Sabah erkenden saat 8 suları hep beraber daha plajda kimse yokken zehra'yla buluştuk. Deniz kenarında saat 9'a kadar yürüdük daha doğrusu bn yürüdüm. Onu omuzlarıma aldım ve tüm plajı tam 4 kere dolaştık... Omuzlarım çok ağrıyor. Neyse hatunum için herşeye değer. Arkadaşlarla birlikte buluştuk sörf yapmaya karar verdik. Ama plaj bugün de çok doluydu ama olsun dalgalar çoktu ve herkes kıyıda duruyordu ilerlere gidip sörf yapabilirdik. Ve işte açıklardayız kıyıyı görüyoruz ama insanlar çok küçük görünüyorlar ama merak etmeyin güvendeyiz. Bizim bildiğimiz, keşfettiğimiz bir koy var. Bu koyu hemn hemen kimse bilme. Buraya gelmek kolay değildir çünkü. Açıklara gidip bakmanız gerekir ama çok açıklarda biz buraya kayıkla geliyoruz. yüzerek gelmek neredeyse imkansız yani insanın gözü yemez...
Başladık sörf yapmaya, ama deliler gibiiiii süzülüyoruz denizin o saf sularında... Derken birdenbire Yusufu havada uçarken gördüm. Çok korktuk bn o sırada kıyıda zehra'yla oturuyordum hemn suya atladım. Suya daldım ve Yusufu gördüm, su çok berrak olduğu için suya daldıktan sonra suyun 2 metre altını bile görebilirsiniz. Hemen Yusuf'un yanına yüzdüm ve Yusuf'a nasıl olduğunu sormadan iyiyim dedi ve ilk sorusu "tahtam nerde?" oldu. Sen deli misin? Kaç m'den suya kaç m dibe gömüldün sorduğun soruya bak... Buluruz şimdi.. Dedim.
Dedim ama kaç liralık tahta ortalıkta yoktu
Nabıcaz şimdi ¿¿ tabikide gruplara ayrılıp tahtayı arıycaz. Arıyoruz arıyoruz ama nafile hiçbir sonuca varamadık. Herkes saydırıyor... Ama neyse ki yusuf un 1 tane daha Tahtası var fakat o tahta bi başka manevi değeri çok fazla. Yusuf'un babası eskiden girdiği sörf yarışmasında 2.lik ile kazandığı tahtaydı ve tüm sörfçülerin imzası vardı... Yusuf bunu babasına nasıl söyleyeceğini düşünüyordu. Ama yusfun babası buna hiç kızmadı bn de sizin yaşlarınızdayken 14 tane tahta kaybettim dedi. Ama onun değeri başka isterseniz tekrar gidip arayalım dedi babası. Tmm dedik ve arabaya atladık. Oraya varmak için babasının botuna atladık ve 4 dk içinde oradaydık. Herkes daldı suya bazıları kıyıya baktı. Ama yoktu çok üzüldük. Çıkıp plajdaki kafede okey oynamaya karar verdik. Hep beraber çıktık kurulandık ve okey oynamaya başladık ama bn oynamıyordm mızıkçılık değil ama benimkisi yanlış anlamayın. Hatunuma yardım etmek için oynamadım. Okey oynamayı çok iyi bildiğim için nerdeyse tüm elleri biz aldık fakat bazen çok kelek eller de geldi. Zehra beni öptü(dudaktan) benim abdurrezzak kalktı havaya.. Diyorum otur yok diyo bu oturmam.
O konulara fazla girmeden devam ediyorum... Sonra işte herkez ooooğğğğ diye anırdı.. Kıpkırmızı olduğumu hissettim.
- utanırmişta benim aşkım, dedi zehra.
- yapma aşkım daha da utanıyorum, dedim. Tekrar öptü.
- aşkım şimdi gitmem lazım, dedi. Ve yine ayrıldık.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sörf Tahtası..
Historia CortaSlm gençler bu benim yazdığım ilk kitap bu yüzden biraz saçmalayabilir, uydurabilirim. Canınız sıkılabilir ama okuyun bnce bn olsam okurdum yani ne bileyim. Yeni biri katılmış aranıza yani okuyun derim bn. Neyse farketttiysenz şu an saçmalıyorum ned...