Selammmmmm! Bu bölüm size Yiğit'li Naz'lı bir bölümle geldimm. Eheheheh😉Keyifli okumalarrrr!
***
"İç biraz. Daha iyi misin?"
Utanç verici bir şekilde umursamadan burnumu çekip bilmem kaçıncı kez hıçkırdığımda 'evet' anlamında başımı salladım.Uzattığı su şişesine titreyen ellerimle uzandım. Bir kaç yudum suyu içip şişeyi yan tarafıma bıraktım.
"Naz? Bakar mısın lütfen?"
Sağımdaki endişeli sese doğru döndüm. Ağlayarak bir köşebaşında beklediğimi görünce yanıma gelmişti. Yiğit. Evet. Yiğit buradaydı, yanımdaydı ve şu an bir bankta oturmuş beni sakinleştirmeye çalışıyordu. Bana sarılan oydu... Hayır, sadece... Sonuçta sınıf arkadaşınızı köşebaşında ağlarken görüyorsunuz ve sizi gördüğü an hıçkırıklar içinde ağlamaya başlıyor. Bu durumda sarılmak, hiç de tuhaf değil. Değil mi?
"Naz, neyin var? Korkutma artık. Neden biri ölmüş gibi ağlıyorsun?"
Nasıl anlatabilirim ki şimdi ben sana bunu. En yakın arkadaşım aramızda bir şey olduğunu ve bunu ondan sakladığımı düşündüğü için beni evden kovdu.
"Hiç."
Alay eder gibi baktı yüzüme.
"Hiç?Allah Allah. Nasıl tahmin edemem ben bunu. Başka ne için insan sokak ortasında ağlar ki? Tam bi salağım. Tabii ki de hiç oldu."
Gittikçe daha çok kendimi kaybediyordum. Seni görmek, seni görmek bana hiç iyi gelmedi. Üzgünüm ama gerçek bu. İyi gelmediğini biliyorum çünkü şu an gülüyorum. Duygularım arasındaki geçişleri sağlamakta büyük problem yaşıyorum şu an. Asıl tuhaf olan o da gülüyor. Bu durumu düzeltmeliyim yeter artık.
"Hayal."
"En yakın kankan."
Şaşkınlıkla baktım yüzüne.
"Sen, nereden biliyorsun? Benim ona böyle söylediğimi?"
Tamam özel bir lakap falan değil ama nereden biliyor sonuçta?
"Biz aynı sınıftayız. Sizin sesiniz de az çıkmıyor hani." derken gülüyordu. Sahi duyuyor muydu konuşmalarımızı? Uf rezillik. Kesin şımarık kızlar olduğumuzu düşünüyor şu an. Ne düşünürse düşünsün Naz.
"Şey, biz öyle. Yani ben pek sesime hakim olamam. Aslında... Neyse. "
"Ne oldu Hayal'e? "
"Ben de bilmiyorum. Sadece benimle ilgili bir şeyi başka bir arkadaşımızın ağzından duydu. Sonra da..."
"Ondan sakladığını sanmıştır.Bunun için mi başına gelmedik kalmamış esas kızlar gibi sokakta ağlıyorsun?"
Aaaa, sen dizi de mi izliyorsun? Aynı benim gibi konuştu şu an! Yerim seni!Güldüm.
"Biz pek kavga etmeyiz. Aslına bakılırsa hiç etmeyiz."
"Çok güzelsiniz."
Ağlamaktan kızaran gözlerim şu an şaşkınlıktan kızarmış durumda.Elini saçlarına götürüp sıkıntıyla yüzünü buruşturdu.
"Öyle demek istemedim. Arkadaşlığınız çok güzel demek istedim. "
Tamam. Ama üzüldüm şimdi. Biz çirkiniz yani. Biliyorum prenses peri olmadığımı da bu kadar yüzüme vurmana da gerek yoktu hani.
"Söylediğine bu kadar sıkıntılanacak kadar çirkin miyiz?"
Anlamaya çalışan gözlerle bir dakika kadar saf saf yüzüme baktı. Sonra telaşla konuştu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BEKLENMEDİK
Teen Fiction"Kapat gözlerini şimdi." Anlamamıştım. Olsundu. İçten gelen bir tebessüm ve uyumla kapattım gözlerimi. Kalbimin ritmi saniyesine uymazken ben gözlerimi kapatmış, yüzümü göğe çevirmiş bir şekilde duyacaklarımı bekliyordum. "Kapattım.Ne olacak şimdi...