Kırlangıçın Son Baharı
1
"İlk Yara"
* Ahmet Kaya, Penceresiz Kaldım Anne
* Sting - Desert Rose05.04.2011
Kasvet içinde,
Sadece bir kaç ses..
Gökyüzü sessiz,
Yüksek sesle ağlıyor
Pencerenin önünde durmuş,
Özlemle gökyüzüne bakıyorum
Orada,
Sadece sen...
Sadece ben...
Ve sadece biz.Önünde, etrafında ve her yerde onun için bir ton vardı. Yeşil. Her zaman görmek istediği renk tonu.
Yeşile öyle bir tutkusu vardı ki, bazen sevgi gibi, bazen delilik gibi gözüküyordu.
Evet, onu bazen çimlerde, palmiye ağaçlarında, bazen de tablolarda görüyordu. Ama o ormanın tonunu istiyordu. Orman yeşilinin rengi, sesi, hatta kokusu bile farklı gibiymiş gibi geliyordu ona.
Durduğu yerden bir kaç mil ötede bir göl gördü. Etrafında onlarca farklı hayvan toplanmıştı. Bir az ötede çam ağaçları, böyle bakınca sanki üzerine tırmansa bulutlara dokunacakmış gibi hissediyordu.
Çıplak ayaklarıyla durduğu çimin arası boyunca ve uzağa doğru eflatun rengli "Menekşe..." . Evet, bu çiçeklerdi.
Renkleri daha çok mor'a benziyordu.
Bahar rüzgarının hafif darbesiyle, üzerindeki farklı boyutlu çiğ damlaları patlıyor ve yaprakları boyunca kayarak, kahverengi toprağa karışarak kayboluyordu.
"Menekşe..."
Gölün üzerinde göğün yarısını kapatan, uzun bir gökkuşağı yarandı. Bir an aklına oraya koşarak, gökkuşağının üzerine çıkmak gibi düşünce gelmedi değil ama yapsada olurdu.
Rüzgârın dağıttığı kısa saç perçemlerini arkaya doğru savurarak, küçücük dişlerini göstererek genişce gülümseyip, koşmak için ilk adımını attığı an kolunun sıkıca tutulmasıyla o gökkuşağından düşmüş gibi hissetti.
"Menekşe, kaç kere seslendim sana, neden beni duymuyorsun."
Gökkuşağı hafifçe puslanmış yok olmuş dereceye gelmişti. Gölün etrafındaki hayvanlarda arkalarını dönerek gidiyorlardı. Çam ağaçlarının henüz orada olması onun için bir teselli misali oldu.
"Kızım açsana gözlerini. Bu ne Allah aşkına..."
Hayır, çam ağaçları aniden kaybolmuş, çim de artık yoktu. Artık bir boşluk kalmıştı. O boşlukta aniden, karanlığa dönüşmeye başlamıştı.
Kadın tahammülü kalmadığı için dizlerinin üzerine çökmüş, kızın ince kollarından tutarak, sarstı.
"Yeter Menekşe." Kadının sarsması ve hırs dolu sesinin etkisiyle kız gözlerini aniden açtı.
Kadının çatık yüz hatlarına baktıktan sonra omzunun üzerinden arkasına bakmış, aniden rüzgarın havaya kaldırdığı kum taneleri gözlerine çarpmıştı.
Kız incecik parmaklarını gözlerine bastırıp, sürttü.
"Bak görüyor musun söz dinlemezsen eğer sonucu böyle olur."
Kadın kızı bir az daha azarlamak istiyordu fakat duyduğu hıçkırık sesiyle, kendine kızmadı değil.
"Tamam kuzum ağlama. Hadi çabucak eve gidelim, gözlerini yıkayalım hiç birşeyin kalmaz."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KIRLANGIÇIN SON BAHARI
RomanceBir kırlangıç vardı; dünü kış, bu günü matem, yarını bahar.