Büyük bir imtihan bekliyordu Yong Hwa'yı.Evet Yong Hwa'yı çünkü başına gelecek şeye vereceği tepki ile Işıl'ıda sürükleyecekti bazı kararlar almaya.Zor olacaktı bu kez karar vermek.Belki de vereceği karar ile bir kaç hayatı daha karartabilirdi.
Şirkette ki odasında oturuyor,yine şiddetle girmiş baş ağrısı ile savaşmaya çalışıyordu ağrı kesiciler ile.Yinede boşa çaba.Fayda vermiyordu.O an doktoru aradı.
Yong Hwa:-Merhaba doktor.Lütfen bir şey söyleyin çünkü başım çatlamak üzere.
:-Bay Yong,bu gün hastahaneye uğramanız mümkün mü?
Yong Hwa:-Tabii.Gelirim.Sorun mu var?
:-Emara girmeniz gerekmekte.Kesin bir sonuç için.
Yong Hwa:-Tamam hemen geliyorum.Dedive telefonu kapattı.
Işıl ise evde Bayan Mi Ja ile odasını dekore ediyorlardı.
Bayan Mi Ja:-Benim için neden bu zahmet? Sonuçta bir evim var benim.
Işıl duymamazlıktan geldi:-Şuraya mine rengi boya sürelim.Şuraya da bir kitaplık.Siz okumayı çok seversiniz bilirim.Bakın pencerenin kenarında da yatağınız olur.
Bayan Mi Ja:-Işıl,beni hastalığımdan dolayı yanınızda tutmak istediğinizi biliyorum ama yapmayın dedi biraz sert bir ses tonu ile.Işıl,ilk defa Bayan Mi Ja'yı böyle görmüştü.O yumuşak başlı,şirin bir kadındı.Kimseyi kırmaya cesaret bile edemezdi.
Işıl:-Bunun hastalığınız ile bir ilgisi yok.Sadece eskisi gibi beraber olmak istiyorum.
Bayan Mi Ja:-Neden beni anlamak istemiyorsunuz?Ben yalnız yaşamaya alışmış bir kadınım.Hem evli çiftlerin evinde ne işim var?
Işıl:-Neyse siz onu boş verin de perdeler ne renk olmalı?
Bayan Mi Ja:-Beni anlamayacaksınız değil mi? Dedi ve tam çıkıyordu ki o an Işıl'ın başı tekrar döndü.Duvara dayandı hemen.Bayan Mi Ja endişelenmişti.
Bayan Mi Ja:-Işıl,sen iyi misin?
Işıl:-Beni koltuğa oturtur musunuz.
Bayan Mi Ja'nın desteği ile koltuğa oturdu Işıl.Başını yasladı.
Bayan Mi Ja:-Ne oldu birden böyle?Rengin de değişti.
Işıl:-Korkmayın.Olur böyle.
Bayan Mi Ja:-Eğer bu sürekli oluyorsa korkmalısın bence canım.Doktora gitmelisin.
Işıl:-Dün gidip kan vermiştim.Yakında gelir haberi.
Bayan Mi Ja yüzünü okşadı Işıl'ın.Endişelenmişti.
Bayan Mi Ja:-Buz gibi olmuşsun kızım.Haydi dinlen biraz.Dedi ve Işıl'ı yatırdı.
Yong Hwa ise hastaneye gelmiş,emara giriyordu.Doktor endişeyle bakıyordu ona ve galiba hâli çok iyi değildi.
Sonuçları söylemesi gerekiyordu Yong'a.Karşılıklı oturdular.
Doktor:-Bay Yong,emar sonuçlarınız çıktı.Söylemem gerekirse,baş ağrılarınızın sebebi beyninizde bulunan anevrizma.
Yong Hwa:-Anevrizma mı?
Doktor:-Yani baloncuk.Beyinde ki bir damarda oluşmuş.Çapıda oldukça büyük.Hemen ameliyat olmazsanız, patlama riski oldukça fazla.Sorun şu ki bu baloncuk beyninizin oldukça tehlikeli bir yerinde.
Yong Hwa:-Ben, neler duyuyorum?Peki ya ameliyat olmazsam?
Doktor:-Baloncuk patlar ve patladığında beyin kanaması geçirirsiniz.Bu da felç geçirmeye karar gidebilir.Hatta ölüme.
Yong Hwa, şok yaşıyordu.Duyduğu şeyler,sanki filmden bir sahne gibiydi.Kendi başına gelebileceği aklının ucundan geçmezdi.
Doktor:-Korkmayın.Bu konuda başarılı ameliyatlar yapılmakta.Tek sorunumuz anevrizmanın tehlikeli bir yerde olması.
Yong Hwa:-Ben bunu karıma ve anneme nasıl anlatırım?Belki ölebilirim diye nasıl söylerim?
Doktor:-Aklınıza kötü şeyler getirmeyin lütfen.Bu gibi durumlarda moral ve sevgi her zaman ilaç gibi olmuştur.
Yong Hwa:-Ne kadar zamanım var?
Doktor:-Ne kadar çabuk olursanız o kadar iyi.
Yong Hwa:-Bundan eşimin ve ailemin haberi olmasın lütfen.Hasta doktor gizliliği.
Doktor:-Siz nasıl isterseniz.
Yong Hwa, hastahaneden çıkmış yolda yürüyor bir yandan da düşünüyordu.Durumu gerçekten zor du.
Yong Hwa:-Ben bunu Işıl'a nasıl söylerim?Anneme de.Herşey burada mı bitecekti yani?İki seçenekte de onları yanlız bırakıp gitmek var bu dünyadan.Ne yapacağım ben şimdi?
Çaresizlik çok zor du.Hemde karısını çok seven ve annesine henüz kavuşmuş biri için.Yong Hwa için.
Işıl ve Bayan Mi Ja akşam yemeğini hazırlamış Yong Hwa'nın gelmesini bekliyorlardı.
Işıl:-Allah, Allah.Nerede kaldı acaba.Hiç bu kadar geç kalmazdı.
Bayan Mi Ja:-Belki bir işi çıkmıştır.
Işıl:-Öyle olduğunda da haber verirdi.Dedi ve telefonuna sarıldı.Tam Yong Hwa'yı arayacaktı ki Yong eve geldi.
Işıl:-Yong nerede kaldın?Seni merak ettik.
Yong Hwa:-Geldim işte.Dedi tersleyerek.
Işıl:-Yemek hazır haydi gel.
Yong Hwa:-Aç değilim.Siz yeyin.Dedi ve odasına çıktı.Bayan Mi Ja ve Işıl, birbirlerine baktılar.
Işıl:-Neyi var acaba?
Bayan Mi Ja:-Bir şeye canı sıkılmış olmalı.
Yong Hwa,yastığa sarılmış, yatıyordu.Düşünüyordu.Işıl, içeri girdi.
Işıl:-Yong.
Yong Hwa:-Ne var Işıl, yalnız kalmak istiyorum.
Işıl:-Neyin olduğunu söylemeyecek misin?
Yong Hwa:-Şirkette bir şeyler ters gitti ve canım sıkkın.Öğrendin işte rahatladın mı?
Işıl:-Özür dilerim.Seni sıkmak istememiştim.Dedi ve odadan çıktı.
Yong Hwa,oturağına geldi.
Gece olmuştu.Işıl ve Yong Hwa, sırtlarını dönmüş birbirlerine yatıyorlardı.Yalnız uyku filan yoktu gözlerinde.Belki de üç aydır ilk defa bu şekilde yatıyorlardı.Bir ara Yong'un üzeri açıldı.Işıl doğruldu ve Yong Hwa'nın üzerini örttü.Sonrada yanağına bir öpücük kondurdu kocasının.
Işıl:-Canının neye sıkıldığını bilmiyorum.Ama üzülmeni asla istemiyorum.Dedi ve yattı.Yong Hwa,yorganı sıktı avucunun içinde ağlamamak için.
Sabah olmuştu.Işıl gözlerini araladı.Kalkacaktı eşinin kahvaltısını hazırlayıp işine yolcu etmek için ama Yong Hwa'dan eser yoktu evde.O yataktan çıkmayan Yong, erkenden kalkıp gitmişti.
Işıl,komidinin üzerine doğru baktı ve orada durmuş olan kağıdı gördü."Üç günlük şehir dışına çıkıyorum.İş toplantısı"Nottan da anlaşıldığı gibi gitmesine kimsenin karışamayacağı ve sadece haber vermiş olmak için yazılmış bir nottu bu.Işıl,Yong Hwa'yı aradı.Fakat açılmadı.Üç, dört hatta beşinci kez aradı Işıl ama açan yoktu.Her aramada daha da sinirleniyordu.Ayağa kalktı ve telefonunu yatağın üzerine fırlattı.Gidip gardırobu açtı.Yong Hwa neredeyse bütün kıyafetlerini toplayıp gitmişti.
Işıl:-Demek böyle olsun istiyorsun Bay Jung Yong Hwa.O zaman öyle olsun.Üç gün boyunca bende bir kez olsun seni aramayacağım.
Yong Hwa ise başında ki ağrı,kalbinde ki acı ile gelip bir otel odasına yerleşti.Değil şehir dışı, aynı semtten bile ayrılamadı.Otelin balkonuna çıktı hava almaya ama hava onu ferahlatmak yerine boğuyordu sanki.
Arkadaşı Dong,yanına geldi.
Dong:-Bence şu anda ailenin yanında olmalısın.Böyle bir durum ile tek başına başa çıkamazsın.
Yong Hwa:-Onları üzmek istemiyorum.
Dong :-Sen üzülüyorsun.Moralin yüksek olması gerekir ve bunu sana veren Işıl ve Bayan Mi Ja.
Yong Hwa:-Ölebilirim diye onlara nasıl söyleyebilirim Dong? Lütfen sende Eun Min'e bir şey söyleme.
Dong:-Bu böyle olmaz Yong.El .ele vermeliyiz ailen ile.Ameliyata girerken ne yapacaksın?Tek başına mı gireceksin?
Yong Hwa:-Bu yaşıma kadar tek başıma gelmedim mi?Yine trk başıma devam ederim.
Dong:-O Işıl ile evlenmeden önceydi.Saçma sapan bir hayat.
Yong Hwa:-Karamı verdim.Kimsenin haberi olmayacak Ölsem bile.
Dong :-Sen ölmek diye tutturmuşsun.Ameliyat başarılı gecmeyecek diye bir kaide mi var?
Yong Hwa:-İhtimaller Dong.İhtimaller.Dedi ve uzaklara doğru baktı.
Yong Hwa:-Affet beni Işıl.Ama benim bu durumumdan haberin olmasını istemiyorum.Seni üzemem.O ameliyata da tek başıma gireceğim.Diye düşündü.
Üç gün olmuştu.Işıl sözünde durup üç gündür aramamıştı Yong Hwa'yı.Yong Hwa ise üç günü bitirmiş dördüncü güne girmesine rağmen eve hâla gelmemişti.Işıl,düşenceli bir hâlde bahçede oturuyordu kollarını birbirine bağlamış.Bayan Mi Ja yanına geldi.
Bayan Mi Ja:-Sence Yong Hwa'nın neyi var?
Işıl:-Bilmiyorum ki.Birden bire böyle oldu.Bu gün dördüncü gün.Ben meraktan ölürken o aramıyor bile.
Bayan Mi Ja:-Bir şey vardır belki bize söyleyemediği.
Işıl:-Biz,birbirimizden hiç bir şey saklamazdık.
Bayan Mi Ja:-Canım sen canını sıkma.Elbette dönecek evine.
Işıl:-Döner mi dersiniz?
Bayan Mi Ja:-O seni çok seviyor.Kesin dönecek.Dedi gülümseyerek ve yanağını okşadı.
Işıl:-Umarım gelir?
Bayan Mi Ja:-Umarım.Diye mırıldandı.Belliki oğlunun nerede olduğundan haberi vardı.
Işıl:-Onu çok özledim.
Bayan Mi Ja:-Bence o da seni özlemiştir.Hatta eve gelmeyi iple çekiyordur.Bence sen ona güzel bir sofra hazırla.Onu güzel karşıla ki evde olmadığı günlerin cehennemden farksız olduğunu düşünsün.
O anda telefonu çaldı Işıl'ın.Hastahaneden arıyorlardı.
Işıl:-Doktor bey?
Doktor:-Bayan Işıl.Kan sonucunuz çıktı.Almaya henüz gelmediniz.
Işıl:-Ben onu unutmuştum.
Doktor:-Tahmin ettim.
Işıl:-Hemen geliyorum.
Bayan Mi Ja:-Hastahaneden mi?
Işıl:-Evet.Kan sonuçlarım çıkmış.Unutmuştum.Anneciğim izninizle ben hastaneye gideyim.Yong Hwa gelirse beni arar mısınız?
Bayan Mi Ja:-Tamam canım.Ararım..
Işıl hastahaneye geldi.Doktor ile konuşuyordu.
Doktor:-Sizin kan sonuçlarınız doğum uzmanımızda.
Işıl:-Neden?
O anda diğer doktor girdi içeri.
Doktor:-İşte kendiside geldi.
:-Merhaba Bayan Işıl.
Işıl:-Merhaba.
:-Kan sonuçlarınız şu an elimde ve bu müjdeli haberi size ben vereceğim.
Işıl:-Müjdeli haber mi?
:-Evet.Tebrikler hamilesiniz!Hemde üç aylık.
Işıl:-Ne?Ben şimdi anne mi olacağım?Dedi yarı şaşkın yarı mutlu bir yüz ifadesi ile.
Bayan Mi Ja,Yong Hwa ile telefonda konuşuyordu.
Bayan Mi Ja:-Telefonu açman büyük bir mucize.
Yong Hwa:-İş gezisindeyim anne.
Bayan Mi Ja:-Kimi kandırıyorsun sen? Kaldığın otele kadar biliyorum.Dua et Işıl bilmiyor.
Yong Hwa:-Biraz kafamı dinlemem gerekiyordu.
Bayan Mi Ja:-Bu akşam eve geliyorsun yoksa Işıl'a nerede olduğunu söylerim.
Yong Hwa:-Gelmeyeceğim anne.
Bayan Mi Ja:-Geleceksin Yong.Gelmezsen Işıl oraya gelir.Dedi ve telefonu kapattı.
Akşam olmuştu.Işıl güzel bu masa hazırlamıştı eşi için.Kendiside ayrıyetten hazırdı.Elindede bir çift bebek ayakkabısı vardı.Arkasında saklıyordu.Bu gece bebeklerinin süprizinini verecekti.
Yong Hwa eve geldi.Ortam karanlıktı ve kimse yoktu.Işık düğmesine bastı.O an karşısında aşık olduğu kadını gördü.
Yong Hwa:-Işıl!
Işıl:-Hoş geldin canım.
Yong Hwa'nın gözleri parladı önce karısını gördüğü için.Ama sonra başını çevirdi, yüzünü astı.
Yong Hwa:-Beni mi bekledin? Bilseydim arar geç geleceğimi haber verirdim.Dedi somurtarak.
Işıl:-Seni bekliyor olmamı bilmen gerekirdi.
Yong Hwa:-Seni düşünemeyecek kadar yorgunum.
Işıl:-Yorucu geçmiş olmalı iş gezin.Neyse.Sana yorgunluğunu alacak bir süprizim var.
Yong Hwa:-Benim de sana söylemem gereken önemli bir şey var.
Işıl:-Önce ben söyleyebilir miyim?Dedi binbir hevesle Sonra devam etti.Yong ben ha...
Yong Hwa, sözünü kesti:-Ben boşanmak istiyorum.
Işıl, duyduğu şeye anlam veremiyordu.
Işıl:-Şaka mı bu?
Yong Hwa:-Ben boşanmak istiyorum.
Işıl:-Sebep?
Yong Hwa:-Sebep, başka biri.Aslında iş gezisine gitmedim.Seul'deydim.Bir otelde.Yalnız değildim ayrıca.Dedi Işıl'ın canını yakmak istercesine.
Işıl:-Parmağınla oynuyorsun.Yalan söylemene gerek var mı?Yong Hwa bir şey mi itiraf edeceksin?
Yong Hwa:-Sevgilim olduğunu itiraf ediyorum ya işte.
Işıl:-Parmağınla oynamana rağmen pek bi rahat itiraf ettin.Söyleyeceğin şey bu değil galiba.
Yong Hwa:-Hareketlerimi yorumlamayı bırakta beni dinle.Yarın mahkemeye başvuru yapacağım Boşanmak için.
Işıl:-Senin beni aldattığına inanmak istemiyorum.
Yong Hwa:-İster inan,ister inanma.
Işıl:-Ne oldu sana birden bire?
Yong Hwa:-Aşık oldum.Gercek aşk.Sana olan hislerimin sadece bir yanılgı olduğunu anladığım bir aşk Neyse çok fazla konuşmanın gereği yok.Mahkeme de görüşürüz.Dedi ve dönüp gidiyordu ki Işıl'ın kendine seslenmesi ile yerinde kaldı.
Işıl:-Yong.
Yong Hwa:-Söyle.Dedi arkasına dönmeden.
Işıl:-Sen beni aldatmazsın biliyorum.Şunu bilki bende senden bir çocuk dünyaya getirecek kadar seviyorum seni.Şimdi istersen boşanırım senden.Dedi ve odasına çıktı.Gitmekte olan Yong Hwa, koltuğa oturdu.Ağlıyordu gizliden gizliden.Aynı şekilde Işıl'da yatağının üzerinde göz yaşlarını tutamıyordu.Eşinin anlam verilemez davranışları onu fazlası ile yaralamıştı.İki çocuğu ve aile olma hayalleri yerle birdi çünkü.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BENİM KÜÇÜK DADIM
FanfictionKORE DRAMASI TADINDA Haylaz mı haylaz Koreli bir gencin,Türk bir dadı ile imtihanı. "Her erkeğin içinde bir çocuk vardır.Her kadının içinde de bir anne. İşte bu yüzden kadınlar erkekleri ilelebet taşıyabilirler."