O kıyafetlerini değiştirdikten sonra hızlıca bende değiştirdim. Eşofmanlar bana bayağı bir büyük gelmişti. Eşofmanın iplerini iyice bağlamaya çalıştım çünkü gerçekten çok boldular. Kazak ise benim üstümde tek omuzu açık gibi görünüyordu. Ellerim ise yine kazaktan dolayı yine görünmüyorlardı.
Yatağa yattığımda ondan olabildiğince uzak durmaya çalışıyordum. Kültürel etniklerden mi yoksa sadece benim yüzümden mi bilmiyorum ama yanlış hissettiriyordu. Şu an bu durumda olmam mesela. Yorgana olabildigince sarınmaya çalışıyordum ve sebepsiz bir şelikde aşırı derecede çok utanıyordum. Beni yanlış anlamayın. Sadece onlara yük olduğumu düşünüyordum. Beni bir geceliğine konuk olarak ağırlamışlardı sonucunda. Bunu planlamamışlardı bile. Ayrıca Ruslar kapıüstü misafirleden hiç hoşlanmazlar. Bazen geri yolladıkları bile olurmuş diye öğrendim hatta. Benim şu anda burda olmam büyük bir şanstı."Rusya? Uyudun mu?" Dedim en yavaş ses tonumla. Sonra yorganda biraz hareket hissettim. Bana dönük bir şekilde gülümsyerek
"Hayır. Noldu? Seninde yok galiba?"
Bu soruya yavas bir şekilde kafa sallayarak cevabımı verdim. Biraz öyle kaldıktan sonra uyandığımdan beri aklımda olan bir soru yine kafamı kurcalamaya başladı.
"Rusya.."
"Evet?"
"Ben.. ben buraya nasıl geldim? Yani sorgulamak gibi olmasın ama.."
"Hm? Bunu sorması gereken aslında benim Kızıl."
"Um. Nasıl yani?" Dedim kafam karışmış bir biçimde.
"Babam seni bulduğunda bir benzinlikteydin değil mi?
"Yani. Büyük ihtimalle benzinlikti orası. Bir tana hurda araba vardı dahasını da hatırlamıyorum."
"Orası neredeydi biliyor musun?"
"Iııı.. Benim sınırlarım?"
"Gürcistan."
"Ne?"
"Gürcistanın sınırları içindeydin."Gürcistanın mı? O kadar yürümüşmüydüm cidden diye geçirdim içinden
"Babamı biliyorsun sağlık durumu pek iyiye gitmiyor ve hiçte öyle olmadı. Bu gün o Gürcistan ile onun sınırlarına gitmişti bende evde kalmıştım. Giderken babam bir arabanın kapısından dışarıya bişeyin uçuştuğunu fark etti. Kardeşim ile oraya doğru geldiler. Seni orada görünce babam orda bırakmak istedi ama Gürcistan senin komuşundu. Sanırsam yüreği seni orada bırakmaya dayanamadı. Sonrada işte seni kucaklayıp buraya getirmiş."
Rusya'nın bu sözlerinden sonra ortama bir sessizlik çöktü. Uykum hiç yoktu ve sebebini anlayamıyordum. Eğer Rus'un dedikleri doğruysa yorulmuş olmalı ve çoktan uykuma yenik düşmüş olmalıydım. Ama hayır.
Rusya yüzünü bana döndü. Mavi gözleriyle öylece birkaç saniye bana baktı."Üşüyor musun sen?"
Aslında evet aşırı üşümüştüm ama ona daha fazla olay çıkarmak istemiyordum bununla yetinebilirdim. Hayır anlamında başımı iki yana salladım. Sonrasında gözlerimi kapattım. Artık her nefes alışımda onun kokusunu duyuyordum. Bunun daha rahatlatıcı mı rahatsızlık verici mi olduğunu anlayamadım ama. Her nefes alıp verişini her kalbinin atışın hepsini duyabiliyordum. Çok keskin bir sessizlik vardı ve bozmaya korkuyordum. Hemde çok. Kafamı bu düşüncelerden temizlemeye çalıştığımda da her seferinde kötüleşiyordu. En sonunda derin bir nefes alıp kendimi son bir rahatlatma çabasına girdim. İyi gelmişti. Ya ki Rusya ellerime dokunana kadar.
"H-ha noldu?"
Ellerimi çekme dürtüsü bütün vücudumu doldurdu ama o elimi o kadar sert kavramıştı kı."Ellerin buz gibi sobayı yakmamı ister misin?"
Evet ellerim soğuktu bunu onun demesi ile daha da net fark etmiştim ve daha da gözüme batmaya, daha fazla hissetmeye başlamıştım ama dayanılmayacak bişey değildi. Hem bu gece için yeterince iş açmıştım onun başına daha fazlasını istemek bencillik olurdu. Hayır anlamında başımı sallarken "sağol gerek yok ama." Diye ekledim.
"Emin misin? Gerçekten üşüyorsan söyleyebilirsin bana."
"Eminim..."
"Peki"
Ellerimi en sonunda bıraktı ve onları anlıma götürdü. Sıcacık ellerini anlımda hissetmek bana stresle birlikte tuhaf bir güve hissi de vermişti.
"Türkiye senin ateşin var. Yanıyorsun hatta." Biraz duraksadıktan sonra yine hafif yorgun ve uykulu sesiyle devam etti. "Sen şimdi burda kal ben biraz ilaç kıyafet falan getircem." dedi. Sonra ekledi "Biraz da odun."
"Ha?" Dedim boğuk sesimle
"Ne 'ha'sı sobayı başka neyle yakıyım seni içine atamam ya?"
"He tamam ondan. Olur."
Rusya sırıtarak (belki de salaklığıma) yorganı üstünden attı. Yorganın açılmasıyla bedenim dehşet bir soğukla aynı anda çarpıştı ve bu beni hafiften titretti.
"Pardon seni düşünemedim, şimdi sen iyice sarın yorgana ben birazdan gelicem." Elini anlımdan yavaşça çekti. Keşke kep orda kalsa eli.
"Tamam, şey teşekkür ederim." Dedim
"Lafı bile olmaz." Dedi sevecen bir yüzle. Odasının kapını açıp giderken "hemen gelicem." Diye ekledi. Sonra gitti. Odada yalnız kalmıştım ve eskisinden daha da sessizdi. Dinleyeceğim bir kalp atışı yoktu mesela. Boş boş odanın duvarlarına şöminenin ince detaylarına bakmaya başladım. İnce iş.
Sonra yorgana iyice sarındım ve kendimi ısıtmaya çalıştım biraz. Pek işe yaramasa sa hiç yoktan iyidir. Biraz yorgana sarılı kaldıktan sonra Rusya'nın keskin kokusunun heryerden olduğunu fark ettim. Bu battaniye bile onundu. Onun gibi kokuyordu.
Zaten hali hazır sarılmışken kokusunu içime çektim. Çekebildiğim kadar. Ciğerlerimin aldığı kadar. Onun kokusunda sarhoş olana kadar içime çektim. Hoştu, güzeldi. Güzel kokuyordu. Gözlerimi kapattım ve bu anın tadını çıkarmaya başladım. Uyuyana kadar onu kokladım. Sadece onu. Onun kokusuyla uyudum.._______________________________________________________________
Aaaaaaa! Çok özlemişim hsksjgahvkjajhs inanamazsınız o kadar keyifliydi ki.
Bu aralar boş zamanlarım fazla o yüzden yb ler gelebilir. Evet yb 'ler'.
Osmsjwbjs bazı tatlış manyaklar bana İnstagram, Discord nerden bulabildilerse yazmışlardı umarım özellikle o yazanlar (kendinizi biliyosunuz siz ÖSMLSLW) beğenmiştir ve beni buraya kadar da desteklediğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Hepinizi çooooooooook seviyorum. Bide yazmanın bayağı bi stres attırdığını fark ettim o yüzden acayıp bir motivasyonla doluyum. Kendinize iyi bakın ponçikler. Eğer üzgün hissediyorsanız Wattpad'ın dm sinden bana çarşamba, cuma, pazar günleri diğer günlerden daha rahat ulaşırsınız dertlerinizi dinlerim sohbet falan da ederiz u3u. Onun dışında saat 21—23 arası en rahat olduğum saatler. Bu karantinada ben çok yanlış kaldığım için kimsenin benim gibi kalmasını istemiyorum o yüzden yazabilirsiniz. Güçlü kalın canlarım hepinizi çok seviyorum uwu.Kelime sayısı (son kısım hariç hösmlsş): 800 kelime ^^

ŞİMDİ OKUDUĞUN
○.•°Philopofobi°•.○
No FicciónEyy!! yine bir ruskey kiabıyla karşınızdayım çünkü bu ship muq Diğer kitaba da devam edebilirim ama sık yb gelmez bu kitaba odaklanmayı düşünüyorum uwu Diğer kitaba yb atamamıştım çünkü uygulamada sıkıntı vardı ama çözdum. Eğer moralim varsa haftada...