3. bölüm

5.4K 184 19
                                    

Merhabalar Nasılsınız?

OY VE YORUM YAPMAYI LÜTFEN UNUTMAYIN

iyi okumalar.


Şirkette çocuklar koşup duruyorlardı. Bir yandan kameralardan onlara bakarken diğer yandan toplantı için son hazırlıklarımı yapıyordum.

Odamdan çıkınca, Toprak hemen yanıma geldi. Boyu bacağıma kadar ancak geliyordu. Hemen sarıldı ve "Seni çok özledim, annecim" dedi. Ardından Ece de gelip sarıldı, "Ben de özledim, halacım," dedi. Bu sırada birden Olcay'ın sesini duyup gülmeye başladım. "Beni özlemeyin zaten, Ece hanım burada babanız duruyor, ama siz hala nınıza gidiyorsunuz," dediğinde, Olcay benim minik kızım kollarını göbeğinde kenetledi. "Seni Alış doğana kadar halama bıraktık artık, ailem topyekûn beni kabullendi. Ailem, hımm," dedi ve odama girdi. Trip attığı kadar belliydi ki, "Git, gönlünü al, kızının koştuğu toplantı var, hadi," dedim. Hızlıca kızının peşinden koştu ve benimkisi kıkırdıyordu. Yanına gidip elinden tuttum, "Neye gülüyorsun, miniğim? Hadi, bizi bekliyorlar, belki orada biri vardır, hadi," dedim. Beni çekiştire çekiştire toplantı odasına girdik. Hızlıca bağırarak sarıldı, "Nazlıcım," diyerek ama Harun Bey'in kaşları çatıktı. "Sonunda görüşebildiler, Nazlı. En son bana trip atıyordu, düşün," dediğinde gülüp oturdum yerime, Ece ile Olcay da geldiğinde, Ece hemen arkadaşına sarıldı.

Toplantının sonuna gelmiştik artık ve Harun çok iyi biriydi. "Baba, ben acıktım," dedi Ece, ardından benimki, "Anne, bende." Diğer cimcime Ece, "Babacım, bende," dediğinde Olcay'ın hızlıca Asya'ya gitmesi gerekiyordu. Minikler, siz beni götürürüm, hadi Olcay, çabuk Asya'nın yanına," dedi. Ece'yi ve Toprak'ı öptükten sonra bana gelip sarıldı, "İyi bak, cadıya," onaylayınca, Harun'la da vedalaşıp gitti.

"Hadi o zaman gidelim, hadi Lâl, hazırlanın," dedim. "Tamam, minikler, hadi çeketleri almaya gidelim."

Onlar ceketlerini aldı, ben de çantamı aldım, arabada bırakmıştım çeketimi. "Biraz konuşalım mı, Lâl?" Harun'un yanına gittim. "Şimdi sana saçma gelecek, sözü kesme. Ben, Nazlı'nın annesini çok seviyorum, ama biliyorsundur, ayrıyız. Onu biraz sinir edip bana geri gelmesini istiyorum. Seviyordu sonuçta. Senden de beni onunla kıskandırmanı istiyorum. Olur mu? Benim de siteden kudurtmam lazım birilerini," elimi uzattım. "O zaman anlaştık, ortak," dedi. "Aynen," çocuklar da geldiğinde çıktık ve geldiğimiz yerde magazin doluydu, bu bizim için avantajdı. "Şimdi sadece gülüp, çocuklarla ilgileniyoruz. Harun arada göz göze gelir, sağdan eşin anlar, benim sinir edeceğim şahısta sağdan doğuştan huydu zaten. Hadi," dedi. "Harun abi, siz şimdi Nazlıyla biz gibi arkadaş mısınız?" Harun minik kıza döndü. "Evet, aslanım, arkadaşız, hadi," arabadan önce biz indik, sonra çocukları indirdik, Harun, Nazlı'nın elini tutuyordu, ben de Ece'yi tutarken, birden tam Toprak'ı alırken ayağım burkuldu. Toprakla beraber düşecekken, Harun hızlıca belimden tuttu. "Sakar bir ortağım var, ha," göz devirip geri çekildi ve Toprak'ın elinden de tutup hızlıca magazincilerin arasından soru yağmurundan zor kurtulduk, masaya geçtik.

"Ne yersiniz, prensesler ve aslancık?" Üçü aynı anda hamburger dediğinde şaşkınlıkla Harun'la birbirimize baktık, kahkaha attık. Çocuklarla beraber hamburger yemiştik ve biz de defileyi konuşmaya başladık. "Çocuk mankenlerimiz 3 tane olması gerekiyor, ama 2 tane minik mankenimiz var. Acaba Nazlı da modellik yapar mı? Defilede ortak olarak sağdan sen en ön sıraya çıktığın zaman kızınla çıkacaksın, bizim gibi," biraz düşününce kararını verdi. "Tamam, hem Ela da daha çok kıskanır," gülmeye başladım. Gözlerinden anlaşılıyordu, ne kadar sevdiği. "Sen cidden aşıksın, eski eşine çok belli, ama neden ayrıldınız?" gülmeye başladı. "Aslında çok saçma neden. Ben bir çocuğumuz olsun istiyordum, o istemiyordu. Kavga falan çıktı, sonuç ayrıldık. Siz neden ayrıldınız, eşinle, Lâl? Önemli bir nedeni olduğu belli." Çocuklara döndüm, "Çocuklar, bakın, orada park alanı var, oraya gidin, tatlılar gelene kadar, hadi," hızlıca kalkıp oraya gittiler.

"Aslında güzel bir evliliğimiz ardı ardına geliyordu. Çok seviyordum, onun da öyle olduğunu sandım," burukça gülümsedim, gözlerim dolmuştu. "Neyse, hamile olduğumu söylemek için şirkete gittim. O kadar mutluydum ki, anlatamam. Sonra kapıyı çalmadan içeri girdim, ve orada hayatım değişti. Çok sevgili kocamın kucağında her yeri yapma bir kadın oturuyordu. Çıkıp gittim, ama o gelmedi, bekledim, onu çıkışta saflık işte. Ama o gelmedi, sonra bu ülkeden çekip gittim. Asya yani Olcay'ın eşi avukattı, ona vekalet vererek dava açtım, orada da belirttim, hamile olduğumu ama o istemedi, kendi öz evladını istemedi. Orada içimdeki sevgiyi gömdüm derinlere, sonra Toprak büyüdü, bende buraya geri geldim. Şimdi oğlumla tanışmak istiyor, hâlâ bir şey söylemiyor, "karıcım" demiyor. Orada gözüm dönüyor, en çok da her Toprak babası için ağladığı için nefret ediyorum ondan," ellerimi tuttu. "Ben de Olcay gibi gör, biz Olcay'la sen gittikten sonra tanıştık, ama seni anlattığında bile, dedim tam benlik bir arkadaş. Şimdi ortak da olduk, arkadaş mıyız?" Hafif gülümsedim, "Arkadaşız, ben o zaman yine hala oldum desene," diye güldüm. "Bende dayı oldum, hem de amca, şaşırtıcı değil mi?" İkimiz de gülümsedik birbirimize. "Anneeee!" Birden Toprak'a döndüğümde, bana koşarak geldi. "Eve gidelim, Nazlı'ya oyuncaklarımı gösteriyim." Harun'a baktığımda, onayladı. "Tamam, eve geçelim, getir çağır kızları, hadi oğlum."

Ben giydiriyordum, Harun da fermuarını çekiyordu. Sonunda çıktığımızda magazinciler karşımıza çıktı. Lal Hanım, yeni bir aşk mı doğuyor, yada Hadun Bey, ne söyleyeceksiniz? Birbirimize bakıp hafif gülümsedik. Kıskandırmaya başlamıştı, elini belime doladı. "Ortağımla çocuklarımızı toplayıp yemekte mi yiyormuşuz, arkadaşlar? Hangi çağdayız, değil mi?" Ben de onayladım. "Neyse, arkadaşlar, çocukların canı sıkıldı, size iyi günler." Çocukları arkaya bindirip yola çıktık.

Eve gidip güzelce onlar eğlenirken, biz de hem eğlendik hem işler yaptık. "Şunu paylaşacağım," gösterdiğime baktığımda onayladı, bende paylaşacağımı gösterdim, ikimiz de paylaştık.

Hazırlanıp çıkarken, Arel kendi adamlarına bağırıyordu. Harun'u tuttum, kapıyı açacakken. "Şimdi sıra benim kıskançlıkta, anlattığım dışarıda." "Sen o işi bana bırak," çocukları yanına topladı. "Şimdi çocuklar, özellikle sen, küçük aslan, biz eve gitmek istediğimizde, dışarıda bana diyerek yerine Abide ama bir kerelik sen de Ececim, eniştende amca yerine. Hele ki sen, benim kız, sende halana hala demek yerine, Lalcim veya Lalde. Tamam, hadi, oyun başlasın," güldü ve dışarı çıktığımızda sesler kesilmişti, aynı anda benim minik oğlum işini çok güzel yapıyordu, seslice herkes duysun diye yapıyordu. "Harun abicimmm, biz seni çok özleriz, değil mi, anne?" Topu baba atıyordu, çakal çocuk. "Olmaz oğlum, hem uykusu gelmiştir Harun'un, değil mi, canım uykun gelmiştir?" Nazlı bacağıma sarıldı. "Lâlcim, sen de kalalım mı, oynayalım mı, hepimiz uyuruz?" Ece atladı söze, "Eniştecimmm, biz de kalın, lütfen?" Ellerini yanaklarına koydu, gülmeye başladım, oyunu bitirip Harun, Ece ile Toprak'ı öpüp eve yolladı. Ben de onları arabaya kadar eşlik edip, Nazlı'yı ben bindirdim. "Aferin sana, minik mankenim," yanaklarımı öptü. Bende öpüp ayrıldı, Harun kollarını açmış, sarılmamı bekliyordu, arkasından suratı sinirden morarmaya dönmüş bir adet Arel vardı, beter olsun. Harun'a sarıldım. "Seninki inşallah benim güzel suratımı dağıtmasın, yeter," geri çekilip koluna vurdum. "Bana püskürmesin yeter." Bir şeyi hatırlamış gibi oldu.

"He unutuyorduk, yarın magazinin her yerinde biz olacağız. Dua et, kız yengen tekrar evlensin benimle," ellerimi havaya kaldırıp gülerek, "Allah'ım, inşallah yengem beni yolmaz ve siz evlenip bu güzel insan, ne kadar çocuk isterse o kadar versin. AMİN!" O da "amin" diye bağırdı, resmen. "Gel, kız, öpeceğim seni," dedim, yanağımı suluca öptü, vurup yanağımı sildim, "Islattın yanağımı, neyse, gidin artık, yoksa gözlerinle döver seni," onaylayıp arabaya bindi, Nazlı öpücük attı, bende öpücük attım ikisine de, sonra eve doğru ilerledim, ona bakmadan eve girdim.

...........................................

merhabalar

Bölümü nasıl buldunuz?

AREL?

LÂL?

TOPRAK?

BENİM LÂL HAYATIMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin