Daha önce hiç sevilmediğinizi, dışlandığınızı ve sizin bağırdınızı fakat kimsenin sizi duymadığını hissettiğiniz oldu mu? Benim oldu. Ailem öldüğünde hissetmiştim. Asla sevilmeyeceğimi, bir daha asla kimsenin beni duyamayacağını anlamıştım. Bazen çok dua ederdim ölmek için. Koridorda yürürken bunları düşünüyordum, nasıl çaresiz olduğumu düşünüyordum. Hayata bağlayamaya çalışan kimsesiz olan 16 yaşında bir kızdım. Hayır, kendimi acındırmak için söylemiyorum lütfen yanlış anlamayın. Ben sadece kendimi çok yalnız hissediyorum. Ailem öldükten sonra yaşamaya değer olduğumu hissedemiyorum. Keşke zamanında onlara öyle davranmasaydım.
Kızıl saçlı bir kızın bana dokunmasıyla aniden irkildim. Yanına bir kızla bana aval aval bakıyorlardı.
"Seni korkuttuysam özür dilerim, nessa. Ben hope" dedi kızıl saçlı kız. Yanındaki ne kumral diyebileceğiniz ne de sarı diyebileceğiniz çok tuhaf ama bir o kadar da güzel saç rengi olan kız konuşmaya başladı "ben de freya. Umarım nessa dememizde sorun yoktur. Herkese takma isim takmayı çok severiz. Bu arada biz aynı sınıftayız, edebiyat sınıfında. Bir sonraki ders de ortak; matematik" dedi. Ses tonu çok rahatlatıcıydı, 10 saat konuşsa sus demezdim."Hayır tabikide sorun yok fakat çok fazla isim karışıklığı oluyor. Daisy, berra,vanessa bir de takma isim olan nessa. Çok fazla geliyor ama sorun yok, sevdim bu ismi."
"Sorun olmamasına sevindim. Zil çalmak üzere sınıfa gidelim mi?" Blok 2'den blok 3 e doğru yürüdük. O kadar çok blok vardı ki nasıl okulda kaybolmuyorlardı hala anlamış değilim cidden. "Olur, gidelim" dedim.***
Sınıfa girdiğimizde her yer doluydu. Sınıf tıklım tıklımdı. Acaba bu kadar dolu olması normal miydi? Yok ya bence değildi. Aklıma bi anda amcamın şu sözü geldi " nerde çokluk orda bokluk" aniden bir kıkırdama isteği geldi. Her neyse, sınıfta tek boş yer vardı o da sağ en arkada herkesten uzakta oturan, acı çekermişcesine bakan bir kızdı. Kimsenin hoş karşılanmayacağı tipten dövmeleri vardı. Kıvırcık sarı saçlarının ucu maviye boyanmış ve burnunda da bir pirceng vardı. Başka yer olmadığı için onun yanına oturdum. Hiç tepki vermedi, dönüp bakmadı bile. Sessizliği sinirimi bozmuştu dönüp selam verdim." Selam " dedi bana bakmadan. "Adım nessa" dedim nessa ismi hoşuma gitmişti. "Ben de hayley" dedi. Ardından hoca sınıfa girdi. "Merhaba arkadaşlar. 2 hafta önce ölen arkadaşımız adına bugün bir etkinlik düzenlenecek. Katılmak isteyenler ders sonunda ismini gelip bana yazdırsın. Katıldığınızda gönüllüler saatiniz dolacaktır kimse boşa etkinlik diye düşünmesin lütfen " dedi. Gönüllülük saati şuydu ; yurt dışında okullarda gönüllü iş yapma saati vardır. Bu saati tam doldurmadığınız sürece mezun olamıyorsunuz. Bu saatin dolması içinde gönüllü işler yapmak zorundasınız. Örnek ; huzur evinde çalışmak, köpek gezdirmek, okuldaki öğrencilere ders anlatmak ve bunun gibi etkinkiklerde yer almak. Merakımden dönüp hayley'e dönüp soru sormaya başladım."2 hafta önce kim öldü?"
"Neden öldü?"
"Kaç yaşındaydı?"
Hayley cevap vermeye başladı ;"Futbol takımının yardımcı antrenörüydü aynı zamanda basket takımının kaptanıydı ölen kişi. Arkadaşları ile şakalaşırken araba çarptı. Tam olarak nasıl çarptı kimse bilmiyor bilselerde söylemiyorlar. 11.sınıftı, adı thomasdı. Herkes severdi onu, arkadaş grubunun en iyisiydi aynı zamanda benim sevgilimdi" Dedi.
Keşke sormasaydım, şu an kendimi çok kötü hissediyordum. Ne diyeceğimi bilemedim ve aklıma Matthew'ın basket takımında olduğu geldi. matthew hiç bundan bahsetmemişti. Ne kadar üzgündü kim bilir.
**
Zil çaldı. Hayley'e dönüp konuşmaya başladım. "Hayley dolabımın nerede olduğunu bilmiyorum, gösterir misin?""Senin dolabın yok. Thomasın dolabını sana verdiler. Orası thomasın" dedi sert bir şekilde.
Yine o pişmanlık hissi doğdu içime. Hayley'in acı çektiği ve çok üzgün olduğu aşırı belliydi dayanamayıp hayley'e teselli vermeye başladım.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gri'nin yaşamı
Teen Fictioningiltereye geldiğimde 16 yaşındaydım. Ailemi kaybetmiş 16 yaşındaki bir kızdım. Her şeyden habersiz, koruyucu ailenin yanında yaşıyordum. Hiç tanımadığım bir yerde hiç tanımadığım bir kişiye dönüşüyordum. Siyah olmaktan çıkıp gri oluyordum artık. c...