Salona baktığımda kimsenin olmadığını gördüm. Arkamı döndüğümde bir vücuda çarpmam ile geriye doğru sendeledim. Kafamı kaldırıp baktığımda Burağın suratıyla karşılaştım.
"Ya sen niye sürekli benim dibimde bitiyorsun?" dedim.
"Ne dibinde biteceğim senin ya sen kendini bu kadar önemseme bence" dedi, alay eder gibi gülüp göz devirdim. O sırada gözüm cama takıldı. Annem ve babam geliyordu! Ama, Burak.. Onu görmemeleri lazım görürlerse beni işten alabilirler.
"Annem ve babam geliyor seni görmesinler saklanalım hemen" dedim panikle.
"Niye saklanacağız ya" dedi.
"Ya soru sorma lütfen bir de onlara açıklama yapamam şimdi" dedim ve kapı zili çaldı. Hızla Burağın bileğinden tutup perdenin arkasına sürükledim. Umarım fark etmezler! Ayak sesleri gelmeye başlıyordu.
"Biz ni-" Elimi ağzına kapatıp konuşmasını engelledim. Elimi yaladığında yüzümü buruşturup omzuna vurdum ve yaladığı yeri üstüne sürerek temizledim.
"Pis" dedim fısıldayarak.
"Efendim, Sude'yi en son Yiğit Ege'yi uyuturken görmüştüm şu an nerede bilmiyorum, belki Yiğit Ege'nin eksik bir şeyi vardır onu almaya gitmiştir" dedi Nergis. Hay ağzınla bin yaşa Nergis.
"Peki o zaman, biz zaten öylesine gelmiştik çalıştığı evi bir görelim diye. Sude'ye geldiğimizi söylersiniz" dedi annem. Birkaç dakika ses gelmedi. Kapı kapanma sesi duyduktan sonra rahat bir nefes verdim.
"Niye saklandığımızı anlamlandıramıyorum" dedi Burak. Ona döndüğümde burun buruna gelmiştik. Şaşkınlığımı atlattıktan sonra geri çekilip koşarak odama gittim. Derin bir nefes alıp verdikten sonra pijamalarımı giydim ve yatağa girdim. Telefonumu alıp annemi aradım.
"Meleğim"
"Anne, eve gelmişsiniz. Ben evde değildim ya Yiğit Ege'nin eksik bir şeyleri vardı onları almaya gitmiştim"
"Hizmetçi kız da öyle dedi annecim. Başka zaman bir daha geliriz"
"Tamam anne, iyi geceler"
"İyi geceler annecim, Allah rahatlık versin"
Telefonu çekmecenin üstüne bırakıp gözlerimi kapattım.
*
Yanağıma kondurulan ufak öpücük ile şaşkınlıkla uyandım. Yiğit Ege yanıma yatmıştı. Tatlılığına gülümsedim.
"Günaydın canım" dedim.
"Günaydın" deyip o da güldü.
"Sude çok güzel kokuyorsun" dedi, güldüm.
"Sen beni mi kokluyorsun he" deyip gıdıklamaya başladı. Kahkaha atıyordu. Biraz gıdıkladıktan sonra bıraktım.
"Hadi bakalım sen yukarıya çık bende hazırlanıp geliyorum" dedim.
"Tamam" deyip gitti. Banyoya girip işlerimi hallettikten sonra çıktım ve üzerimi giydim. Saçımı yukarıdan at kuyruğu yapıp makyajımı da tamamladım. Telefonumu cebime koyup yatağımı topladım. Odadan çıkıp yukarıya çıktım. Merdivenlerden çıkıp salona geçtiğimde Burak ile karşılaştık. Gözlerim direk olarak giydiği şeylere kaymıştı. O da benim üstüme bakmıştı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.