Kampa vardıklarında her yer hasta melezlerle doluydu. Neela ve Kheiron kahramanları karşıladı. Aqua gülümsedi ve annesine doğru ilerledi. Neela da ona gülümsedi ve kızını kucakladı. Bir süre sonra ayrıldılar. Diğerleri de yanlarına geldi. Kheiron üzüntüyle başını salladı" Şu anda kampta hasta olmayan bir tek Ares melezleri var. Ayrıca Nico hastalandıktan sonra öğrendik ki üç büyükler melezleri hasta olursa güçlerini kullanamıyor. Kısacası sadece nektar ve Ambrosia tüketebilen birileri oluyorlar. Bütün becerileri sıfırlanıyor. Ayrıca mantıklı düşünemiyorlar. Kişilikleri değişiyor. Nico'yu görünce anlarsınız. Bu yüzden kendinize dikkat edin çocuklar." Herkes başını salladı ve 4 elementi ayrı tutmaya özen göstererek büyük eve taşıdılar. Clarrise kapıdaydı" Hasta olduğunuz zaman sizinle hesaplaşacağız. Özellikle sizle Percy ve Aqua." Percy ve Aqua sadece ona kötü bakışlar yollamakla yetindi. Clarrise sırıtıp oradan ayrıldı. Neela büyüyü yapmak için oraya geliyordu. Ellerini Aqua'nın ve Percy'nin omuzlarına koydu" Onu takmayın. Sadece arkadaşlarınızı iyileştireceğiz. Öyle düşünün ve onu görmezden gelin." İkisi de başıyla onayladı ve içeri geçtiler. Neela herkesi dışarı çıkardı. Aqua yardım etmek için kalmak istedi ama annesi izin vermedi. Onlar da arenaya gittiler. Ares melezleri oradaydı bu yaz başında gelen melez Lucas öne çıktı" En iyi kılıç dövüşçüsü Aqua'ymış. Cesareti varsa bir düello istiyorum." Aqua alaylı bir şekilde gülümsedi" Ben korkmuyorum ama... Seni bilemem." Lucas sinirden kızardı ve gardını aldı." Her çeşit silah kullanılır. Sadece kılıç değil. Ok ve yay hariç." Aqua parmaklarını şıklattı ve spor ayakkabılarını lacivert topuklu ayakkabılara dönüştürdü. Ares melezlerinden kahkahalar yükseldi. Aqua onları takmadı ve bileziğini kılıca dönüştürdü. Arkadaşları da endişeliydi. Yani topuklu ayakkabı ile nasıl savaşılırdı ki? İkisi de gardını aldı ve Lucas saldırdı. Aqua her saldırıyı kolayca savuşturdu. Sonra kendisi bir atak yaptı. Lucas geriye doğru sendeleyince Aqua bir parande attı, ayakkabıları Lucas'ın yüzünü kıl payı sıyırdı ama bir baktılar ki Lucas'ın yanağı kanıyor. Aqua sırıttı ve dizini büküp hafifçe ayağını yerden kaldırdı. Ayakkabısının topuklarından bronz renkli hançerler çıkıyordu. Clarrise Lucas'ı arenadan çekti ve Aqua'nın karşısına kendi geçti. Bir sürelik savaştan sonra Clarrise yerdeydi. Sinirle ayağa kalktı. Tekrar saldıracaktı ki Aqua birden şiddetli bir şekilde hapşırdı. Küçük bir sallantı oldu. Clarrise sırıttı" Galiba hastalık seni de buldu kraliçe. Hastalık ilerlediği zaman seninle görüşeceğiz." Diğer Ares melezlerini de alıp kulübesine gitti. Diğerleri endişeyle Aqua'nın yanına gitti. Aqua başını salladı" Sadece hapşırdım. Bir şeyim yok." dedi ve hızlıca yemekhaneye doğru ilerledi. Yemek sırasında iyice kötüleşti. Ama bir şeyi yokmuş gibi davranıyordu. Yemeğini yemeden kalktı. Neela peşinden gitmeye çalıştı. Çünkü Aqua denize doğru yürüyordu. Aqua annesine bakmadan iskeleye çıktı ve suya daldı. Sonra birden çırpınarak yüzeye çıktı. Bunu gören Neela da hemen suya atladı ve Aqua'nın kıyıya çıkmasına yardım etti. Neela ıslak değildi ama Aqua sırılsıklamdı ve titriyordu. Sonra derin bir nefes aldı ve üstü kurudu. Güçleri azalmıştı ve kontrol edemiyordu. Neela" Ben hemen gidip ilacı yapayım. Ne kadar erken o kadar iyi. Kendine dikkat et deniz kabuğum." dedi ve Aqua'nın alnını öpüp büyük eve doğru gitti. Aqua ayağa kalktı ve onunla konuşmaya çalışan arkadaşlarına bakmadan Poseidon kulübesine gitti, kapıyı kapattı ve yatağına oturdu. Birkaç dakika sonra Percy de kulübeye geldi ve yanına oturdu." Aqua açıkçası anlayamadım. Hasta mısın yoksa değil misin?" Aqua gözlerini yumdu" Bilmiyorum. Kendimi çok iyi hissetmiyorum. Güçlerimin azaldığını hissediyorum ama umurumda değil. Yarın sabah Clarrise'e meydan okuayacağım. Onu öldüreceğim." Gözleri kıpkırmızı parlıyordu. Aşırı öfkeliydi" Şimdi, izninle Percy uyuyacağım." Percy o kadar şaşkındı ki konuşamadı. O da kendi yatağına geçti ve sırtını Aqua'ya dönüp uyumaya çalıştı. Sabah olduğunda Aqua iyi görünüyordu ama sadece görünüşte. Percy üzerini hızlıca giyinip kardeşini kulübenin önünde beklemeye başladı. Annabeth de yanına geliyordu" Noldu yosun kafa?" Percy sıkıntılı bir şekilde" Aqua iyi olduğunu söylüyor ama pek öyle görünmüyor. Beni kulübeden attı Annabeth! Onu rahatsız ediyormuşum." dedi. Annabeth şaşkındı. Tam bir şey söyleyecekken Aqua kulübeden çıktı. Ama oldukça değişikti. Sarı saçlarının bazı kısımlarını siyaha boyamıştı ve topuz yapmıştı. Altında siyah bir şort üzerinde karnı açık ince askılı siyah dar bir yarım atlet vardı. Siyah kalın topulu sandaletleri giymişti. Siyah renk güneşten bronzlaşmış tenine yakışmıştı ama... Yüzünde makyaj vardı!! Siyah göz kalemi, rimel ve gri renkli bir ruj sürmüştü. Gözleri kırmızıydı. Çok güzeldi ama tam olarak Aqua değildi. Umursamaz bir şekilde Percy ve Annabeth'e baktı. İkisi ise şaşkındı. Konuşmadılar bile. Aqua siyahtan nefret ederdi. Makyajdan da nefret ederdi. Etrafına bakmadan yemekhaneye gitti. Yavaş yavaş herkes kahvaltıya gidiyordu. Percy ve Annabeth de kendi masalarına gidip oturdular. O sırada Nico'yu gördüler. Hades masasında Will ile birlikte oturuyordu. Üzerinde ise... Vay canına. Ne giymişti öyle?! Üzerinde yıldız ve gökkuşağı resimleri olan sarı bir tişört ve mavi bir pantolon giymişti. Sürekli kahkaha atıyordu. Evet onu öyle görmek çok iyiydi. Yani mutluydu ama pek normal görünmüyordu. Düşünebiliyor musunuz MC Donalds yemiyordu. Hastalığın etkisi belliydi. Bu da Aqua'yı açıklardı. Jason Poseidon masasına doğru geldi." Aqua biraz konuşalım mı?" Aqua ofladı ama yine de kalktı ve Jason'la birlikte bir köşeye geçtiler
" Hastasın biliyorum ama bu şekilde olmaz. Eğer yardım etmemize izin verirsen..."
" Hayatta olmaz Jason. Fark ettim ki siz 'arkadaşlarım' sadece bana engelsiniz. Bu yüzden artık sizden olabildiğince uzak duracağım."
" Benden bile mi?"
" Evet. Senden bile." Ama bunu söylerken gözleri lacivert renkteydi. Üzgün. Clarrise'in yanına gittiğinde gözleri alev kırmızıya döndü. Elini masaya vurdu" Yeterince hastayım Clarrise. Sen. Ben. Arena. Şimdi." Hızlıca arenaya gitti. Ardından Clarrise sırıtarak geliyordu. İkisinin peşinden de bütün kamp. Hatta Neela ve Kheiron bile arenaya gidiyorlardı. Aqua hemen pozisyon aldı Clarrise ise karşısına geçti ama kılıcını çekmedi. Aksine parmaklarını şıklattı. Bütün Ares melezleri Aqua'yı yakalamaya çalıştı ve başardılar. Hasta melezlere de eğlence çıkmıştı. Aqua bağırıyor ve debeleniyordu ama Ares melezleri hem çok güçlüydü hem çok fazlalardı hem de Aqua hasta olduğu için güçleri yok denecek kadar azdı. Melezler onu sahile götürdüler. Suya koydular ve suyun altına doğru bastırmaya başladılar. Aqua ilk başta kurtulmak için çırpınıyordu ama onu suyun altında o kadar uzun süre tuttular ki artık nefes alamadığı için çırpınmaya başlamıştı. Percy bunu görünce suları kontrol edip Ares melezlerini dağıttı. Aqua öksüre öksüre sudan çıktı. Doğal olarak ıslaktı. Öfkeyle ayağa kalktı ve kılıcını çekip önüne gelene saldırmaya başladı. Eski refleksleri yoktu artık. Bu yüzden bir sürü yara aldı. En sonunda Jason dayanamadı ve Aqua'yı belinden yakalayıp havaya kaldırdı. Aqua bu sefer Jason'a saldırmaya çalıştı ama Percy hemen elindeki kılıcı aldı. Aqua havayı tekmeliyordu. Azıcık olsa da sakinleşince Jason onu yere indirdi. Tekrar öfkeyle çığlık attı
" Hepiniz sadece kendini düşünen bencil varlıklarsınız. Atlantis'e bir emir yollayacağım. Önce birkaç kişi gelecek. Onlara orduyu hazırlamalarını söyleyeceğim. Melez kampı da Atlantis gibi sular altına gömülecek!!"
" Hayır. Öyle bir şey yapmacaksın." Bu Neela'ydı. Kızının yanına gitti.
" Şu anda kendinde değilsin. Ve kurallara göre kraliçelik yetkin yok."
"Sana öyle geliyor anne. Eğer mesajı yollayan ben olursam bir sürü kişi gelecek. Seni dinlemelerini engelleyebilirim."
"Kamptan ve Atlantis'ten uzaklaşman gerek. Burada herkes için tehlikesin."
" Sen ne diyorsun?" Beti benzi atmıştı." Kendi kızını kovacak mısın?!"
Neela cevap vermedi. Elini salladı ve bir ışık küresi oluşturdu. Küre su altına gitti. Aqua tedirginlikle bekliyordu. Birkaç dakika sonra Serafina, Derek ve birkaç Atlantisli denizden çıktı. Önce Aqua'nın sonra Neela'nın önünde eğildiler. Neela Jason'a başıyla işaret etti. Jason da Aqua'nın arkasından yaklaşıp onu yakaladı. Nedense Aqua hiç tepki vermedi. Neela Serafina'ya yaklaştı"Size daha önce söylemiştim. Aqua da hastalığa yakalandı ve şu anda etrafinda bulunan herkes tehlike içinde. Onu önceden hazırlanan yere kapatmanızı istiyorum.
" Emin misiniz majesteleri? Başka bir yol..."
" Hayır. Başka yolu yok. Onu içerde tutmak için elinizden geleni yapacaksınız."
"Emredersiniz."
Suyun altından bir kubbe yükseldi. Etrafında başka denizkızları ve sirenler vardı. Aqua sanki ne olduğunu biliyormuş gibi çırpınmaya başlamıştı. Jason zorla da olsa Aqua'yı kubbenin içine sokmayı başardı. Kubbede su değil hava vardı. Aqua bağırıp duvarları yumrukladı. Kılıcı geri gelmişti- Percy'nin kılıcı ile aynı özelliğe sahip- Kılıcını çekip duvarı delmeye çalıştı. Ama işe yaramıyordu. Kubbenin kapısı kapanmıştı. Sesi dışarıya boğuk bir şekilde geliyordu. Sonra sirenler bir şarkıya, denizkızları ise bir büyüye başladı. Aqua bir çığlık atıp kılıcını yere fırlattı ve başını tuttu. Yavaş yavaş yere doğru eğiliyordu. Sonra yere uzandı ve uykuya daldı. Neela elini salladı ve kubbe son hız suyun altına doğru gitti. Bu olaylar herkesi etkilemişti. Neela Serafina'ya döndü" Yanına en güçlü 5 büyücüyü al ve buraya gel. Bu ilacın yapımı haftaya bitmiş olacak. Öyle olmalı." Serafina başını salladı ve diğerlerini yanına alıp Atlantis'e döndü. Kheiron ise melezleri kulübelerine dağıttı. Ağaçların arasında ise hastalığı yayan kişi büyük bir karışık çıkarmak için yaptığı planını gözden geçiriyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
POSEİDON'UN KIZI 2 :KAMPTAKİ HAİN( TAMAMLANDI)
FanfictionPoseidonun kızı kayıp melez kitabının devamı şeklinde olacak bir kitap Anlam karışıklığını önlemek için ilk kitabı okumanızı tavsiye ederim. Poseidonun kızı kayıp melez ilk kitabım. UYARI!!! Eğer bu hikayeyi Wattpad harici bir platformda okuyorsanız...