Bölüm 11: Perestiş

807 62 278
                                    

~Perestiş: Delicesine, taparcasına sevmek.

Cumhuriyetimizin 97. yıl dönümü kutlu ve mutlu olsun. Nice yılları da gurur, sevinç ve şerefle kutlamayı temenni ederim. 🇹🇷 🇹🇷

Güzel sıralamalar yapıyoruz, bu yüzden çok mutluyum ve teşekkür ederim.^^ 10K, hazır mısınız? Aşağı inmek benim için bile çok zor. :D Sonunda idolüm Gökyüzüne Ateş Eden Uçak'ın kelime seviyesine ulaştım. 😅

Bu bölüm Charlotte0306z ye ithaf edilmiştir. ( ◜‿◝ )♡

Keyifli okumalar.^^

-----------

İblis Diyarı, Luo Binghe'nın Sarayında.

Shen Qingqiu'nun geri döndüğünden bu yana birkaç gün geçmişti.

Bu birkaç günde pek bir hadise meydana gelmemişti, yalnızca Luo Binghe eskisinden daha da meşguldü. Çoğu zaman ileri gelen kabilelerin reisleri ile toplantılar yapıyor ve isyancı grubunu bertaraf etme üzerine uğraşıyordu. Liderlerinin hangi sektten olduğunu öğrenmeye çalışmak ve sahte bir ittifak kurup kendi taraflarına bilgi aktarmasını sağlamak amacıyla bazı casusları gizlice Kara Ordu'ya sızdırmıştı. Çoğu zaman, o büyük kütüphanedeki çalışma odasına girip kendini dış dünyadan soyutluyor ve başının üzerini bir kara bulut gibi saran bu mesele üzerine kafa yoruyordu.

Shen Qingqiu'ya gelince; geldiği vakit Luo Binghe zaten bir hayli işle meşguldü ve onunla birkaç kelam edip kendine durumu anlatmasının ardından, Shen Qingqiu daha rahat çalışması için onu yalnız bırakmakta karar kıldı. İlk günlerde Shen Qingqiu iç saraydan pek dışarı çıkmıyordu, ve Sistem yeniden aktif olana kadar biraz meditasyon yaparak ruhani güç akışını güçlendirmeye uğraşıyordu. Kendini biraz gevşettiğini zaten biliyordu, ve hafif de olsa(!) bir qi sapması yaşadığı için bu meseleyi göz ardı etmeye cesaret edememişti. Arzu ettiği gibi ruhunu dinginleştirip tekrar eski gücüne kavuşana kadar iç saraydaki boş bir odada inzivaya çekilmişti. Nihayet amacına ulaşmış bir şekilde odadan çıktığında, Luo Binghe'ye bir bakış atmak için kütüphaneye gitmişti. Fakat orada değildi, bir muhafıza nerede olduğunu sorduğunda, batı bölgesine gizli bir husus dolayısıyla gittiğini öğrendi.

Kendi kendine mırıldanmış, neden ona bir haber vermeksizin batıya koştuğunu düşünmüştü. Üstelik bu "gizli husus" da neydi? Ama sonra ansızın bunun nedenini kavradı, muhtemelen o sırada inzivada olduğundan Luo Binghe çalışmasını rahatsız etmemek amacıyla ona bir haber vermemişti. Gizli hususa gelince, geri döndüğü vakit ne olduğunu zaten Luo Binghe şahsen ona açıklardı.

Şu anda, o devasa kütüphanede rafların arasında dolaşıyor ve okumak amacıyla ilgisini çekecek bir kitap arıyordu. Tozlu ve o bilindik kitap kokusunun yayıldığı, koyu renkli ahşaptan uzun rafların etrafında geziniyor, bazen dikkatini çeken birkaç kitap oluyordu ve daha sonra incelemek için büyüyle uçurarak o geniş masaya gönderiyordu. Seçtiği kitaplar genel olarak kadim efsun çeşitleri, pek çok bilinmeyen ruhani canlı türü ve eşyalar üzerineydi. Bu dünyaya çekilmeden evvel, Shen Yuan iken bu türde web novelleri daima ilgisini çekmişti ve genel olarak «Proud Immortal Demon's Way» okuyarak mazoşistçe kendine acı çektirmedeki amacı bu ilginç şeyleri merak ettiği içindi.

Tam başka bir koridora girdiğinde, ilk sıradaki orta raflardan birinde epey kalın bir kitap gözüne ilişti. Kitapta dikkatini çeken şey, sıradan efsun dünyalarındaki Antik Çin kitaplarına dış görünüş bakımından benzemediğiydi.

Bilindik efsun dünyasının veya sıradan Antik Çin konulu yapıtların içindeki kitaplar; dış görünüş olarak çok fazla kalın olmamalarının yanı sıra, kenarlarında sayfaları bir arada tutan iplikler olurdu ve el yapımı olduğu, sayfalarından ve üzerindeki yazılardan kendini belli ederdi. Lakin bu kitap daha çok başka bir çağdan kalma bir kitaba benziyordu, aşırı kalın olmasının yanı sıra koyu kırmızı kapağı parlak bir cilt gibi görünüyordu. Bunu oldukça ilgi çekici bulan Shen Qingqiu, elini havaya kaldırıp bir işaret yapmış ve kitap biraz kıpırdadıktan sonra ona doğru uçmaya başlamıştı.

I Won't Let You Go ✓SVSSS [ғᴀɴғɪᴄᴛɪᴏɴ]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin