-5- KORKUYORDUM !

578 38 3
                                    

----

'Tamam' anlamında kafamı salladığımda aklıma haince bir fikir gelmişti.

Hemen oturma odasının kapsını kapattım ve kapıyı açınca ilk önce beni görebilmesi için tam karşıya durdum.

Telefonun flaşını açıp çeneme tuttum.

"Âağğğhğhğhğğaaağğ"

Ne yalan söyleyeyim. Hazel'in bağırmasıyla ben bile korkmuştum.

Hazel korkudan beni itmeye kalktı ve bende refleks olarak onun bileklerini tuttum. İkimiz birlikte.yere düştük . Hazel benim üzerimdeydi .

Yüzlerimiz arasında sadece 1-2 cm vardı.

Bir anda kapının çarpmasıyla Hazel ve ben kafamızı o tarafa çevirdik. O kişinim ilk önce kim olduğunu anlayamasam da,  Hazel'in

"Anne ! "

Demesiyle kendime gelmiştim.

----

◆Multimedya'da Hazel var ◆

"Ne oluyor burada? " diye sormuştu Jale teyze, şaşkınlığını son derece belli edercesine.

Hazel ve ben toparlanıp ayağa kalktık.

Hazel'i zor durumda bırakmak istemediğimden hemen atlamıştım lafa.

"Şey..ben Hazel'i korkutmak istemiştim. Ama Hazel'in nasıl bir korkak olduğunu unutmuşum Jale teyze. Ben korkutunca beni itti ve bende bileklerinden tutunduğum için beraber düştük. "

Jale teyzenin neşe dolu bir kahkaha attığını görünce Hazelle anlamaz gözlerle birbirimize baktık.

"Oğlum sen Hazel'in korkak tavuktan hiç bir farkı olmadığını nasıl unutursun? " dediğinde tekrar bir kahkaha patlaşmıştı.

Bu sefer bende kendimi tutamamıştım.

Hazel ise gözlerini devirmiş somurtuyordu. Sanki içinden bizi öldürmek için planlar yapıyor gibiydi.

"Gülün siz gülün daha çok gülceksiniz zaten."

Hazel 'in oyuncağı alınmayan küçük bir çocuk gibi durmasını görünce tekrar gülmeye başladım.

"Hadi yıkayın elinizi yüzünüzü de yemek yiyelim."

Jale teyzeden özür dileyip gitsem iyi olacak, dedim. Fakat Jale teyze kabul etmemişti.

Jale teyze yemekleri hazırlarken Hazel de beni savaştan çıkmışa benzeyen odasına götürdü.

"Odana hırsız girmiş olmalı!  Yada iç savaşlar senin odanda yaşanıyor!"

Diyip ayağımın ucundaki şu kızların giydiği cicili bicili hayvan terliklerinin tekini bir kenara fırlattım. Diğer teki kim bilir neredeydi.

"Ha ha ha!  Çok komiksin çok (!) Eminim senin odandan daha temizdir benim odam."

"Ona ne şüphe!  "

Dedikten sonra kıkırdamaya başladık.

"Otursana."

Dediğinde, etrafa bir göz attım. Oturulacak bir yer varmıydı acaba?  Yada bende miyopluk başlamış olmalıydı.

"Ah!  Pardon! "

Diyerek çalışma masasının önündeki sandalyenin önüne geçti ve kırışmış kıyafetleri yatağın üzerine fırlattı.

Bu kız feci halde dağınık!

ZALIMIN EVLADIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin