90

1.4K 67 4
                                    

Hiçbir şey yapamadım, elim ayağım boşalmıştı. Kalbi mi durdu?

"Hayır!" diye bağırdım.

"Hayır!" diye bağırıp kapıya ilerlerken Burak belime kolunu sardı.

"Hayır! Ölemezsin!" diye bağırdım.

"Selin!" diye bağırarak çırpınıyordum.

"Ölmedin! Ölmedin annem sen daha çok yaşayacaksın!" diye bağırdım, doktorlar girmişti içeriye.

"Sude" dedi Burak ağlarken, ona döndüm.

"Burak ölemez o ölemez benim kızım ölemez! Ben daha ona doyamadım, kokusunu doya doya içime çekemedim! Öpüp sevemedim!" diye bağırdım. Burağın kollarından kurtulup kapıya koştum.

"Selin ben burdayım meleğim! Seni hiçbir zaman bırakmayacağım! Sende bana dön annecim ne olur!" diye bağırarak kapıya vuruyordum. Gözüm dönmüştü.

"Benim bebeğimden ne istiyorsunuz ya!" diye bağırarak arkamı döndüm.

"Bunlar kim! Benim kızımdan ne istiyorlar! O daha küçücük ya!" diye bağırıp yere çöktüm. Ağlayarak ellerimi yere koydum.

"Güzel kızım benim, orada kanlar içinde" dedim, yere vuruyordum.

"Prensesim benim" dedim, Burak gelip beni kolları arasına aldı. Ona sarılacak gücüm yoktu. Bağıracak gücüm de kalmamıştı. Kendi kendime mırıldanarak ağlıyordum.

"Burak bana kızımı verin, benim kızım ölmedi" dedim.

"Ölmedi tabi ki" dedi ağlayarak.

"Bizim kızımıza bunu kim yaptı?" dedim.

"Bulacağım, gidip onlara hesap soracağım. Bunu onların yanına bırakmayacağım" dedi, orada ağlamaya devam ettim. Herkes şu an ağlıyordu, Kaan ve Yağız bile! Tek temennimiz doktorların içeriden çıkmamasıydı. Çünkü eğer erkenden çıkarlarsa benim minik kuşuma veda etmem gerekiyordu. Bunu kabullenemem!
Geri çekildiğimizde Burak beni kollarımdan tutarak kalkmama yardım etti. Annem ve kızlar yanıma gelmişti.

"Yapma canım, kendini bırakma" dedi annem.

"Anne, benim canım içeride. Benim bir yanım eksik, dayanamıyorum. Onu kaybetmek istemiyorum" dedim ağlayarak.

"Öyle bir şey olmayacak, o yeniden hayata tutanacak. Sana ağlama demiyoruz, ağlayacaksın tabi ki. İçin yanıyor, anlıyoruz. Sadece kendini bırakma canım" dedi Meltem, derin bir nefes alıp verdim.

"Çok korkuyorum" deyip ağlamaya devam ettim. Annem bana sarılmıştı.

"Bende sana bir şey olacak diye korkuyorum annecim" dedi annem, bir şey demedim. Geri çekildiğimizde kapının önünde volta atmaya başladım. Elimde ki uzun kolluyu bağrıma bastım. Burak ellerini yüzüne kapamış oturuyordu. Bacağını titretiyordu, çok gergindi. Yusuf babam yoktu ortalıkta. Uzun bir of çekerek volta atmaya devam ettim. Lütfen kızımı bana geri verin, lütfen! Gidip Burağın önünde diz çöktüm. Yüzünde ki ellerini çektim.

"Kızımız ölmedi, ağlama" deyip gözyaşlarını sildim. Yanağına ufak bir öpücük bırakıp kollarımı boynuna doladım. O da kollarını belime sardı.

"O yeniden bize dönecek" dedim, derin bir nefes alıp verdi. Ona biraz moral verdikten sonra geri çekildim.

"Baban nerede?" dedim.

"Gitti, o köpekleri bulacak" dedi, kafa salladım. Kalkıp yanına oturdum. Selin'in üstünü bu sefer de o almıştı. Gözlerini kapatıp kokladı, gözünden bir damla yaş süzüldü. Onun ağlamasına hiç dayanamıyordum. Onu öyle görünce içim parçalanıyordu. Ama ağlama diyemiyordum, çünkü bunu ben yapamıyordum. Derin bir nefes alıp verdim ve beklemeye devam ettim.

Bakıcı | BİTTİ Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin