meleginozu adlı kullanıcının Okuma Listesi
30 stories
Ederlezi by profeysinil
profeysinil
  • WpView
    Reads 1,846,740
  • WpVote
    Votes 85,371
  • WpPart
    Parts 47
"Sabaha kadar konuşmanın sabaha kadar sevişmekten daha tehlikeli olabileceğini kim tahmin ederdi ki? Her gece çiftliktekiler uyuduktan sonra Elif gizlice odama gelip yatağın diğer ucuna geçiyordu. Işıkları yakmayı hiç teklif etmemiştim, o da durumdan şikayetçi değildi. Binbir gece masallarındaki gibi karanlıkta başlayıp aydınlıkta son bulan gece buluşmalarıydı bunlar, ve nedense gizli kalmasını istemiştik. Oysa ortada gizlemeyi gerektirecek bir şey yoktu, onca gece yanımdaydı fakat elim onun eline bile değmemişti. Biz sadece konuşuyorduk... Sadece konuşuyorduk ve sanırım tüm sorun buydu. Belki konuşmak yerine sevişseydik bu kadar kök salmazdık birbirimize. Ben bile anlatacak bu kadar çok şey biriktirdiğimden habersizdim. Konu konuyu, kapı kapıyı açıyor ve konuştukça söylenecek daha fazla söz açığa çıkıyordu aramızda. Bazen attığımız kahkahalar duyulmasın diye ellerimizi ağzımıza kapatmak zorunda kalıyorduk. Bazense Elif mutfağa inip gizlice yiyecek bir şeyler getiriyordu ikimize. Biri duyar diye ekmeği bile sessizce böldüğüm, çocukluğumdan bile daha çocuk olduğum, hayatımda ilk kez bir kadının yüzünde kaybolduğum gecelerdi. Bir erkeğin neden binbir gece boyunca masal dinlemek isteyebileceğini ilk kez o gecelerde anladım. Ve tarihteki onca adamı eline kalem almaya iten, tüm bunları bana yazdıran şeyi ilk kez o gecelerde buldum. Bazen bir kahkahanın ortasında, bazen birbirine çarpan iki bakışta, bazense saçını kulağının arkasına sıkıştırmasını izlerken ansızın beliriveren o sızıyı... İçimdeki edebiyatı uyandıran bir ağrıydı bu. İnkâr edip kaçsam da, durup kapılsam da gözlerine bakarken hissettiğim gerçek hiç değişmiyordu. Elif bir Balkan ağıdı gibi göğsümde büyüyordu."
Muhteriz Beyefendi by dilfiruzrac
dilfiruzrac
  • WpView
    Reads 93,794
  • WpVote
    Votes 5,219
  • WpPart
    Parts 43
Muhteriz: İnce düşünceli olduğu için aşırı düşünceli davranan, kimseyi kırmamak için kendi kırılan insan. Hayatım hiçbir zaman genç bir kızın yaşayabileceği bir hayat olamadı; babamın işleri yüzünden defalarca kaçırıldım, alıkonuldum, ablamın gözlerimin önünde canına kıymasını izledim, abimi korumak için on beş yaşımda onun koruması oldum. Yumuşak, kibar olabileceğim hiçbir zamana denk gelmedim. Dövüşmeyi, kemik kırmayı öğrendim. Oysa tanıdığım en kibar insandı... İngiliz prensesinin bile yanında daha kibar kalacak bir adam, gönlünü bana kaptırmıştı.
PANZEHİR  by nemesisyza
nemesisyza
  • WpView
    Reads 837,247
  • WpVote
    Votes 40,510
  • WpPart
    Parts 17
•Yetişkin okurlar içindir. • Hukuk öğrencisi Vuslat Ece Tan'ın hayatı mafya örgütü lideri Devrim Ahver'e aşık olmasıyla birlikte tümüyle değişir. Düğün günlerine kadar her şey yolundadır fakat nikaha saatler kala Vuslat Ece'ye gelen gizemli telefon ona seçim yapma şansı bile sunmamıştır. Düğününden kaçmak zorunda kalan Vuslat için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. 'Benden geriye kalan hiç kapanmayan bir yara. Yaralar kabuk bağlar sevgili. Sakın koparma izi kalır. İzler; yarayı aratır.' ••• {Kitabın tüm hakları şahsıma aittir.}
İPEK | TAMAMLANDI by sirmanurr
sirmanurr
  • WpView
    Reads 266,435
  • WpVote
    Votes 10,261
  • WpPart
    Parts 53
[TAMAMLANDI] Hayat sizden her şeyinizi alabilir. Aşkınızı, arkadaşlarınızı, sağlığınızı... İpek lise birinci sınıfta vücudundaki değişimler ve ufak bir baygınlık sonucunda kanser olduğunu öğrendiğinde, hayatının çok farklı bir dönemine geçiş yaptığını biliyordu. Her şeyden habersiz olan sevgilisinin o gün ondan ayrılmak istemesi ise kanserden de çok canını yakmış ama onu durdurmamış ve hiçbir şey söylememişti. Kendini bir anda herkesten uzakta, Fransa'da bulduğunda yorucu bir tedaviye de adım atmıştı. Yıllar sonra tedavisi bitip bir ekim günü İzmir'e geri döndüğünde kimse eskisi gibi değildi. Ne arkadaşları ne de aşkı... "Ekim ayının ortasında bir İpek doğdu. Küllerinden... Yeniden..."🌿 Yayımlanma tarihi: 4 Ekim 2019
BİR KİBRİTLE 𝘠𝘖𝘒 OLMAK by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 11,598,535
  • WpVote
    Votes 907,906
  • WpPart
    Parts 87
••Tamamlandı. Seri üç kitapla final yapmıştır ve basılmıştır. ❝İnsan bir kutu kibrite benzer. Varolur, yanar ve söner.❞ Bu hayatta nasıl bir kibrit olacağına sen karar vereceksin. Yanacak mısın? Yakacak mısın? Yoksa öylece duracak mısın? Ben, benimle yanmanı, gerimizde kalan her şeyi yakmanı istiyorum. Çünkü uzun bir süredir yanlış kişilerle, yalnız hayattasın. Ait olduğun yere dönme vakti. Bil ki; seni almaya geliyorum, Balkan kızı. BİR KİBRİTLE YOK OLMAK
PROFESYONEL  by HaKuGu
HaKuGu
  • WpView
    Reads 1,084,344
  • WpVote
    Votes 76,521
  • WpPart
    Parts 76
O bir hırsız. Dahası dolandırıcı ve yalancı. O bir profesyonel. Üstelik gerçek bir dâhi. Ve şimdi polisin ona ihtiyacı var.
01:28| TAMAMLANDI by Asterleyl
Asterleyl
  • WpView
    Reads 6,432,201
  • WpVote
    Votes 442,314
  • WpPart
    Parts 97
Saat 01:28'di. Ona ilk mesajı attığımda... İnsanların alkole ya da tütüne bağımlı olduklarını sanırdım hep. Anlamsız bir sayı dizesinin de tiryakisi olunabileceğini hiç düşünmemiştim. Ta ki yelkovan ve akrep arasındaki yirmi sekiz dakikalık bir zaman dilimine saplanıp kalana kadar. Macera#1 < Kitap Texting olarak başlayıp daha sonra normal hikaye formatına geçiş yapmıştır. Bu nedenle texting kısımları kısadır.>
SÜKÛTA MAHKÛM VİCDANLAR •tamamlandı by zifirinicindebiri
zifirinicindebiri
  • WpView
    Reads 409,214
  • WpVote
    Votes 22,345
  • WpPart
    Parts 53
Bir adam tanıdım. Önce kalbimde hissettim nefesini. Sonra ondan öğrendim hassas kalplerin de dünyadaki cehennemden kıl payı sıyrılabileceğini. Bir gece ansızın hayatıma giren bu adamın önceden de hayatımın uzak bir köşesinde yer aldığını bilmiyordum. Kalan bütün hayatımın tam merkezine yerleşeceğini de bilmiyordum. Hayatım gözlerimin önünde şekillenecek ve ben mantığımın büyük bir kısmını arka plana alarak yaşananların sadece seyircisi olacaktım, bu yaşıma dek birçok kez yaptığım gibi. Yaşananları seyrederken ve hayat akışımın yönlendirilişinde kendimin yanında o adamın da yer almasına izin verirken mantığım hep benimle miydi? Hayır. Korkuyor muydum? Evet. Pişman olacak mıydım? Bilmiyorum. Bilemiyorum. Belki evet, diyor hislerim, belki de hayır. Bekle ve izle. Ya da geriye dön kaç.
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,155,796
  • WpVote
    Votes 2,069,707
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,524,281
  • WpVote
    Votes 546,331
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.