Utançla alt dudağımı ısırıp kafamı yere indirdim. Adam hiçbir şey diyememişti. Of ya! Şevval Hanım'a da yakalanmıştık bir kere. Kesin bizim gizliden aşk yaşadığımızı sanacaklar.
"Burak konuşabilir miyiz?" dedi sonunda.
"İzninizle" deyip kafamı kaldırmadan çıktım. Koşarak bizimkilerin yanına gittik.
"Yaa off" diyerek ellerimi yüzüme kapattım.
"Ne oldu?" dedi Meltem.
"Çok utanıyorum" dedim.
"Aşko ne oldu diyoruz?" dedi Kaan.
"Yusuf Bey Burak ile beni bastı" dedim ellerimi yüzümden ayırmadan.
"Sen ciddi misin?" deyip Lina.
"İnşallah Burak ile sarılırken gelmiştir" dedi Yağız, kafamı sağa sola salladım.
"Öpüşüyordunuz, dimi" dedi Meltem, kafamı yukarı aşağı salladım.
"Valla, ne diyeceğimi bilemiyorum" deyip güldü Kaan, ellerimi yüzümden çekip ofladım.
"Burağın yanına girdi, konuşuyorlar" dedim.
"Burak anlatır ona merak etme" dedi Lina.
"Şevval Hanım'a da yakalanmıştık bir kere ya of" dedim.
"Ya siz ne yapıyorsunuz her dakika öpüşüyor muydunuz?" dedi Yağız.
"Ya pisleşme ya" dedim, güldüler. Aradan 5 dakika geçmişti ve ben hâlâ homurdanıyordum. O sırada gözleri arkama doğru kaydı. Bana kaş göz yapıyorlardı.
"Sude" demişti Yusuf Bey, ses arkadan geldiğine göre arkamdaydı. Bizimkiler gülümseyip gittiğinde nefes verip arkamı döndüm. Yüzüne bakmıyordum.
"Yusuf Bey gerçekten çok özür dilerim" dedim.
"Benden çekinmene gerek yok canım, asıl ben özür diliyorum. Kapıyı tıklatmadan girmemeliydim" dedi, ne kadar kibar bir adam ya bayılıyorum! Zorla yüzüne baktım.
"Bana açıklama yapmak zorunda değilsin merak etme" deyip gülümsedi, bende zorla gülümsedim.
"Teşekkür ederim" dedim, göz kırpıp gitti. Derin bir nefes alıp verdim. O sırada bizimkiler hızla yanıma geldiler.
"Ne dedi?" dediler.
"Sizi hiç alakadar etmez" deyip yanlarından ayrıldım. Annemlerin yanına dönüp oturdum.
"Gülsün Hanım, sizde gidin artık isterseniz. Burak iyi çok şükür, daha da iyi olacak. Buralarda yorulmayın" dedi Şevval Hanım.
"Doğrusu bizde nasıl söylesek diye düşünüyorduk" deyip gülümsedi annem.
"Siz gidin buraya kadar geldiğiniz yeterli çok saolun" deyip gülümsedi Şevval Hanım.
"Çok geçmiş olsun" deyip kalktılar annemler. Bende kalktım. Annemle sarılıp geri çekildik.
"Annecim kendine dikkat et olur mu?" dedi annem.
"Tamam anne merak etme" deyip gülümsedim. Babamla da sarıldıktan sonra gittiler. O sırada hemşire elinde yemekler ile odaya girdi. Şevval Hanım'da girmişti. Benimde karnım guruldamaya başlıyordu. Lina ve Meltem'i alıp kafeye indim. Karnımızı doyurduktan sonra yeniden yukarıya çıktık. Bizim çocuklar otururken ben odaya girdim. Odada sadece o vardı. Göz göze geldiğimizde biraz utanmıştım.
"Annenler nerede?" deyip yanına ilerledim. Sandalyeye oturdum.
"Yiğit Ege'yi eve götüreceklerdi, bende gelmeyin dedim. Zaten başımda yeteri kadar insan var dedim. Bu gece evde kalacaklar" dedi, kafa salladım.
