Etrafımdaki cesetlere bir göz gezdirdim. Savaşta olacak bir anı gördüğümü anladım. İleride kardeşlerimi savaşırken gördüm. Hiç biri yara almamıştı, aldıysa da güçleri ile iyileştirmişlerdi. "Kraliçem, karanlığa destek geliyor. Biz de yakın olduğunuz iki Yan Saray'dan ordu çağırdık. 2. Park Saray'ı ve Kim Saray'ı birazdan burada olur." Dedi Hoseok yanıma gelip.
Bir süre sonra etraf birden karardı. O karanlığın içinden biri bana doğru yaklaşıyordu. "Anlaşma vakti Kraliçe..." Dedi alaycıl ses tonu ile.
~~~
Artık alıştığım rüyalardan sonra o kadar korkmuyordum ama uzun zaman sonra ile defa korktum. Ayağa kalkıp odama konulan elbiseyi giydim. Bugün Jimin'in yanına gitmeyi planlıyorum çünkü geldiğimden bu yana hiç görmedkm sayılır.
Onun kolay kolay yanıma gelmeyeceğini bildiğim ve zaten rüyamda da gelmeyi kesin dille reddettiği için ben gitmeliydim. Lükse bak koskoca Kraliçe ayağına gidiyor...
Tacımı taktıktan sonra odamdan çıktım. Uzun koridorlardan dolanıp en sonundaki odasının önüne geldim. Kapıyı çalma zahmetine girmeden açtım. Beni görünce tabii şaşırdı. Saygı anlamında eğilmeye kalktı ama sert sesimle durdum. "Gerek yok,bu zamana kadar hiç saygı ifadesi kullanmadık birbirimize zaten. Bundan sonrasında da gerek yok. Bana karşı tavırlarının değişmesini istemiyorum." Derin bir nefes alıp başını salladı.
"Şimdi ne olacak?" Diye sordu ve oturduğum yerin karşısına geçip oturdu. "Her şeyin aynı kalmasını istiyorum sadece. Seni seviyorum,itiraz etmeyeceğim. Kardeşlerini arkadaşım olarak görüyorum gerçekten. Üzgünüm size yalan söyledim. Ama mecburdum, hayatım güvende değildi ki hala değil. Birbirimize biraz zaman versek nasıl olur? Girmem gereken bir savaş var üstelik. Sizin ile aramda kötü şeyler geçmesin istiyorum hazırlık sürecimde. İsterseniz savaşta karşımda olun ama şuan hiçbir şey yapmayalım lütfen." Dedim. O da benim gibiydi. Hiçbir şeyden emin olamıyordu,ne yapması gerektiğini bilmiyordu.
"Öyle yapalım bende,bizde ne yapacağınızı bilmiyoruz." Daha fazla bu ortamda kalamayacağım sanırım. Kalbime ağır geliyordu aramızdaki olaylar. Ona böyle bakmak ve ne yapacağımı bilmemek canımı yakıyordu. "Peki, gidiyorum o halde." Diyip kalktım sonunda dayanamayarak. Ona yaptığım uyarı yüzünden özel bir şey yapmadan gitmemi izledi.
Odadan çıkar çıkmaz koşar adımlarla oradan uzaklaştım. Lalisa'nın odasına yöneldim. Kapıyı çalıp içeriye girdim. Lalisa değişik hareketler yaparken Jungkook Jeong ile oynuyordu. Ay çok tatlılar. Jeong'un yerinde olmak isterdim, hiçbir şeyden haberim olmadan sadece babamın yaptığı hareketlere anlamsızca gülmek...
"Lalisa ne yapıyorsun?" Dedim bakışlarımı onlardan çekip. "Şu güçlere yeniden alışmaya çalışıyorum. Niye geri verdin ki? Kendimi kontrol edemiyorum ben!" Kore'de kullanılan güçlerden artı olarak Tayland'da kullanılan güçlere de sahip olduğu için kendini kontrol edemiyordu galiba. İlk başta geldiğinde de böyle olmuştu,sonradan ona da yasaklanınca rahat etmişti. "Yapacak bir şey yok,bana yardım etmeniz gerekiyordu." Kendini bıkmış halde yatağa attı.
"Kendini zorlama,bir şey olmaz. Kendine işkence ediyorsun resmen." Dedi Jungkook. Dudağını büzüp kendini topladı. Kapının önünde durmayı bırakıp Jungkook'a ilerledim. "Oğlunu alabilir miyim? Ne zamandır sevmedim ben onu." Dedim masum bir sesle. Lalisa bu halime kıkırdadı. Jungkook,kucağında oturan Jeong'u tutup bana uzattı. "Sizinle bir şey konuşmak için geldim ben." Dedim.
Sesindeki ciddiyet yüzünden dönüp bana baktılar. "Ne oldu? Bir sorun yok değil mi?" Diye sordu Lalisa. Büyük ihtimalle geleceği görmem ile ilgili korkuyordu. "Ben Jeong'a kendi kanımdan aktaracağım." İkisi de şaşkın bir şekilde bana bakmaya başladı. "Eğer sana bir şey olursa Jeong tahta çıkmak zorunda kalır. Fakat o daha çok küçük,neden böyle bir şey yapmaya karar verdin?"
"Hayır,Jeong ben ölsem de erkenden tahta çıkamaz. Tahta çıkacak başka bir veliaht daha düşünüyorum. O savaşta büyük bir şey olacak. Bu benim ölümüm,tutsak olmam gibi şeyler olabilir. Lalisa seninle konuşmuştuk,kendimi feda etmem gereken bir şey olduğunu hissediyorum demiştim. İşte bu savaş,kendimi feda etmem gereken olay olabilir. Eğer tahminlerim,hislerim doğru çıkarsa bunu yapmam yerinde bir karar olur." Bir süre endişeli bir halde düşündüler.
"Peki Chaeyoung, hem biz zaten burada kalıp Saray'ı koruyacağımız için Jeong'a kanınla beraber güçlerin de geçeceğine göre bu daha iyi olabilir." Lalisa da Jungkook'a katıldığını belirtti. "Pekala,ne zaman yapayım?" Diye sordum ikisine bakarak. "Şimdi yapabilirsin." Başımı sallayıp küçük bıçağımı aldım. Elimde küçük bir kesik açtım. Kestiğim elimi Jeong'a yaklaştırdım, kanım buharlaşır gibi oldu ve Jeong'a gitti.
"Yerime geçireceğim kral da öldükten sonra Jeong, kral olacak." Sözümü bitirir bitirmez kapı kırılır gibi açıldı. Jennie içeriye korkunç bir halde girdi. "Ne oluyor?!" Diye bağırdım ve ona ilerledim. "Gerçekleşiyor! İlk önce oraya gitmem gerekiyordu ama ben gidersem kötü şeyler olacak diye ilk seni buldum. Chaeyoung onu kurtar!" O kadar kötü haldeydi ki onu çekip oturttum.
Akıllıca davranıp ilk buraya gelmiş. Şimdi de ben hızlıca gitmeliydim. Lalisa ve Jungkook'a işaret edip oradan ayrıldım. Arkamdan askerlerim de gelmeye başladı. Olayın gerçekleşeceği yere geldiğimde Yoongi diz çökmüş halde bekliyordu. Karşısında ise askerler ve eski kraliçe vardı. "Siz ne yapıyorsunuz?! Kimden aldığınız emir ile böyle bir şey yapabilirsiniz?! Haddini fazlasıyla aştın eski kraliçe Soon Kyu! Burada bulunan herkesi Saray'ın altındaki odaya kilitleyin!"
Hepsi korkmuş bir şekilde bana bakmaya başladı. Kendi askerlerim onları tuttu. "Götürün." Sırayla gitmeye başladılar. Yanımda sadece 2 askerim kaldı. Yoongi'nin yanına ilerledim. "İyi misin?" Diye sordum çöküp. Aynı zamanda bağlanmış olan ellerini çözüyordum. "Eğer gelmeseydin ölü olacaktım o kadar. Şuan iyiyim." Ukala konuşmasına göz devirip güldüm. Ellerini çözünce ayağa kalktım. O da yavaşça ayağa kalktı.
"Benimle gel, eğer Jennie Seni görmezse delirecek. Benim yerime o gelecekti fakat ben geldim. O gelseydi çok kötü olurdu." Durumu boşverip aptalca sırıttı. Aşık olunca tabii. "Yarın ben gelene kadar beklesinler orada. Su veya yemek vermeyin." Dedim kalan askerlere de. Eğilip onlar da gitti. Yoongi'yle beraber Jungkook ve Lalisa'nın odasına giden koridora geldik.
İkimizde fazla sessizdik fakat o bu sessizliği bozdu. "Kardeşim Jimin'e aşıksın değil mi?" Ani sorusunu beklemiyordum. "Sende kardeşim Jennie'ye aşıksın değil mi?" Dedim aynı şekilde karşılık vererek. Şimdi o da benim gibi hissetmişti. "Evet aşığım,hemde çok." Diyip derin bir nefes aldım. "O da sana aşık,emin ol." Biliyordum! "Jennie de sana aşık." Aramızdaki konuşma çok garip olduğu için güldüm. Benim ardımdan o da güldü.
Karşımızdaki kapı zaten sonuna kadar açıktı o yüzden Jennie'ye su içiren Lalisa'yı ve geri kalan tüm dostlarımı görüyordum. İçeriye girmeden önce bakışlar bize dönmüştü zaten. Jennie anında kalkıp Yoongi'ye ilerledi. Aniden sarıldığında Yoongi dahil herkes şoka uğramıştı. Yoongi de, Jennie'ye sarıldı. O an kimsenin beklemediği bir şey olup Jennie yere yığılacak gibi oldu. Bunu engelleyen Yoongi'ydi.
Herkes anında hareketlenirken hızlı bir şekilde yanına çöktüm. Mina uzakta olsa da bağırarak konuştuğunda Jennie'nin tüm vücudunu kontrol ettim. Dediği doğruydu. "Kılıca dokunmuş..."
Rosé'nin,Jeong'a kanını aktarmasını bir türlü yazamadım bu yüzden fazla gecikti bölüm. En sonunda filmlerde falan gördüğüm gibi uçarak geçirdim kanı mskxjsksjx
Onu boşverin de ben bölümü 31 Ocak 01.19'da yazıyorum sabah The Show var!!! Aşırı heyecanlıyım,solosé geliyor! Mükemmel olacak kesin! Neyse bunu okunduğunuzda çoktan The Show'u izlemiş oluruz,o yüzden The Show hakkında düşüncelerinizi yazın buraya.
Gelecekten geldim geri,fazla mükemmeldi,aşırı güzeldi,çok iyiydi,baya güzeldi. Her şeye düştüm tek tek,hepsinin olduğu kısma, Lisa'nın kısmına, Jennie'nin kısmına, Jisoo'nun kısmına, Rosé'yi söylemeye gerek yok yıllardır bekliyorduk ben orada öldüm. Stiliste aşığım bu arada,güzel giydiriyor. Oturup 10 saat övebilirim ama olmaz xnzmmksnsx
Sınır yok yeterli oy ve yorum olunca atarım

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Secret Princess | Jirose
Historical Fiction"Onu kurtarabildim mi?" "Kurtardın... Şimdi ise en büyük sınavını vereceksin. Onu tekrar kendine aşık etmek." Chaeyoung × Jimin Kitap kapağı @_nightmaria tarafından yapılmıştır.