7.Bölüm (Planın Sızıntısı)

164 34 89
                                    

GRAY

Kulağında elmas şeklinde bir küpe olan sarışın adam şaşkınca önce Lucy'e bakmıştı, sonra da bize dönüp "Revirde olmanız gerekmiyor muydu?" diye sormuştu.

Bir şeyler düşünüyordum ki Lucy yine erken davranıp "Revire kadar gidemedim." demişti. "Kendimi yorgun hissettim ve dinlenmem için durduk."

"Ah..." Bizi aşağılayan bakışlarla süzdükten sonra "Anlıyorum." diyip iyice yaklaşmıştı güzel sarışına tuhaf bir öfkenin içime yayılmasına neden olarak. Saçlarını okşamıştı genç adam Lucy'nin.

Bu durumdan hoşlanmadığımdan istemsizce sıktığım yumruğum onun "Kardeşimi siz kurtardınız demek." lafından sonra serbest kalmıştı. "İyi işti."

Neden rahatladığımı bile bilmeden rahatlamıştım, garip bir histi ve çok korkunç bir şeydi. Neydi bunun tarifi, adı... Kıskançlık denilen şey bu muydu? Eğer buysa hiç hoşuma gitmemişti ve nefret etmiştim, daha yeni tanıştığım bir kızı kıskanmanın luzümü yoktu, bu kadar düşmemeliydim.

"Hadi yukarı gidiyoruz." Abisinin lafı üzerine bir adım geri atıp "Nereye yukarı?" diye sormuştu Lucy sert bakışlarla. "Oyunları kastetmiyorsun umarım."

Ah, doğru ya... Onun oyunlardan kaçtığını unutmuştum bu hızlı gelişen olaylar silselesinde, imparatorla aralarında küçük bir anlaşmazlık yaşandığını da öyle, bunun için başı derde girecek miydi emin değildim.

"Hayır, ahmak kardeşim oyunları kastetmiyorum." Göz ucuyla bize bakmıştı genç adam ama ilgilenmeyen donuk bakışlarımızı görünce konuşmaya karar verip "İmparator senden özür dilemek istiyor." demişti.

"Benden mi?" En az benim kadar şaşırmıştı güzel sarışın, o adamın özür dilemek gibi bir erdeme sahip olması bana hiç inandırıcı gelmemişti doğrusu.

"Evet, ona oyunlardan kaçmanın sebebinin; ölümlerin sana yakın zamanda vefat eden annemizi hatırlatması olduğunu söyledim." Omuz silkmişti. "Konuyu duygusala bağlayıp onu yumuşattım."

Lucy'nin bakışları değişmeyince abisi "Hadi ama hayatını kurtardığım için bana teşekkür etmen gerekiyor." demişti.

Yaptığı gerçekten hayat kurtaran bir şey olsa bile Lucy bu durumdan hiç memnun olmuşa benzemiyordu, aklında bir şeyler dönüyormuş gibi dik dik abisine baktıktan sonra kafasını yana eğip "Tsch." demişti. "Demek gerçekten beni kullanacaksın."

"Buna kullanmak demeyelim lütfen." Anlamadığım bu durum sarışın adamın Lucy'nin çenesine dokunup "Abiciğine azıcık yardımın dokunsa ölmezsin." demesiyle devam etmişti.

Bize baktıktan sonra huzursuz olmuştu güzel sarışın. "Tamam, gidelim hadi." Derin bir iç çektikten sonra abisin elini ittirip "Bunu sonra tartışırız." dediğindeyse huzursuz olan abisiydi bu kez. "Tartışacak bir şey yok güzel kardeşim."

Ne olduğunu cidden anlamıyordum ama rahatsız olan bu güzel kadına yardım etmek için içten içe çırpınıyordum adeta. Bir şey söylemek istiyordum, ne olursa, Lucy'i bu rahatsız durumun içinden çekip çıkaracak bir şeyler.

Ama olanlar benim bilgimin ve fikrimin üstünde olduğu için tedbirli olmam gerekiyordu, zaten kafamı kaldırdığımda arkadaşlarımın bana olan 'sakın' bakışlarını çok net sezebiliyordum.

Lucy de bu ortamdan uzaklaşmak istiyor gibiydi, kaçıp gitmeye yer arıyordu o yüzden abisini ittirip kenara çekilmişti. "Hadi gidelim artık, dediğim gibi burda tartşmak istemiyorum."

Bizi gösterip gülerek "Neyden çekiniyorsun ki?" diye sormuştu. "Askerler ağızlarından bir laf çıkarsa bunun onlara pahalıya patlayacağını bilirler, konuşmayacaklardır."

Gladyatör'ün KarısıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin