7~

1.3K 81 73
                                    


Mina nın kıyafeti medya da

Tae kapının dibine girdi ve fısıldadı;

- çok safsın Mina.

Söylediği şey sinirlerimi bozmuştu. Şerefsiz piç!

Kapıya kulağımı dayadım belki bir şeyler duyabilirdim, belki neler döndüğünü öğrenebilirdim ama tek duyduğum şey tae nin yavaşça merdivenlerden inmesiydi. Biraz daha bekledim ama hiçbir ses gelmiyordu. Pes edip yatağıma uzandım ve plan kurdum; saatin ilerlemesini bekleyecektim. Tae uyurken odasına girecektim ve onu orada boğacaktım. Yada neler döndüğünü öğrenecektim. 

Saatler geçmişti, canım sıkılmıştı ama sabırla bekledim. Sonunda ışıkların kapanma sesini duydum, azıcık daha bekleyip camdan atlayacaktım. Dışarıdan baykuş ve çözemediği bir hayvanın sesleri geliyordu. Cesaretimi toplamaya çalıştım ama çok korkuyordum. Çekmeceleri karıştırdım. Kendimi koruyabileceğim bir şey arıyordum, dolabın içini dışına çıkarttım. Sonunda şekli çok güzel, tam bana layık bir bıçak buldum. Göründüğünden çok daha keskindi.

Camdan yavaşça atladım, ses çıkmaması için çok çabalamıştım ama yerdeki kurumuş yapraklar ses çıkartmıştı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Camdan yavaşça atladım, ses çıkmaması için çok çabalamıştım ama yerdeki kurumuş yapraklar ses çıkartmıştı. Eğilerek yürüdüm, camlardan içeriye baktım. Tae nin odasını bulmuştum sonunda. Camı açıp içeriye girdim, tae yatakta arkasını dönmüş yatıyordu. Komidinin üstünden anahtarları aldım ve jungkook içeriye girmesin diye kapıyı kilitledim. Elimdeki bıçakla tae nin üstüne yürüdüm. Bıçağı saplayacağım an tae arkasını döndü ve kolumu tuttu. Çok sert tutuyordu, ne zaman bu kadar güçlü oldu ki!

İki elimi kullanarak bıçağı ona saplamya çalıştım. Hiçbir işe yaramıyordu, o yatakta yatarken üstüne çıktım ve bıçağı daha da zorladım. Bıçağı elimden aldı ve yere attı, mal gibi kalmıştım. Kollarımı tutuyordu, hiçbirşey yapamıyordum. Bütün gücümü kullanıyordum ama nafile. Gülümsedi ve beni altına aldı. Gözlerime bakıp;

- niye salaklık yapıyorsun Mina?

Mina;
- tae seni öldüreceğim.

Tae;
- asıl ben seni öldüreceğim eğer sana vereceğim görevde başarısız olursan. Jungkook ile gittiğin odayı hatırlıyor musun? Cesetlerle dolu olan oda, oradaki bütün cesetler benim eserimdi. Hepsi benim eski ortağımdı tıpkı senin gibi, sonra da hayatlarına mâl olacak bir hata yapıp onlara verdiğim görevde başarısız oldular. Sonunda ne olduğunu tahmin edebiliyorsundur değil mi? benim eğlencem oldular.

Söyledikleri beni şoka sokmuştu, bana başından beri çok iyi davranmıştı oysaki. Odadaki şeyler aklıma geldi; bedeninden ayrılmış kadın kafası, duvardan damlayan kan, bedeninden demir geçmiş kadın, yerdeki çürümüş organlar... öyle işlence çekerek ölmek çok korkutucuydu. Dediğini ne olursa olsun yapmak zorundaydım. Yüzüne tükürecek bir şekilde tae ye baktım ve;

ᴘsɪᴋᴏᴘᴀᴛ | ᴋᴛʜ Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin