neyneyneeyy's Reading List
14 stories
BERDEL by TugbaKpplnn
TugbaKpplnn
  • WpView
    Reads 9,153,681
  • WpVote
    Votes 436,655
  • WpPart
    Parts 47
Berdel sonucu yatalak bir Ağanın eşi olacaktım... Ama nedenlerde boğulacağım bir sır dünyasına gireceğimi nerden bilebilirdim ki? Hadi hayat serüvenime sende katıl :)
AZE/ BERDEL  by helin_q
helin_q
  • WpView
    Reads 3,698,355
  • WpVote
    Votes 139,287
  • WpPart
    Parts 31
"Kaderin hain oyununa yenildi hayatlarımız kabul et."genç adamın ses tonu gerçekleri haykıran sözlerin altında ezilir gibi çıkmıştı, dik duruşunun aksine. Duydukları ile acı bir gülüşü dudaklarında ağırladı genç kadın. Kabul etse ne değişecekti ki? "Oluru yok bazı şeylerin ağam. Kabul edip etmemem de bunlardan biri!" Bir çiçek duruyordu, tam genç adamın karşısında, bir yanlışı düzeltircesine açmış; Gelmiş ta yüreğine gerçekleri haykırır gibi duruyor. Yıllara ev sahipliği yapan koca seyhanlı konağı bu çiçekle sevda rüzgarını estirmeye başladı o an. Her kapının eşiğinde ince bir hüzün olan bu konak umutla o çiçeği bağrına bastı. Bir sevda. Bir hüküm. Umutları vardı, hayatta, herşeye inat. Hissetikleri sancıyı yok saymak mümkün değildi.Yanan yüreklere merhem vurulmaz o yüreklerin sarılmaya ihtiyacı vardı. Çok şey vardı bu hikayede, yüreğe yara olup dile dökülmeyen. Kitap kapağı- hayallirüzgarlar
GÜLPEMBE by scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    Reads 637,753
  • WpVote
    Votes 45,021
  • WpPart
    Parts 30
Ağabeyi onu masallardaki bir prensese benzettiği için lakabını bir isim gibi üzerinde taşıyan Güzel, abisi ile birlikte küçük bir lojman dairesinde yaşayan, üniversite son sınıf öğrencisidir. Ağabeyi Harun, işi yüzünden sık sık göreve gider ve son gidişinin ardından, geri dönemez. Ölümü Güzel'in hayatına ve ruhuna bir yıldırım gibi düşer. Harun son nefesini vermeden onu en yakın arkadaşına, Cesur Yakut'a emanet eder. Ağabeyinin emaneti, lojmanda bir sivil olarak tek başına kalamayacak olması ve hayatı ile ilgili aldığı tehdit mektupları, Güzel'in kendini aniden abisinin en yakın arkadaşı ile anlaşmalı bir evliliğin içinde bulmasına sebep olur. Güzel, ismi ile değil, duygusuzluğu ve hislerinin yoksunluğu ile lanetlendiği için Çirkin olan bir adamın, camdan çiçek bahçesinin içine hapsolur. Sonra o cam kubbenin içine, adamın lanetinin üzerine, hislerini bir gül fideleri gibi ekmeye başlar. Fidelerin çiçek açacağından umutludur. Ancak ne derler bilirsiniz, Çiçek açsa da her gül, solmaya mahkûmdur. "Bileklerime kadar dikenlerle yaratmış beni Tanrı," dedi, sesinin iğne deliği kadar küçük bir boşluğundan bile bir his alamıyor, göremiyordum. "Güller için elimi tutsan bile, yara içinde kalacaksın Güzel." Dudaklarını ıslattı. "İşte bu yüzden, işte bunun için." ❧ Kurgunun temeli 2015 yılına dayanmaktadır.
𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... by Sevval_Alpar01
Sevval_Alpar01
  • WpView
    Reads 1,420,224
  • WpVote
    Votes 51,524
  • WpPart
    Parts 43
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.
Aşk, Ölüm ve Diğer Tüm İhtimaller by SonraBendeDedimKi
SonraBendeDedimKi
  • WpView
    Reads 33,817
  • WpVote
    Votes 1,340
  • WpPart
    Parts 8
Paralel evrenler ve o evrenlerde yaşanan AzKar sahneleri üzerine..
Ölümden Sonra Yaşamdan Önce by SonraBendeDedimKi
SonraBendeDedimKi
  • WpView
    Reads 6,415
  • WpVote
    Votes 409
  • WpPart
    Parts 4
Çünkü sonsuzluklar sonsuz sevenler içindir..
Macbeth by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 11,423
  • WpVote
    Votes 496
  • WpPart
    Parts 5
Macbeth, William Shakespeare'in en kısası olmasının yanında en önemli trajedilerinden biridir. Tüm dünyadaki hem profesyonel hem de amatör tiyatrolar tarafından sıkça sahneye konulur. Oyunun, bir kısmı Raphael Holinshed'in ve İskoç filozof Hector Boece'nin İskoç Kralı Mac Bethad hakkında yazdıklarına dayanır. Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Çevirmen: Sabahattin Eyüboğlu Yılı: 2006
Kaşağı by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 14,065
  • WpVote
    Votes 359
  • WpPart
    Parts 6
11 Mart 1884'te doğan Ömer Seyfettin Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Türkiye kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularından olup, Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Yayınevi: Gün Yayıncılık
Üç Silahşörler by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 9,137
  • WpVote
    Votes 309
  • WpPart
    Parts 48
On dokuzuncu yüzyılda bütün Avrupa'yı saran siyasal ve sosyal çalkantılar içinde yaşamasına rağmen, daha çok 16. ve 17. yüzyılın tarihsel olaylarını konu alan üç yüzden fazla roman yazdı. Döneminin sevilen ve çok okunan romantik yazarları arasında yer aldı. Üç Silahşor, Monte Kristo Kontu, Demir Maske ve Siyah Lale en tanınmış eserlerindendir. Üç Silahşor iki yüzyıl sonra bile hâlâ keyifle okunan sürükleyici bir aşk ve macera romanıdır. Çeviri: Volkan Yalçıntoklu
Notre Dame'ın Kamburu by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 20,520
  • WpVote
    Votes 795
  • WpPart
    Parts 53
"Quasimodo", Paskalya'dan sonraki ilk pazara verilen addır aslında. XX. yüzyıl Parisi'nde Notre-Dame Kilisesi'nin ön avlusundaki kerevete, kimsesiz bebekler bırakılırdı. Başrahip Frollo, böyle bir günde bulduğu sakat bebeği himayesine aldı ve ona Quasimodo adını verdi. Onu büyüttü ve zangoçluk işini verdi; ancak çanın sesi altın kalpli Quasimodo'nun giderek sağır olmasına yol açacaktı. Quasimodo, koruyucusu kabul ettiği Frollo'ya büyük bir sevgi ve bağlılık duyarak büyür. Oysa başrahip karanlık içdünyasına hapsolmuş, dizginleyemediği nefretinin pençesinde kıvranan biridir. Hayatı, çanlar ve Notre-Dame Kilisesi'nden ibaret olan Quasimodo, güzeller güzeli çingene kızı Esmeralda'ya, ilk görüşte büyük bir aşkla vurulur. Ne var ki başrahibin gözü de Esmeralda'dadır. Esmeralda'nın dünyasındaysa Yüzbaşı Phœbus'ten başka hiç kimseye yer yoktur. Artık sevgi ile nefretin, iyilik ile kötülüğün kıyasıya mücadelesidir yaşanan. Victor Hugo, olayları ince ince ördüğü Notre-Dame'ın Kamburu adlı ünlü eserinde, insan hayatında kaderin yerini de sorgulamış, kaleme alındığından bu yana birçok sanat eserine, özellikle de filmlere esin kaynağı olan muhteşem bir roman çıkarmıştır ortaya. Notre-Dame'ın Kamburu aynı zamanda Paris kentinin romanıdır. Hugo, şehrin o dönemini adım adım, duvar duvar, tarih tarih, o olağanüstü zengin diliyle anlatmış, Paris'in, diğer karakterlerden rol çalmasına yol açmıştır. Yayınevi: Can Yayınları Yılı: 2012 Çeviren: İsmet Birkan