7. Bölüm

256 85 154
                                    

SELAM. Nasılsınız bakayım?

Bu bölüm biraz kısa oldu ama bazı yerleri bomba gibi. Neyse fazla tutmayım sizi.

Umarım beğenirsiniz, keyifli okumalar gece yıldızları ailesi... (Bu sefer farklı olsun dedim dismjddnjd)

***

Gece bir şekilde uyuya kalmıştım. Ama sabah çok solgundum. Toparlanabildiğim kadar toparlanmıştım. Umursamamam lazımdı. Üstüme bir şeyler giyip çıktım. Bugün cumaydı iyi ki. En azında bugünden sonra görmeyeceğim bir iki gün.
Tam her zaman Kara’nın beni beklediği yere gelmiştim. İnşallah burada değildir. Kahretsin! Burada. Tam karşımda. Görmemezlikten gelerek yanından geçtim. Hızlı hızlı yürüdüm.

“Buz…” diye mırıldandı arkamdan. Benimle yürüyordu. Tabii biraz arkamda. Ona cevap vermemekte kararlıydım. Bu yüzden daha da hızlandım. Benim hızlanmamla kolumu tutması bir oldu. Kolumu hızla ondan ayırıp ona döndüm.

“Ne var?!” dedim sinirle.

“Beni dinlemen gerek.” Dedi. Sesinde pişmanlık vardı. Ama biz cadılar her türlü hileyi yaparız.

“Ne için?” dedim tek kaşımı kaldırarak.

“İlişkimiz için.” Dedi eliyle elimi tutarak. Bir kahkaha attım ve elimi hemen elinden çektim.

“Ben sana kısaca ne olduğunu söyleyeyim; BİTTİ!” Tam arkamı dönüp gidecektim ki yine kolumu tuttu. Ama bu sefer sert tutmuştu. Bu nedenle kurtulamamıştım.

“Beni dinle!” dedi sinirle karışık sakin olmaya çalışarak.

“Neden? Konu zaten apaçık ortada. Ne yalanı uyduracaksın. Ne diyeceksin, ‘uydurma’ falan mı? Ne diyeceksin ben bir şey yapmadım mı? Ne dersen de. Bitti.” Dedim. Kolumu daha fazla sıkmaya başlamıştı. Bu onun sinirlendirdiğini gösterirdi. Bir de gitmeme engel olmaya çalıştığını.

“Evet. Yaptım. Bunu sana yaptım. Ama cidden istemedim.” Evet, evet istemediğin apaçık ortada(!)
“Niye yaptın o zaman?” dedim bağırarak.

“Sarhoştum çünkü.” Gözlerimi devirerek baktım. Sonra başımı sağa sola salladım.

“Başka açıklaman mı yok? Bahanen bu mu? Buysa eğer ya da başka bir şeyse ben senin saçmalıklarını dinlemek istemiyorum!” dedim. Hala bağırıyordum. Önceki kadar yüksek değildi sadece. Hala kolumu tuttuğu için ona “kolumu bırak!” diye tısladım.

Kolumu bırakmak yerine daha çok sıktı. Artık canım acımaya başlamıştı. Beni arkamızdaki duvara doğru sürükledi. Sırtım duvarla buluşunca durdu.

“Gerçekten sar…” derken sözünü kestim.

“Her sarhoş olduğunda onun kollarına gideceksin yani? Ya da her sarhoş olduğunda seni başka biriyle mi göreceğim?” dedim ve kolumu sertçe çekip kurtardım ve ellerimi göğüslerine koyup onu ittim.

“Tabii ki öyle olmayacak. Dün gece bir yanılmaydı sadece. Nasıl olduğunu bende bilmiyorum. Bana bir şans daha ver…” dedi ona arkamı dönüp gideceğim sırada. “Biliyorum tüm bu olanlardan sonra bana şans vermen çok zor. Ama kendimi affettirmeme izin ver.” Dedi. Ona arkam dönüktü. Arkamdan yaklaşıp arkamdan sardı beni.

Kollarından kendimi kurtardım. “Sana bol şans o zaman.” Dedim. Bu bir nevi ona izin vermem demekti. Bunu dedikten sonra yürümeye başlamıştım o da arkamdan gelip elimi tuttu. Elimi sinirle çektim. “Hala affetmedim” diyerek elimi kurtardım ondan.

“Cidden okula böyle girip o Şeyma’ya ‘amacına ulaştın’ pozu göstermemizi mi istiyorsun?” diye sordu. Demek çiyanın ismi Şeyma’ydı.

“Bunu kendin için istiyorsun, biliyorum!” diye tısladım.

“Ya hadi ama…” dedi. Başımı olumsuz anlamda salladım.

Tüm yol boyu onun kendini bana affetmeye çalışmalarıyla geçmişti. Açıkçası saçmalıklarını dinlemekten çok sıkılmıştım. Sonunda okula geldiğimizde koşa koşa kendi katıma çıkmıştım. Koşmamın pardon kaçmamın s0ebebini siz anlarsınız.

Sınıfın kapısına gelmiştim ki koridorun sonunda Şeyma’yı gördüm. Bana gel gibi bir işaret yapıp yan tarafındaki lavaboya girdi. Lavaboya doğru ilerledim. Ve ondan sonra girdim.

Aynaya doğru bakarak siyah rujunu sürüyordu. Kollarımı göğsümün altında birleştirdim. Bu sırada o da konuşmaya başladı.

“Sana demiştim dimi sizi ayırabilirim diye?” gözlerimi devirerek baktım. O sırada rujunu sürmeyi bitirmiş aynada kendini beğenmiş bir haz aldıktan sonra benim ona bir şey demeyeceğimi anlamış olarak devam etti konuşmaya. “Ne o bir şey de mi demeyeceksin? Ay sen bunu kafana takıp depresyona da girmişsindir. Aynı periler gibi.” Dediği an sinirlerimin kat be kat artmasına sebep oldu. Ama belli etmedim. Ve şuan iyi oyunculuk yapıyorum sanırım. Gülümseyerek onun yanına adımlarımı sürdürdüm.

“Ben takmadım ama sen bizim çıkmamızı baya takmış görünüyorsun, bizi ayırdığına göre. Ki bizi ayırmakta başarılı oldun ama Kara’nın üstünde bir etki bırakmamışsın ki, Kara bana kendini affettirmeye çalışıyor. Ve hepsinden önemlisi şimdi sen Kara’yla birlikte oldun diyelim. Kara’nın seni de aldatmayacağı ne malum? Aldatan biri hep aldatabilir sonuçta.” Dedim ve göz kırparak oradan ayrıldım.

Sınıfa girdiğimde dersin başlamasına az bir vakit kalmıştı. Sırama geçtiğimde sıramın üstünde bir defter vardı. Üstünde de bir not. Kaşlarımı çatıp üstündeki notu okumaya başladım.

“Bir kitapla mı başlamıştı her şey? Yani senin değişinle öyle. Ben renkli saçlarını gördüğüm an başlattım her şeyi… Neden senin başlattığın yerden tekrar almıyoruz. Sadece bu sefer kitabın içi dolu olmayacak. Biz dolduracağız…”

Tamam, izin veriyorum düşebilirsiniz. Bu çok güzeldi. Bir an Kara’nın bana yaptıklarını unutup sırama oturdum. Saçımın bir tutamını kulaklarımın arkasına attım. Önümdeki defterin kapağını açtım. Tahmin ettiğim gibi içinde bir not vardı.

“Pazartesi günü sana bir sürprizim var renkli saçım. O gün benimsin.”

***

Ve bittiğğğ. Bu bölüm kısaydı biliyorum. Ama böyle olması gerekiyordu. Yani kısa bitti işte. Ama bir iki bölüm sonra asıl konulara tamamen giriş yapıyoruz. Bomba gibi olaylara az kaldı.

Şimdi biraz soru sorayım mı? Sorayım.

• Bölüm nasıldı?

• Sizce Buz, Kara'yı affeder mi?

Kara'nın sürprizi ne olabilir?

• Şeyma yellozu daha bir şey yapar mı?

• Bundan sonra ne olacak?

Şhipiniz kim?

Soruların hepsini cevaplarsanız beni çok mutlu edersiniz. :))

Oy: 15
Yorum: 50

Bir şey daha artık bu oy sayısına önem vermiyorum ama yine de koycam. LGS den sonra kaldirabilirim.

Oy sayısına neden önem vermiyorum?
Çünkü oy sayısı çok geç elde ediliyor ve sizin beklemenizi istemiyorum. Ve bölüm attığımda okuduğum yorumlar beni çok mutlu ediyor. Bu stresli LGS dönemimde bana motivasyon veriyorsunuz. Veya üzgün olsam, okuyunca çok mutlu oluyorum. Sıkıldığımda da eğleniyorum falan. Bu nedenle bende hep bölüm atmak istiyorum. Ama şu 1 ay mümkün değil bu. (Bu yüzden bol bol yorum yapın gece yıldızlarım :))

Oy'u kaldrsam bile yorumu kaldırmyorum xidndujdisjdj

Neyse çok konuştum. Gideyim ben.

Hepinizi çok seviyorum. Tekrar görüşürüz gece yıldızları...

;)


💛💛




Yıldızlı GeceHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin