16.Bölüm "Ceza"

115 18 0
                                    

Hem yürüyüp hemde arkama bakıyordum. Cem yerden doğrulmuş; karnını tutarak ayağa kalkmaya çalışıyordu. Adımlarımı daha da hızlandırınca göğüs kafesim sanki parçalanıyormuş gibi geldi. Nefesim daraldı. Gözlerim karardı. Bu olanlara anlam vermeye çalışırken evin kapısının önündeki siyah bir arabanın camları açıldı. Sürücü koltuğunda siyah saçlı genç bi adam beni süzmeye başladı. Daha sonra sanki aklına unuttuğu birşey gelmiş gibi hareketlenip kapıyı açtı. Ayaklarım beni taşıyamaz duruma gelince kendimi yere doğru bıraktım. Gözlerim tamamen kapanmadan son kez başımdaki iki adama iyice baktım. İri olan adam,siyah saçlı genç adama benden gözlerini ayırmadan konuşuyordu.

"İğne işe yaradı."

Daha sonra tatlı bir uyku beni içine doğru çekti.

......

Gözlerimi açtığımda kare şeklinde dar bir odada, gıcırdayan bir sandalyede, eli kolu bağlanmış bi şekilde buldum kendimi. Ağzımın açık olması biraz düşündürse de bu havasız yerde daha fazla duramayacağımdan bağırmaya başladım.

"İmdat!"

Oda, detayları farketmek için biraz karanlık olduğundan kapının nerede olduğuna karar veremedim. Ayaklarımı yere vurmaya başlayıp,sesimi daha da yükselttim.

"Yardım edin!"

Ardından beklemeye başladım. Ayak sesleri sert sert gelince korkmamak elde değildi. Anahtarla kapının "Çıkırt!" Diye açılmasıyla kapıdan bana doğru bakan adamı tanıdım. Bu o siyah saçlı genç adamdı.

"Noluyor? Ben niye buradayım?!"

Soğuk gözlerle bana bakan siyah saçlı genç adam 'hıh' diye kısa ve çok hızlı bi şekilde sırıtıp kapıyı sertçe kapattı. Noluyoruz ya?!

Kapalı alanlardaki nefes problemimi hatırlamamaya çalışsamda akciğerlerim şakımaya başlamıştı.

"Ya bi Allah'ın kulu yok mu yardım edecek ?! Nefes alamıyorum, ölcem şimdi !."

Kapıdan yine siyah saçlı genç adam belirdi.

"Ne var yine?" Dedi yüzüme bile bakmadan.

"Nefes alamıyorum. Size uygun mudur nedenim ?!"

Arkasından yansıyan ışıkla yaptığı hareketleri farkedebiliyordum. Odaya bakıp bana geri dönen gözlerinde bomboş bi ifade vardı.

"Gördüğün üzere odada hiç pencere yok. "

"Evet. Görüyorum . Yok. O yüzden beni buradan çıkar!"

-"Çat!"- kapı kapandı.

"Ya valla kesicem şimdi bileklerimi . Tabi neyle kesicem ortada kesicek birşey yok. Ben bari alamadığım nefesi tutayım da öyle öleyim. "Ya beni duyan yok mu?!" Bu iş gerçekten de ciddileşmeye başlamıştı. Biraz tırsmaya da başlamıştım. Bir süre sonra bugün yaşanan o kadar maceraya dayanamayacığımı anlayıp gözlerimi uykuya kapattım.

.......

"Bilmiyorum. Ama bana yaptığının cezasını çekecek. "

Uyanmıştım ama duyduğum ayak sesleriyle gözümü açmamıştım. Konuşanlara bilerek kulak misafiri oluyordum. Konuşan Cem'di. Bana cezamı çektirecekmiş. Bak bak bak! Havalara bak! Aslında merak da ediyordum. Acaba Kerem ile öpüşürken mi görmüştü yoksa konuşurken mi duymuştu? Bakalım. Yakında öğreniriz.

"Sen onunla burada kal. Ben İstanbul 'a gidiyorum. Birileri anlamasın birşeyler olduğunu. Ona iyi bak. "

"Hala seviyorsun onu."

" "sevmiyorum"demek üzerine çalışıyorum. Sadece yaptığını kaldıramıyorum." Sanki 50 tane doğum yaptım, gizlice Kerem ile evlendim ya ! Sabır sabır ! Bir de beni nerelere getirmiş. Manyak ya katıksız manyak!

Daha sonra odadan ya Cem yada -Sesi siyah saçlı genç adama benziyordu.- yanındaki çıkmıştı. Yavaşça 'uyanıyorum bak' moduna geçtim. Gözlerimi açtığımda ilk gördüğüm siyah saçlı genç adamdı.

"Hayret gelir miydin sen buraya ya ?!"

"Niye böyle birşey yaptın?"

"Neyi ne yapmışım?"

"Uyumadığını dinlediğini biliyoruz. Maalesef oyunculuğun sıfır. Gözlerini çok fazla kırptın."

"Sadece öğrenmek istediğimi öğrendim. Eğer sana sorduğumda söyleseydin böyle birşey yapmazdım. "

"Öğrenmek istediğin neydi?"

"Benim buraya neden geldiğim ve buraya gelmemi kimin istediğiydi."

" öğrenmek istediklerini öğrenebildin mi?" Dedi kapının arkasındaki sandalyeyi karşıma getirirken.

"Bakıyorumda senle haberim olmadan baya samimi olmuşuz."

"Şansını zorlama. Soruma cevap ver."dedi dümdüz bi sesle.

"İntikam ve ceza için. Cem'in emriyle."

"İyi tahmin."

"Tahmin değil gerçek."

"Peki niye Cem Bey'e böyle birşey yaptın?"

"Bey mi? Hahahaha. Onun beyliğine sıçayım ben!"

Bir kaşını kaldırıp bana bakınca dediğimin beni zararlı çıkaracağını anladım ve sustum. Shout up bitchs ! (Böyle mi yazılıyodu la ^_^ )

"Cem Bey dediğin şahsiyet mükemmel bir insan değil. Hatta insan değil. Artık neyin oluyor bilmem ama kusura bakma gerçekler." Dedim ellerimi kaldırmaya çalışırken bağlı olduğumu hatırladığımda.

"Kendisi de Amerika'ya toplantı için gittiğinde maşallah baya bi efendi durmuş. Acaba kaç kadınla birlikte oldu da aklının ucuna gelmedim?!"

Şaşırmış bir ifadeyle " Bilmiyordum, üzgünüm."

"Sen? Benim için üzüldün ha? Yok artık. İnekler de uçuyordu zaten. Yani seni kendimden bile daha iyi tanıdım şu 4-5 saatte. Sadece bön bön bakmaktan başka birşey yaptığın yok. Hatta bir ara seni robot sanmadımda değil. Hani böyle ensesinde düğme var da; basınca duruyo filan, öyle işte."

"Bende seni büyümemiş bi çocuk sanmıştım ki doğruymuş. Saçmalamayı kes."

"Ayy. Erkek milleti değil misiniz , hepiniz gıcıksınız."

Sanki dediğimi duymamış gibi normal ve farklı konudan konuşmaya başladı.

"Yani sen Amerika'nın intikamını aldın ha?"

"Ben intikam almam canım, ben hiçbirşey yapmam. Bana erkekler kendi gelir. Sadece Kerem ile birbirimizi seviyorduk o kadar. Neden bu."

"Kendini birşey sanma. Bu kendine güvenin burada bi hiç. Seninle böyle konuşmam sadece olması gereken birşeydi. Emirdi. "

"Ne emri ya?!" Tedirgin olmaya bsşlamıştım.

"Ve çocuk gülümsedi." Dedi sanki bir senaryo okur gibi. Ardından ayağa kalkıp sandalyemin arkasından birşey çekti. Önüme geldi ve yüzüme doğru eğildi. Elinde siyah bi ses kaydı cihazı -alt dudağımı ısırdım.- vardı.

"Ve kestik."

Gözlerimi sıkıp bağırmamak için kendimi tuttum. Ardından ayak seslerini duydum. O kadar.

SON

💋💕💗👍✌️

Kusursuz&KuralsızHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin