- Kaç defa yattın? Gerçi senin gibi birinin sayması zor olur
Arifin boynuna yapışan Emre'yi kimse geri çekemiyordu.
- Gebertirim lan seni!
Boynundan tutarak sürükleyip yatın denize düşülmemesi için olan korkuluklarına dayadı.
- Maviş bırak şunu
Sesi duyan bir kaç kişinin daha gelmesiyle Emre öksürmekten konuşamayan Ariften ayrıldı. Emre'yi daha sakin bir yere götürürlerken Deniz kimse fark etmeden masadan plastik şişeyi alıp yüzüne güçlüce geçirdi.
- Kiminle uğraştığına dikkat et. Pişman olursun
Açelya ayırmak için Denize dokunmasınlar diye engellemeye çalışırken. Deniz duracağı yeri bilmiş kendisi geri çekilmişti.
- Ben Emre'nin yanındayım
Sakinleşsin diye yanlız bırakılan. Biraz uzaktaki Emre'nin yanına gitti.
- Seni üzdü mü?
Emre geldiğini fark ettiği gibi doğrulmuş. Sanki tek bir "evetle" katil olacakmış gibiydi.
- Sen ne güzel bir adamsın
Şaşırdı. Kesinlikle beklemiyordu. Yinede karşılık vermesi gecikmedi.
- Sen nasıl güzel bir kadınsın
Gözleri birleşti. Gözlerini ayırmadan sorudan kaçmadığını göstermek istedi Deniz.
- Üzmedi. Acılara o kadar alıştım ki yargılanmaya, dinlenmemeye. Artık beni üzebilecek tek kişi yine benim
Deniz gözlerini manzaraya dikti. Ona bakarsa yıllardır akmayan yaşları akar diye korkuyordu.
- Acılarını hissediyorum Deniz. Görüyorum acılarını. İzin verirsen seninle beraber omuzlanmaya da hazırım
Hıçkırdı hayır ağlamıyordu, görünürde yaş yoktu.
- İçine akmasın yağmurların
Emrenin sözleriyle bir tane yaş aktı. Sadece bir tane yaş Emre'nin yüreğinde şimşeklere neden oldu.
- Ben tecavüze uğradım
Ağlayan Emreydi. Deniz'in yerine sesizce akıyordu yaşları.
- Ben hamileydim Emre, ben masum bir bebeğin katiliyim
Duymaya dayanamadıklarını yaşayan Denize dua etmeye başladı Emre
" lütfen onun acılarını bana ver "- 16 yaşındaydım Emre. Kendimden nefret ederken taşıyamadım bebeği. Bu kadar güçsüzüm işte
Kesinlikle güçsüz değildi. Bu kadarına dayanan çok güçlü bir kadındı Deniz.
- Ben ne annem gibi intihar edecek kadar korkak ne de babam gibi ölüme gittiğini bildiği halde o yolda yürüyecek kadar cesurum. Ölemedim böyle canlı canlı gömülmüşken üstüme atılacak toprağı kaldıramadım. Ölmeyi bile beceremedim
Gözündeki yaşları silip. Güçlü olup Denize de güç vermek istedi.
- Sana sarılmayı o kadar çok istiyorum ki Deniz, kollarımı sana sarıp bir daha hiç ayrılmamak
Deniz dolu gözlerini gök gözlere kilitledi.
- Gidelim mi?
Emrenin ayağa kalkmasıyla Denizde ona ayak uydurdu. Sadece Açelyanın bulunduğu az önce ki koltuğa oturdular.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yasak Gülüşler (DEVAM EDECEK)
ChickLitÇığlıklarını fısıldamış bir kadın düşünün, ölüm son umuduyken yaşamaya mahkum biri,tecavüz sonrası hayatı kararmış Haphephobia hastası. Acıdan nasibini almış bu kadının karanlık sokakta işlenen cinayet ile daha da zolaşan imtihanına ,yanından bir a...