21. Bölüm

107 33 128
                                    

SELAM. Nasılsınız bakalım?

Size iki tane bomba gibi bölümle geldim. Biraz gecikti biliyorum ama bu geldiği gerçeğini değiştirmiyor. E o zaman okumaya geçin bakalım. Tabii ki oylayarak.
Lütfen sadece yıldızı patlatın. O sizin kadar parlayamaz ama olsun. Parlatın siz onu.

Umarım beğenirsiniz, keyifli okumalar gece yıldızlarım. 💛💛

★★★

Önümdeki kitaba şaşkınlıkla bakıyordum. Bu nasıl olabilmişti? Ben bu kitabı nasıl açmıştım? Büyü çözüldü desem, böyle bir şey mümkün değildi. Peki ya nasıl olabilmişti o zaman bu?

Kafam aşırı derecede karışmıştı. Yaklaşık 20 dakika olduğunu düşündüğüm bir süre sadece önümde açılan kitaba bakmıştım. Nasıl açılabildiğini düşünmüştüm.

En son elimi kitaba doğru uzattım. Sayfalarını çevirmeye başladım. Tam incelemediğim için ne olduğunu bilmediğim bilgilerle doluydu. Birkaç sayfa daha çevirdikten sonra karşıma çıkan kitabın sayfalarına bağlı olmayan katlanmış bir kağıt gördüm. Kaşlarımı çatarak, elimi uzattım ve kağıdı aldım.

Elim titriyordu nedense. Yavaş yavaş açtım katlanmış olan kağıdı. Bana yazılmıştı. Bu bariz bir şekilde belliydi. Gözlerimi yazıların üstünde gezdirmeye başladım. Ama o kadar korkuyordum ki. Bu mektupta güzel bir şey yazmayacağına emindim.

Sevgili Buz,

Bu mektubu okuduğun zaman tahminimce kafanda bir sürü soru var. Bun sorulara yanıt ararken geçti bu mektup eline. Öyle değil mi?

Kimsenin göremeyeceğini bildiğim halde başımı salladım. Daha şimdiden gözlerim dolmuştu. Ne yazdığını bile bilmezken. Ellerim titriyordu ve korkuyordum.

Nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Ama bir yerden başlamak gerekirse, ben senin baban değilim. Senin baban başka birisi. Ve sen tam bir cadı değilsin Buz. Tam bir peri de değilsin.

Kısaca büyük bir yalanın ortasındasın. Kendinin bile kim olduğunu bilmediğin bir yalanın ortasında. Şuana kadar her şeyi yanlış biliyordun.

Her yolun bir çıkışı var Buz. Sen kendi çıkışını eminim ki biliyorsun. Sadece içindeki sesi dinle. Sesi dinle ve kaç. Oradan uzaklaş. Çünkü tüm gerçekleri öğrendikten sonra her şey daha da kötü olacak. Kendini bulunduğun yere daha fazla ait hissetmeyeceksin. Çünkü bizler farklıyız.

Serkan

Yanağımdan aşağıya bir damla yaş süzüldü. Titreye titreye masaya bıraktım mektubu. Nedendi tüm bunlar? Neden?

Ben neden bir yalanın ortasında kalmaya maruz edilmiştim? Ben neydim? Benim cinsim neydi? Neden böyle bir yalan vardı?

Daha fazla bu odada durmamak için annemin şifreli dolabını kapatıp yıllarca babam sandığım kişinin kitabını ve bana yazdığını alarak odama çıktım. Her yerim titriyordu. Bunu engellemeye çalışarak kitabı ve mektubu yastığım altına koydum. Ardından da yatağımın içine girerek gözlerimi kapattım. Gözyaşlarım usul usul süzülürken sadece düşünüyordum. Neden, diye.

Aslında nedenini düşünmek boşunaydı. Ben çıkışımı bulmalıydım. Buradan gidecektim. Ama nereye? İçimdeki sesin nereyi dediğinden emin değilken nasıl başarabilirdim bunu? Benim çıkışımı nasıl bulabilirdim?

Kafam allak bullaktı. Bu da zorlaştırıyordu her şeyi düşünmemi. Ne olacaktı şimdi? Tüm bunların sonu neye varacaktı? Ben ne olacaktım? Ne olduğumu bulabilecek miydim?

Yıldızlı GeceHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin