"Neden olmadığın biri gibi davranıyorsun ki?" Dedi magnus onun yanına oturarak."Eğer böyle olmazsam kendimi nasıl koruyacağım? İnsanlar beni nasıl sevecek?" Dedi alec.
Magnus ona doğru yaklaştı."Seni olduğu gibi sevecek biri mutlaka vardır."
bu bölümü kaçıncıkez yazıyorum artık siz sayın bir türlü beğenemiyorum...
yorumlarınızı beklerim. Ayrıca çok az sövebilirsiniz fakat bu bölüm sövmeyin ve bunu diğer bölüme bırakın derim ;)
...
Anna'yı karanlık odaya doğru onu süründürerek gidiyorlardı. Anna ise hiç umursamadan şuan ki durumuna bağıra bağıra küfür ediyordu." Tanrım sadece 16 yaşındasın neden 20'lerinde gibi davranıyorsun ? Reşit bike değilsin ve bir motorun var." diye homurdandı onu tutan adam.Anna sırıttı." Sen benim daha neler yapabildiğimi öğrensen..." diye şımarık bir tonda konuştu anna.( Hikayede en sevdiğim karekter nedense anna) Adam istemsizce titreyim yavaşça önündeki kapıyı açtı ve sertçe annayı kapıya doğru itip arkasından kapadı. Anna'nın biraz kolu acımıştı. Anna kolunu ofuşturarak adama sessizce küfür etti.
Yavaşça önüne döndüğünde donup kalmştı. "Anna... ne kadarda büyümüşsün ! Kardeşini özledin mi ?"
... Magnus;
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Alec'in öpüşüne yavaşça karşılık vermişken Ellerimi onun yanaklarında gezdirmeye başladığımda çok geçmeden ayrıldık.Buna rağmen halla ellerim onun yanaklarındaydı. Cildinin bu kadar yumaşak olduğunu şuan fark etmem de biraz garipti. Bir süre sadece bakıştık. Aşık olmamıştım tabii ki de. Ne yani ben ve o mu? Sadece fiziksel.
Tamam kendimi kandırıyorum biliyorum. Fakat bilikte olursak ikimizde hayal kırıklığına uğrayacağız çünkü iki ay sonra büyük ihtimal boşanacağız ve yollarımızı ayıracağız. Onunla boşanmayabiliriz elbet fakat...onu evlenecek kadar sevmiyorum. Birisine hayatımı adayamam. Yapamam çünkü bu ben değilim. Daha önce ciddi bir ilişkim bile olmadı. Bu düşünceler ile birlikte ellerimi alec'in yanaklarından çektim.Alec," Bir sorun mu var ? " dedi. Kafamı hızlıca hayır anlamında salladım. " Sadece dikkatim dağıldı." dediğim anda elimi tuttu. Elimi geri çekmek istedim fakat istemsizce bunu yapamadım.
" Magnus, evet anlıyorum. Düşüncelerini de az çok tahmin de ediyorum fakat neden bunu kabullenmiyorsun ? Aşağıda resmen beni sevdiğini söyledin. "
İçimden biraz kendime sövdükten sonra konuşmama devam ettim. " Evet söyledim fakat senin bana karşı olan tek ilgin-" sözümü tamamlayamadan Alec gözlerini devirdi ve " Senin kadar inatçısını görmedim.Kendine bazı şeyleri kabul ettirmen gerek. Bizim aramızdaki şey fiziksel olduğunu mu düşünüyorsun ? Sadece seksten ibaret olduğunu düşünüyorsun öyle mi ? Tamam sorun değil. Madem ilişkiler konusunda baya iyisin ve bu teşhisi koydun... Söylesene ciddi ilişki nasıl olunur ?"
Hızlıca elimi çekip," Haddini aştın ben yatmaya gidiyorum." diyip koltuktan kalktım ve merdivenlere yönelemeden kendimi duvarın arasında buldum." Alec senin bu,'Bad boy' havalarında gezmene katlanamayacağım. Bırak ben yatmaya gidiceğim." desemde alec gülmeye başladı. Al, adamı kafayı sıyırttırmayı başardım. Afferin magnus.
" Sen buna cidden inandın mı ? "
istemsizce sırıttım." Hayır." dedikten sonra işte her şey başladı. Ne olacağını biliyorum. Yatak odasında eğleneceğiz, daha sonra birkaç flört ve yine küçük atışmalar. Ki ne olursa olsun bu hoşuma gidiyordu.
Öpşme pekte masum başlamamıştı ki zaten ikimiz deli gibi öpüşüyorduk. Merdivenleri zar zor çıkarken Alec bir yandan benim tişörtümü çıkartmaya çalışıyordu. Ona yarım olması için bende bir el attıktan sonra tişörtümden kurtulmuştuk.Alec ellerini krarın kaslarımda gezdirirken Alec'in nefes almak için ralalanan dudaklarını fırsat bilip dilimi ağzının içinde gezdirmeye başladım. Merdivenler birtiğinde bende Alec'in tişörtünden kurtulup hemen yandaki duvara yaslandık. Duvara ben dayalı olduğum için titremiştim. Duvar soğuktu fakat birazdan yaslandığımda o soğukluğu hissedeceğimden şüpheliydim. Yatak odasına gidene kadar ikimiz sadece bokser ile kalmıştık. Artık koridorlarda ve merdivenlerde giysilerimizi bulmamız mümkündü.
Çok geçmeden kendimizi yatağa atmıştık zaten. Ellerimiz vücudumuzda bir keşfe çıkmıştı. Alec boynuma sert dil darbeleri bırakırken bende onun kalçalarını sıkıyordum. Alec bokser'ımı yavaşça Çekerken gelen telefon sesiyle ikimizde dururduk. Yanda çalan Alec'in telefonuydu.
Gözlerimi devirdim." Önemseme Alec." diyip onu tekrar öpecekken o buna izin vermeden arayan gizli numaraya baktı." Birkaç ergenin aptal işletme şakası falandır." diye homurdandım. Alec beni dinlemeyip biraz sinirlice telefonu açtı.
Evet, o bölünmekten pek hoşlanmaz.
"Alo ?"
" Alexander ! Eminim sesimden kim olduğumu az çok fark etmişsindir. Biliyorum, biliyorum eminim şuan biraz afallamışsındır. Kaç yıl oldu...2 mi ? Umarım beni özlemişsindir sevgilim. Evlendiğini duydum. Senden beklemezdim, hani o yüzük benim olacaktı ? Dur, hala o yüzüğü saklıyor musun ? "
" Özür dilerim çok ani oldu. Eminim biraz şaşşırmışsındır. Geçmişte bir kaç aksilik çıktı... fakat bu geçmişte kalmadı mı ?"
Alec hala boşluğa bakarken bir terslik olduğunu fark etmiştim.Telefonu onun elinden kapıp konuşmaya başladım. Alec telefonu elimden almaya çalışsada onu engelledim." Kimsin sen ?" diye sinirli bir tonda konuşup yatakta kalktım.
" Sesin tanıdık. Bu o mu anna ?" diye bir ses duyunca kaşlarım daha fazla çatıldı. Bir çığlık yükseldiğinde kulağıma kıkırdama sesleri gelmişti. Bu anna'nın çığlığıydı ve pek mutlu olduğunu söyleyemezdim.
" Sen anna'nınarkadaşı olmalısın. Üzgünüm senle daha önce tanışmadık fakat Alec eminimki bana senden bahsetmiştir. Ben underhill ve... sende magnus olmalısın ?"