Nate ve Sam şok içinde yaşlı kadına bakıyorlardı. Yaşlı kadın:
- Ellerinizi kaldırın.:
dedi. Sam Nate'in önüne geçti ve:
- Hey! Silahı bana doğrult. Hanım efendi biz hiç bir şeye zarar vermedik.
- Evime gizlice girdiniz.
- Peki şimdi ne olacak ?
- Şimdi polisi bekleyeceğiz. Yaptıklarınıza katlanmak zorundayız.
- Bari kardeşimi bırakın o gitsin:
Nate şok içinde Sam'e baktı. Sam devam etti:
- Annemizin eşyalarını göstermek için getirdim.
- Ne ?
- Bunların hepsi benim fikrimdi.
- Hayır! Annenizin eşyaları mı ?
- Evet. Bu günlük ve defterler annemizindi:
Yaşlı kadının yüzü bir anda yumuşadı. Hafifçe gülümsedi:
- Cassandra Morga'nın çocuklarısınız.
- Ehh... Merhaba.
- Sizi vurabilirdim.
- Evet hala vurabilirsiniz. Yani şunu indirseniz:
dedi Sam. Yaşlı kadın silahı masaya koydu. Masanın üstünde duran sigara kutusundan bir sigara aldı ve çakmakla yaktı. Sigarayı içmeye başladı. Nate:
- Annemizi tanıyor muydunuz ? Yani çevirmeniniz miydi ?
- Anneniz hayatımda gördüğüm en iyi tarihçiydi. Henry Avery'nin hazinesini bulmak için çok uğraştık. Sonra hastalanınca... Üzgünüm.
- Alıştık artık sıkıntı olmaz:
dedi Nate. Sonra kapı çaldı. Dışarıdan " Hanım efendi polis. Kapıyı açar mısınız ? " diye ses geldi. Sam:
- Eh ! Artık gidebilir miyiz ?
- Tabi ki. Polisleri ben hallederim:
dedi yaşlı kadın. Yaşlı kadın kalkmaya çalışırken Nate kadının kolundan tuttu ve ona yardım etti. Yaşlı kadın:
- Teşekkür ederim genç adam.
- Bir şey değil.:
dedi Nate. Yaşlı kadın kapıya yöneldi. Bir an durdu ve elini kalbine koydu. Kadın bir anda yere yığıldı. Sam:
- Olamaz:
dedi. Kadının yanına gitti ve çömeldi. Kadının nabzına baktı. Atmıyordu. Kulağını kalbinin olduğu yere koydu. Kalbi atmıyordu. Sam:
- Ölmüş. Gitmeliyiz. HEMEN!
- Onu böyle bırakamayız.
- Ne yapabiliriz ki ? Polislerin bizi yakalamaması gerekiyor.
- Tamam hemen gidelim:
dedi Nate. Nate ve Sam cama yöneldi. Camdan küçük çatıya geçtiler. Çatıdan ilerleyip yere inmek için camın altındaki tahtaya tutunup yere indiler. Nate inerken tahta kırldı. Bütün polisler o tarafa baktı. Polislerden biri :
- Hey! İşte oradalar. Yakalayın !:
diye bağırdı. Sam:
- Nathan koş !:
diye bağırdı. Sam ve Nate polislerden kaçabilmek için ser manevralar yapıyor,polisler önlerine geçince onları itip kurtuluyorlardı.Sam bir demir kapı gördü. Demir kapının yanında çöp kutusu vardı. Sam:
- Çöp kutusu. Oradan kaçabiliriz.
- Tamam:
dedi Nate. Onlar çöp kutusuna koşarken arkalarından polisler koşuyordu. Çöp kutusuna koşarken Nate düştü. Sam kolundan tuttu ve ayağa kaldırdı. Çöp kutusunun üstüne çıktılar. Kapının üstündeki duvarın üstünden geçtiler ve dışarı çıktılar. Sam ve Nate motora bindiler. Sam motoru çalıştırdı ve gaza bastı. Bir kaç kilometre gittikten sonra polislerden kurtuldular. Sam:
- Onlardan kurtulduk.
- Umarım yakalanmayız.
- Umarım.:
dedi Sam.
5 YIL SONRA
Nate uyuyordu. Bir anda bir gürültü koptu. Nate gürültüyü duydu ve yataktan sıçradı. Yattığı yerden kalktı. Parmaklıklara yöneldi. Elleri ile parmaklıkları tuttu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Henry Avery'nin Hazinesi
AdventureNate ve Sam annelerinin yarım bıraktığı bir macerayı devam ettirmek isterler.Bu macera Henry Avery'nin 400 milyon değerindeki altın hazinesini bulmaktı. Avery'nin hazinesi bulmak düşündükleri gibi kolay olmayacaktı. Bu büyük macerada Nate ve Sam'e k...