2007..
Mecburen vakit geçirmek zorunda olunan insanlar vardır. Aslında hiçbir özelliğinin ya da zevkleriniz benzemez, bazen isteklere saygı bile duyulmaz aranızda. Minseok'da tam olarak o anlardan birindeydi. Sehun yine ortalıklarda yoktu ve Minseok artık mezun olduğu okulundan arkadaşlarıyla takılmak zorundaydı. Onlarla yıllarca hiç anlaşamamıştı, şimdi neden bir eski arkadaş buluşması yapmak istemişlerdi anlamıyordu. Sehun ile iyiydi, onunla arkadaş olmak bazen de olsa önemli hissettiriyordu. Kimseye yapmayacağı şeyleri Minseok için yapıyordu. Bazen de eğer olurda aşık olmazsa, kendisi hariç bir tek onun için başını belaya sokabileceğini söylüyordu. Sehun ona fazla değer veriyor ve bunu hissettiriyordu. Ama üniversite arkadaşları için düşünceleri pekte önemli sayılmazdı, onlar için sadece kendi istekleri önemliydi. Bencil puştlar. Hepsi caddede toplanmış nereye gideceklerini planlıyorlardı Minseok da duvara yaslanmış Sehun'a onu kurtarması için zibilyon tane mesaj atıyordu. Nasıl olsa, dahil olsada ne söylediğini dinlemeyeceklerdi. Bu işkence bir an önce bitsin istiyordu, Sehun ortaya çıkmalı ve onu bu cehennemden kurtarmalıydı.
"Minseok neden o köşede duruyorsun? Gel ve fikrini söyle." esmer kız onu çekiştirerek söylediğinde göz devirdi. Suratına doğru, sanki dinliyorsunuz, diye bağırmak istesede kendisini tuttu ve aralarına katıldı.
"Bakın gerçekten hiç fark etmez, kaç dakika oldu artık seçin şu yeri." sinirlenmişti. Zaten çoktan on beş dakika olmuştu ve hala karar verememişlerdi.
"Sehun gelmeyecek mi?" sarışın hevesle atıldığında Minseok en yakın arkadaşının söylediklerini hatırlayınca sırıttı. Tam olarak şöyle söylemişti 'tamam kabul güzel hatun ama çok boş be' ve eklemişti 'eğer kafasız birisini istersem ilk onu arayacağım' haklıydı, Diana kendisinden ve modadan başka hiçbir şey düşünmezdi. En hoşuna giden kısım ise Sehun'un bunu tıpkı onun gibi dudak büzerek ve genizden bir sesle söylemesiydi. Bu çok komikti ve aklından asla çıkmayacaktı.
"Üzgünüm Diana ama Sehun sana çok fazla, bu sevdadan vazgeçsen iyi olur." Minseok kızın hayallerini yıktığının farkındaydı ama gerçekler acıydı ve Sehun'un aşk hayatı umrunda değildi. Belki de umrundaydı ve arkadaşını Diana gibi biriyle görmek istemiyordu. Hoş Sehun da kendisinin Jongdae ile olmasını istemiyordu, nedenini bilmesede birbirlerinden hoşlanmıyorlardı ama bunun için artık çok geçti. Minseok çoktan ona doğru çekiliyor ve bunu engelleyemiyordu. İki gün önce evine hasta Baekhyun'e bakmaya gittiğinde bunu daha çok fark etmişti. Jongdae'nin gün boyunca dikkatle kendisini izlemesi heyecandan ölmesine sebep olacaktı neredeyse.
"Çok biliyorsun sen." kız kaşlarını çatarak söylediğinde Minseok omuz silki, kızmış olmasını umursamadı.
"Bence Red Lions'a gidelim." sarışın çocuğun söylediğiyle Minseok'un gözleri kocaman açıldı. İki gön önce üzerinden ayrılmayan gözlerden sonra onun karşısına çıkamazdı, yani bunu istesede heyecandan ölürdü.
"Olmaz." telaşla söyledi.
"Neden?" Diana meydan okurcasına atıldı. Minseok'un telaşı sebebini bilmesede hoşuna gitmişti. Ayrıca ondan yıllardır hoşlanan Minhyun'u gıcık etmek hobileri arasındaydı.
"Bu seni ilgilendirmez." ciddiyeti ve kızgınlığı her halinden belliydi. O kıza çok fazla sinir oluyordu. Dedikoducunun tekiydi, eğer ağzında bir laf varsa asla tutmazdı. Onunla sır paylaşılmazdı.
"Birkaç seferdir bizim çocuklar sizi Jongdae ile görüyormuş, aranızda bir şey mi var sizin? Onun hakkındaki korku dolu söylentileri duymadın mı sen?" alayla söylemişti ama Minseok'un umrunda sayılmazdı. Sonuçta onlar sadece söylentilerdi, aslında o korktukları adamın kocaman bir kalbi vardı. Bunu Baekhyun'a olan hassasiyeti kanıtlardı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Find Me/chenmin
FanfictionEn büyük pişmanlığım, sen ardımda göz yaşlarına boğulmuşken aşkıma küçük bir hoşçakalla veda etmekti. Şiddet❌ Argo🤬 Olumsuz örnek davranışlar⛔️ Yestişkin içerik 🔞