Kafamı sıraya yaslamış dersi dinlemek yerine uyumaya çalışıyordum. Dışarıda yağan yağmur beni daha huzurlu ve iyi hissetmemi sağlıyordu. Aynı zamanda da beni huzursuz eden o anıların zihnimde canlanmasına da sebep olmuştu.
Ders tarihti. Normalde tarih dersini severdim ama bugün canım sadece uyumak istiyordu. Melis ise dersi pür dikkat dinliyor hocanın tahtaya yazdıklarını deftere geçiriyordu.
''Çağla kaldır başını.'' dedi hoca azarlar bir ses tonuyla. ''Kusura bakmayın hocam.'' dedim ve başımı sıradan kaldırıp hocanın tahtaya yazdıklarını defterime geçirmeye başladım.
Zilin çalmasına az bir süre kalmıştı. Melis'in defterine bakarak hocanın yazdıklarını defterime tamamen geçirirken Bilge bize doğru döndü ve ''Bugün çok sıkıcı bir gün değil mi?'' dedi kısık bir sesle.
''Bilmem öyle mi?'' dedi Melis.
''Çok sakin. Nasıl desem...'' Bilge devamını getirmeye çalışıyor gibiydi. ''Evet sıkıcı bir gün. Bu yüzden tenefüste bahçeye çıkıp voleybol falan mı oynasak.'' diye bir fikir attı ortaya Beren.
''Valla benim idrar kesem patladı patlayacak. İlk tenefüste sınıftan çıkmadım.'' dedim.
''Neden çıkmadın ki?'' diye sordu Bilge.
''Bilmem bugün yorgun hissediyorum.'' dedim. Yalan söylemiştim. Ulaş'la karşılaşmamak için çıkmamıştım.
Bu yüzden ders başladığından beri resmen idrar kesem bana eziyet ediyordu. Dayanacak gücüm kalmamıştı. Zil çalar çalmaz tuvalete uçmayı düşünüyordum.
12lerin katındaki tuvalet genelde çok kullanılmazdı. 12ler okula çok gelmiyorlardı zaten. Bu yüzden o kattaki tuvaleti tercih ediyordum genelde. Sıra beklemiyordum ve burnumda sümük varsa rahatlıkla temizleyebiliyordum.
Zil çaldığında bizimkilere bir şey demeden hızlı bir şekilde en üst kattaki tuvalete çıktım ve en dipteki tuvalete girip çişimi yapmaya başladım.
İşim bittiğinde tam kabinden çıkacağım esnada Gonca'nın sesi kulaklarımı doldurdu. Tuvalet kapısının kulpundan elimi çektim. Geçen sefer Utku ve Ulaş'ı nasıl öğrendiysem yine bir şeyler öğrenebilirdim belki.
''Anlat hadi nasıl çıkmaya başladınız Ulaş'la?''
Bu ses Elif'e aitti. Geçen yanımda azarladığı kıza.
''Bu Çağla denen kızla kütüphane temizledikten sonra beni aradı. Buluşmak istediğini söyledi. Buluştuk. Kaan'da vardı yanında. Önce bundan rahatsız oldum. Ulaş'la beraber olmak istiyordum çünkü. Bu yüzden Defne'ye mesaj attım ve o da geldi. Seğmenlere gittik. İşte cips kola falan aldık. Oturuyoruz dördümüz ama Kaan nasıl gergin anlatamam.''
''Defne çok güzel bir kız. Kaan neden ilgilenmiyor anlamıyorum. Gay olmadığına da eminim.'' dedi Elif. Umarım geçen Bilge'nin dalga geçerek söylediği o ihtimal bu ikisinin aklına gelmezdi.
''Anlatıyorum işte. Sonra da ben Ulaş'ı çektim kenara uzaklaştık bunlardan. Konuşmaya başladık. Ulaş benimle sevgili olmak istediğini söyledi. Kabul ettim tabii. E sonrasını anlatmama gerek yok sanırım.'' dedi gülerek.
Yaşanılanları Gonca'nın ağzından duymak daha da çok canımı sıkmıştı. Ne kadar ileri gitmişlerdi bilmiyordum. Ama beni öpmeyi düşündüğü dudaklarıyla Gonca'yı öpmüştü. Ve bu gerçek kalbimi kırıyordu.
''Artı on sekizlik kısma geçtiniz mi?''
''Öpüştük sadece. Ama ileriye gideceğiz bir gün.''

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Anonim
Teen Fiction-bu kitap 2017 temmuz ayında yayınlanmıştır. ama yazar üzerine düşmediği için uzun bir süre bölüm yüklenmemiştir ve 2024 haziran ayından beri 36.bölümden itibaren devam etmektedir :) Hayatta karşına ne çıkacağı belli olmuyordu. O gün ona ilk kez ano...