Yaaa ben sırdaşım dostum dediğim insana neden bu kadar sinir
oluyorum ki? ulan Aslı tam zamanını buldun deme gelecek? Olduğum yerden Aslı'ya pes yani bakışları atarken hiç beni takmıyor gibiydi. Birde diyor
"Ben gideyim de"deyip arkasını döndüğünde
"Gel kızım buraya." Diyerek kolundan tutup kendime çektim. Buraya gelme nedenimi hatırladım.
"Neden çağırmıştın beni Bora?" Bence oda ne için geldiğini unutmuş gibiydi. İlk bana baktı hatırlamış olcak ki
"Heee doğruya tamam" Dedi. Aslı ve ben meraklı gözlerle Bora'ya bakınca
Bora devam etti.
"Bugün Mustafa'nın verdiği adrese bir bakalım diyorum. Daha plan yapmadık veya tarihi eser konusuyla pek bağlantı kuramadık ama küçükten bir inceleme yapalım derim." Dedi.
Bende bunun üzerine
" Bora bu iyi bir fikir olmayabilir. Sende diyorsun bir planımız bile yok.
Tehlikeli olabilir." Dedim. Bora ise kendisinden emindi. Onu bu kadar emin yapan şeyi merak ettim açıkçası. Uzun bir sessizlikten sonra sessizliği bozan Aslı oldu.
" Çiğdem sadece bakıcaz yani ne olabilir ki ? Gidelim bence." Dediğinde ona onaylamaz bir şekilde başımı salladım. Aslı'da çocuk gibi omuz silkti.İtiraz etmez olaydım çünkü 30 dakikadan beri beni çıldıltıyorladı neredeyse. Ne kadar itiraz etsemde şuan Bora'nın arabasının ön koltuğuna oturuyordum.
"5 dakikalık yolumuz kaldı hazırmısınız? Diye sorunca İçimden söylenmelerimi durduramadım.
Hee çok hazırız belanın göbeğinin içine düşmeye. Ya Bora'da düşünmek diye bir şey yokmu? Nasıl bu kadar emin ve ısrarcı olabiliyor? Bu işin içinde bir iş var gibi duruyorya...
Bora kocaman bir fabrikanın yakınlarında ve gözükmeyecek bir yerde durdurdu arabasını. Burası gerçekten çok büyüktü. Bahçesinde garip heykeller vardı ve işin korkutucu tarafı fabrika tamamen siyah rengindeydi.
"İçimi karartı resmen." Dedi Aslı. Şuan bulunduğumuz yer yoldu. Biraz ilerleyip otların içine girdik ve yıkılmış evlere ait tuğlaların arkasına geçtik.
"Ee ne yapacağız şimdi?"diye sordum.
Gerçekten de ne yapacaktık?
"Biraz bekle çiğdem bekle." Dedi Bora.Ne demek bekle ? Bu çocuk beni delirtmeye mi çalışıyordu ? Bu işin sonu nereye varır bilmiyorum ama ben gitmek istiyordum ve öylede yapıcaktım.
"Ben gidiyorum." Deyip arkamı döndüğümde Bora kolumdan tuttu.
Bana bir açıklama yapmadan ona uyucağımı düşünüyorsa çok bekler, kusura bakmasın Bora.
"Ya bıraksana." Ne yapıyordu bu çocuk? Aslı ise bize bakmakla yetiniyordu.
Tam kolundan kurtulup geri çekildiğimde bir adama çarptım. Bu adam da kimdi böyle? ve neden kolunu boynuma doladı ve işin kötüsü canım yanıyordu.Bu kitabın güzel okuyucu kitlesi olur mu dersiniz yorumlara yazın

ŞİMDİ OKUDUĞUN
HAYAL GÜCÜ
Roman pour AdolescentsHayal gücü kapıdır. Gerçeklere kapanan hayallere açılan türden bir kapı. Ve benim hayal gücümde biraz macera ve aşk olabilir. Hayal güçleri sınırsızdır, kısıtlamaya ne gerek var. Sizlere kendi hayalimin gücünü göstermek isterim.HAYAL GÜCÜNÜN KAPISI...