HAZAR'DAN
Deponun kapısının açık olduğunu görünce belki içeride birileri vardır umuduyla içeriye girdim.
Akşam olduğu için ortalık zifiri karanlık olmuştu elimi ceketimin cebine atıp telefonu almaya
uzanmıştım ki son anda biten şarjım aklıma geldi ve kendime sessizce küfür etmeye başladım hep lazım olduğu zamanlarda şarjın biter ...
Yavaşça ilerlerken bir yandan da "kimse yok mu?" diye seslendim anlaşılan boşuna geldim kimse
yok burada tam arkamı dönmüştüm ki bir ayak sesi duyup iyice içeriye doğru gittim, pencereden
sızan sokak lambasının ışığı içeriyi hafif aydınlatmıştı ,bir kadın içerdeki çökmüş zeminin yanında durmuş inceliyordu iyice yaklaşmıştım ki "bu koku hiç yabancı değil" iyice yaklaşmıştım ama o beni halen fark etmemişti evet çoktan anlamıştım bu o Hira'ydı
kokusunu değişmemiş ilk gördüğümde kokusu farklıydı ama bu onunla ilk karşılaştığımız zaman
yani uçakta o zaman o kadar hoşuma gitmişti ki anlatamam buram buram lavanta kokuyordu .İşte tam arkandayım bir dönsen eskisi gibi yine bir nefes kadar yakınında olacağım .
"Hira " diye seslendim usulca o da korkmuş olmalı ki hızlıca döndü ve dengesini kaybedip çöken zemine düşecekken yakama sıkıca tutunmuştu ki bende dengemi kaybedip ona sıkıca
sarıldım ve yaklaşık üç metre derinlikteki çukura düştük.Kim bilir kaç saat bu çukurun içinde baygın kalmıştık hiç bir şey hatırlamıyorum kendime
geldiğimde kolumda bir acı ve ağırlık hissettim ortalık aydınlanmak üzereydi sanırım bütün
geceyi bu buz gibi soğuk zeminde ve baygın bir şekilde geçirmişiz.Hemen sol kolumun tarafına baktım Allah'ım Hira başı kanıyordu hayır hayır hemen yattığım zeminden kalkmaya çalışmıştım ki aniden başım dönmüştü ve her yer yine zifiri karanlık olmuştu.
İnsan oğlu çok nankör elinde olan hiçbir şeyin kıymetini bilmez ve kıymet bilmesi içinde elindekini kaybetmesi gerekir iş o ki kaybetmeden kıymet bilmek gerek yoksa bir ömür pişmanlık
ve vicdan azabıyla geçer .Bu yüzdendir ki hayatınızda sevdiğiniz ve vakit geçirmeye doyamadığınız
ne varsa bu bir sevgili olur veya bir hayvan , mesela bir tavşan yada her gün bıkmadan yemek istediğiniz
çikolatalı dondurmanız ... Zaman insanlar için her saniyesiyle kıymetli bu yüzden elinizdeyken ve yanınızdayken değer verin , kıymet bilin ve elinizden geldiği kadar sahip çıkın çünkü bu dünyayı terk etmiş hiç kimsenin bize faydası olmaz ve olmayacakta!!!HİRA'DAN
Herkes merak içinde belki , ne oldu bize diye hemen anlatıyorum .O malum gün o depoda ki çökmüş
zeminin içinden bir ses duydum ve gittim henüz yavru olan bir köpek gördüm , çöken zeminin içine
düşmüş kim bilir kaç gündür orada aç susuz annesini beklemiştir. Ben öylece nasıl kurtarırım diye
düşünürken ensemde bir nefes hissettim ve usulca kulağıma "Hira" diye fısıldadı o anki korkumlahızlıca arkamı döndüm Hazar demeye kalmadan dengemi kaybettim tam düşecekken onun yakalarına
tutunmaya çalıştım ama o da dengesini kaybetti ve o zemine üst üste çakılmıştık adeta, Hazar
beni üstünde tutuyordu o zemine, bende onun üzerine düşmüştüm ama zeminde ki moloz yığının üzerine
düşmüştük ve ben kafamı vurmuştum ne kadar süre olduğunu bilmiyorum orada baygın kaldığımızı

ŞİMDİ OKUDUĞUN
SON İLMEKTE AŞK
General FictionSanırım ben bu cesareti annemden almışım ki bir sabah sessiz sedasız yeni hayatım için kaçıp gidiyorum tek fark annem arkasında ona muhtaç olan beni bırakıp gitti , ben ise bana zulüm eden adı baba olan birini bırakıp gidiyorum. İşte özgürüm , belim...