır... Ama beraber gedeceklerse illa ki haberimiz olurdu." dedi ve kafasını gökyüzüne kaldırıp düşünmeye başladı.

O sırada Ateş, "Belki sadece tesadüftür. Olamaz mı?" dediğinde Tufan, "Olabilir sonuç olarak yazı yine hep beraber geçireceğiz değil mi?" dedi ben de sevinçle, "Evet sonunda takım olarak dağ evine gidebiliriz." dediğimde Ateş rahatlamış ses tonuyla, "Evet sonunda annemin yaz klasiği atlet giy krizinden kurtuluyorum.!"dediğinde yine bizi güldürmeyi başarmıştı.

Akşam eve geldiğimde annem salonda elinde tableti ile oturuyordu. Beni fark ettiğinde gülümseyip, " Hoş geldin oğlum . " dedi ben de cevap vermeden koltuğun arkasına geçip boynuna sarıldım ve, " Anne? Ateş ile Tufan ın aileleri de tatile gidiyorlarmış. Biliyor muydunuz? "diye sordum annem ise şaşırmış bir şekilde, " Öylemi? Nereye gidiyorlarmış? "diye sordu ama nedense bana pek inandırıcı gelmemişti bende kafama takmayarak, " Onu bilmiyorum. " dedim ve annemin yanağına bir öpücük kondurup salonun kapısına yürümeye başladım, " Ben odama gidiyorum bir şey olursa haber verirsin. "dedim, " Tamam oğlum."deyince odama çıkmaya başladım o sırada aklıma Ada geldi ve kendi odama gitmeden önce onun odasına uğramaya karar verdim kapısını çaldığımda arkadan ses gelmemişti bende belki henüz eve gelmemiştir diye düşünüp kendi odama girdim.

Selam hepinize merhaba. Yeni bölüm ile karşınızdayım. Ufak tefek yazım hataları olabilir onlara fazla takılmayın yakında tüm aksiyon başlayacak beklemede kalın. Haftaya görüşürüz
Hoşça kalın🤭🤭🤭

(794 kelime)

ORMANIN FISILTISIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin