2.Dünyanın En Büyük Cezası

785 34 8
                                    

  ÖNCELİKLE BİRİNCİ BÖLÜME GELEN TÜM YORUMLARA, OYLARA VE OKUYAN HERKESE TÜM SAMİMİYETİMLE TEŞEKKÜR EDİYORUM. LÜTFEN YORUMLAR BÖYLE FAZLA OLSUN. İNANIN YORUMLARI DAHA FAZLA ÖNEMSİYORUM. UMARIM HİKAYEYİ SEVMİŞSİNİZDİR. YORUM ATAN HERKESİN BANA ÇOK YARDIMCI OLDUKLARINI BELİRTMEK İSTERİM. MOTİVASYONUMU ARTIRIYORLAR. HEPİNİZE YENİDEN TEŞEKKÜRLER! BU ARADA YAZIM YANLIŞLARINI DÜZELTME VAKTİM OLMADI AMA DİKKAT EDİCEM :) MULTİMEDYADA ASEL"İN ALDIĞI KIYAFET VAR.
İYİ OKUMALAR!

   "Beş dakika daha!"

   "Ya kalksana Asel ya! Zaten senin yüzünden sabahın köründe kalktım."

    Feri'nin sitemkar sesiyle gözlerim aralandı. Feri hala beni iteliyordu fakat ben hala kıpırdamıyordum. "Üf Asel çekemem senin uykunu kalk hadi!" diye

terslendi Feri. Yorganı üzerimden attım ve "Kalktım be kalktım!" diyerek yatakta doğruldum. Feri dağınık turuncu saçlarını kaşıdı ve "Neden bu kadar erken kalktığını anlamıyorum." diyerek kendi yatağına zıpladı. Haklıydı. Ben neden bu kadar erken kalkmıştım ki? Hiç düsünmeden kafamı yastığa geri gömdüm. Ve sonra bu dünyada en nefret ettiğim şeylerden birisi okdu. Tam uykuya dalmak üzereyken telefonuma mesaj geldi. Benim de mesaj sesim öyle kısa değil ki. Bakmazsan ötüp duruyor! "Bir uyutmadınız kardeşim ya!" diye mırıldanarak telefonumu yerden aldım. Dokunmatiğine iki defa bassam da hiçbir gelişme olmadı. Bu telefonu geçen sene almıştım. Tamam, birisinden aldım diyelim. Bir yıl. Vadesini doldurmuşa benziyordu.

    "Açılsana be!" diye telefonuma bağırırken Feri "Kes sesini Kanarya!" diye seslendi. Kızdığında hep soyadımla seslenirdi bana. Nedenini bir türlü anlayamıyordum. Belki de bana sinirliyken adımı ağzına bile almak istemiyordu. Belki de sadece içinden öyle geliyordu değil mi? Mesajın yüklenmesi bu kadar uzun sürer mi yahu. Kafamı geriye atıp sıkıldığımı belirten bir inilti çıkardım. Ve sonra mesaj açıldı.

    "Neredesin sen hırsız kız?

    İlk günden geç kaldın.

    Seninle işimiz var.

    Sultanı fazla bekletirsen canın yanar."

    Aman Allah'ım! Olamaz!

    Gerçeklerden nefret ediyorum!

    Bu mesaj ondan başkasından gelmemişti. Allah'ım olamaz ama... Neden benim başıma geliyor böyle şeyler?

    Telefonumu bir hışımla yatağıma fırlattım ve "Gitmeyeceğim işte!" dedim kendi kendime. Sonra telefonuma bir mesaj daha geldi.

    "Gelmezsen sırrın ortaya çıkar."

    Başıma aldım bir bela! Keşke hiç gitmeseydim o bara. Keşke o adamla hiç konuşmasaydım! Of of!

    Tek çarem üstümü giyinip gitmekti. Bu yüzden kalktım ve Feri ile ortak kullandığımız dolabı açtım. Ne giyseydim ki? Dün giydiklerimin aynısını giysem kesin laf ederdi bana. Hava da soğuk zaten. Bir kot pantolon, bir de siyah kazağımı çıkarttım. Dönüp dolaşıp aynı şeyleri giyerdim zaten. Alışveriş merakım da yoktu. Saçlarımı iki kez taradım. Feri'nin kıymetli mi kıymetli güzel kokulu parfümlerinden birisini kullanmak istedi canım. Sonuçta yeni bir yere gidiyoruz. Bizi pis kokulu bir kepaze zannetmesinler. Parfümlerden birisini almamla Feri'nin uykusundan uyanması bir oldu. "Bırak o elindekini." dedi. Allah Allah! Sanki elimde silah var kıza bak ya! "Feri bir kerecik ya!" dedim. "Çok önemli bir şey için ne olur?" dedim. Feri zaten küçük olan gözlerini kıstı, beni baştan ayağa süzdü ve "Sadece bir fısfıs!" dedi. Sonra da yastığına geri gömüldü. Parfümü de kullandıktan sonra elime bir çanta alıp spor ayakkabılarımı giydim. Montumu üzerime geçirip evden çıktım.

MASKELİ HIRSIZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin