♡Mina cesede yaklaştığı zaman gördüğü şeyler onu dehşeye düşürmüştü çünkü adamın boynunda birşey damgalanmış gibi KTH yazıyordu, kalemle çizilecek birşey değil, bıçakla kazınmış gibiydi. Bu damgayı hayatımda ilk defa görüyordum, daha önce olmuş olmazdı dün gece şok verdiğim yerin hemen altındaydı bu şey. Eminim ki birisi bunu benden sonra yapmış. Ama neden? Birisi neden böyle birşey yapsın? Bu harfler ne anlama geliyordu ki? Bu soruların cevabını çok merak ediyorum.
Aklımdaki soruları kesecek bir ses duydum bu ses kesinlikle polis siren sesiydi, işte şimdi sıçmıştım. Kaçmam lazımdı, koşup buradan kurtulmam lazım. Ama bir sorun vardı bacaklarım beni götürmüyordu, korkudan titriyordum, artık bacaklarım beni taşıyamadı ve dizlerimin üstüne çöktüm. Kıpırdayamıyordum polisin sesi gittikçe yaklaşıyordu. Bundan sonra ne olacaktı? Hayatımın geri kalanını iğrenç bir hapishanede çürüyerek mi geçirecektim?
Birisi beni kolumdan tutup kaldırdı çok sert tuttuğu için canım yanmıştı, içimden artık buraya kadar, polis beni aldı ve şimdi götürecek diye düşünüyordum. Ama kolumdaki el beni biryere sürüklüyordu, bir dakika ne oluyor elin sahibine baktım ama pek birşey gözükmüyordu. Bana öfkeyle;
-yürüsene! Hadi çabuk ol!
Dedi sadece.Bende onunla birlikte koşmaya başladım bu kimdi ve şuan ne oluyordu çok merak ediyorum. Biraz koştuktan sonra Siyah lüks bir arabanın önene geldik ve kapıyı açıp beni içeri itti. Yaptığı şeye sinirlenmiştim ama buna göz yummalıydım sonuçta beni kurtardı. Kendisi de çoktan sürücü koltuğunu oturmuştu hızlıca arabayı çalıştırdı sürmeye başladı, çok hızlı gittiği için biraz tırsmıştım. Ona bir teşekkür borçluydum tam sessizliği bozucaktım ki yüzündeki siyah maskeyi çıkartıp, gözlerini kapatan saçlarını ayırdı bu cidden çok güzel bir manzaraydı, çenesi sivri ve kemikliydi. İnce ve çilek renginde dudakları vardı. Onu incelemeyi kestim ve aklıma ona söylemem gereken şeyler geldi.
-Sen kimsin? Neden beni kurtardın? Şimdi ne olacak?
-Ben kim taehyung, seni kurtarmamın sebebi bütün planımı mahvetmen. Polislerin seni yakalamasını bekleyebilirdim ama bir iyilik yapmak istedim. Sana yaptığım iyiliğin karşılığını vermelisin. Kimse bedavaya iyilik yapmaz değil mi?
Haklıydı kimse bedavaya iyilik yapmaz. Ben yaptığım bu aptalca hata yüzünden adının kim taehyung olduğunu öğrendiğim adama borçlu oldum ve bunun cezasını çekmeliyim. Biraz sakinleşip etrafımı incelemeye başladım. Arabanın içi çok güzeldi, ilk defa böyle lüks bir arabaya binmiyorum fakat arabanın içinde onu çok daha değerli yapan birşeyler olduğunu hissedebiliyorum.
Aramızda yine bir sessizlik olmuştu ve yaptığı harika iyiliğin karşılığında ne isteyeceğini sormam gerekiyordu. Tam ağzımı açacakken taehyung un telefonu çaldı, gözlerim ortamızda bulunan telefona kaydı, duvar kağıdında siyah arkaplan üstünde kırmızı kan renginde KTH yazıyorudu. Gözlerim bi anda kocaman oldu herşey şimdi yerine oturuyordu. Şakşınlığımı gizlemye çalıştım ve yanımdaki adama bakmaya başladım. tae kulağında kulaklıkla telefonla konuşuyordu. Söylediği hiçbirşeyi anlamıyorum, farklı bir dil konuşuyor gibi. Gece doğru düzgün uyuyamadığım için ve sabahın köründe böyle şeyler yaşadığımdan biraz uykum gelmişti. Ama Uyumamam lazımdı, tae nin telefonla konuşmasını bitirmesini beklemeliydim. Biraz uzun sürmüştü, bu kadar sesli ne konuşuyor diye merak etmiştim. Tabikide bu kadar soru sormayacaktım, saf ve salak gibi gözükmek istemiyordum.
Tae sonunda telefonla konuşmasını bitirmişti. Arabayı durdurup bir kafe nin önünde beklemeye başladı.
-gel oturup konuşalım, belli ki sen merak etmiyorsun ama sana yaptığım iyiliğin karşılığını vermek zorundasın. Çünkü biz suç ortağı olduk.
Arabanın kapısını açtı ve indi bende onun peşinden giderek kafe ye girdim. Oturup kahve söyledi. Sonra bana dönüp konuşmaya başladı;
-uykun gelmiş gibi görünüyordun, kahveyi iç de kendine gel.
Ben bi an önce eve gidip uyumak istiyordum. Onun yüzünü görmek istemiyordum belki de. Dışarıda durmak can sıkıcı geliyordu, aldığım hava beni rahatsız ediyordu artık. Hemen söze daldım;
-karşılığında ne isteyeceksin söyle hemen, yapacak işlerim var.
Yapacak işim yoktu aslında, eve gidip yarın ne giyeceğimi düşünürdüm. Yüz bakımı yapardım. diğer cinayetlerim, kavgalarım ve suçlarım için plan yapardım. Şimdi böyle düşününce çok boş ve gereksiz bir gün geçirdiğimi anladım. Bu biraz beni üzmüştü. Ama benim kendimce sebeplerim var. Ben onun karşımda oturduğunu unutup kendi içimde bunları düşünüyordum. Hatta o kadar dalmıştım ki taehyung un beni izlediğini bile fark etmemiştim. Tae bir anda konuşmaya başlayınca biraz ürkmüştüm. Söylediği şeylerin saçmalığını duyunca gülmeye başladım. Şaka olmalıydı, bunu asla kabul edemezdim. Şok olmuştum. Neden böyle bir şey istiyor ki? Amacı neydi bu yakışıklı çocuğun?
Devam edecek
TAE nin ne söylediği diğer bölümde yazacak.
Nasıl olmuş bu bölüm canım okuyucularım? Şunu söylemeliyim ki destekleriniz için minnettarım. Bölüm hakkında ne düşündüğünüzü belirtirseniz sevinirim.
