Bitmesini Beklediklerim
111 historias
ÜZÜM BUĞUSU por bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Lecturas 5,780,854
  • WpVote
    Votos 304,531
  • WpPart
    Partes 49
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
VEDALARIN BİTTİĞİ YER por AdenSakaa
AdenSakaa
  • WpView
    Lecturas 320,148
  • WpVote
    Votos 16,222
  • WpPart
    Partes 34
Yıllar sonra gerçek ailesini bulan bir kız... Bulduğu aile ile tüm acıların, gerçeklerin ve gözyaşların birer hiçten ibaret olduğunu öğrenirse ne olur? Huzurlu bir yaşamı hayal ettikçe karanlığın dibine daha da çekilen Asya, karanlığı ya aydınlıkla yok edecekti ya da karanlığa boyun eğecekti... Ona sunulan teklifleri reddeden Asya, karanlığın hükmü altına girmek yerine onun hakimi olmayı seçip herkese savaş açmıştı. Peki, istediği bu yeni karanlıkta huzuru bulabilecek miydi? Yoksa aydınlığa veda ettiği yerde, karanlığın ihanetiyle yüz yüze gelmesi an meselesi miydi? ✨ "Dudaklarının, tenimde nasıl duracağını merak ediyorum." Boğuk çıkan sesi ile bir an gözlerim dudaklarına kaydı ve o an dudaklarımın, tenindeki duruşu zihnimde canlandı. Derince yutkundum ve bakışlarımı tekrardan ona çevirdim. "Merakını gidermemiz gerek o zaman." Ve dudaklarım teninde en çok olmak istediği yere değdi. Dudaklarım dudaklarını buldu. ✨ Gerçek Ailem Nefretten Aşka İhanet Sırlar Gizem Örgüt ⚠️ Şiddet, argo, suç ve hassas psikolojik temalar içerir. Yayımlanma Tarihi: 22 Aralık 2025
Okyanus'un Kül'ü por Canss_lily
Canss_lily
  • WpView
    Lecturas 875,333
  • WpVote
    Votos 52,099
  • WpPart
    Partes 74
Gerçek Ailem / Askeri (Kadın Asker) Ben Okyanus, büyük bir Yangın'dan çıkmayı başarmış ama Kül'e dönmüş bir İstihbarat Ajanı. Karanlık ve fırtınalı bir Okyanus, Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya... Okyanus, içine çektiği herşeyi hırçın dalgaları ile boğardı. Mahvolurdu ama kendini kaybetmezdi. Ben Okyanus'tum, öyleyse neden kendi kendimi boğuyordum? Okyanus'un, yıllar boyunca kendini korumak için zorlukla inşa ettiği duvarları onu yeni bulan gerçek ailesi yıkmayı başarabilecek miydi? Okyanus'ta boğulacak mıdır? Yangın'da Kül'e mi dönüşecektir? Yoksa komutanının orman gözlerinde kaybolacak mıdır? Nefret ettiği gökyüzünü tekrar sevmeye başladığında her şeyin üstesinden gelmeyi öğrenebilecek miydi? Peki ya, Kızıl ailesi? Aile sırları, Okyanus'un bilinmeyen geçmişi... Alabora Timi ve Kızıl Timi neden birlikte görev almaya başladı? Çözülmesi gereken askeri bir sır vardı ama herşey de küçük bir kızda saklıydı... Okyanus mu? Kül mü? Yoksa her ihtimalde de Okyanus'un Kül'ü müydü? "Kıdemli Üsteğmen Okyanus Kaya, Şanlıurfa. Emret, komutanım!" "Yüzbaşı Deniz Akif Alabora, Şanlıurfa. Emret, komutanım!"
UÇURUMA KANAT ÇIRPMAK por _Solnaciente_
_Solnaciente_
  • WpView
    Lecturas 102,703
  • WpVote
    Votos 7,816
  • WpPart
    Partes 16
"Evlen benimle," dediğimde kendimden emin çıkan sesim beni bile bozguna uğrattı. İlk defa geldiğim bu şehirde, yabancısı olduğum bu dört duvarın arasında ve sadece bir kez gördüğüm bir adama evlenme teklifi ediyordum. "Ne saçmalıyorsun sen?! Böyle bir şey olmayacak!" Kaşları şiddetle çatılırken ses tonu bile öfkesini yansıtmaya yeterdi. "Ben niye tanımadığım bir kadınla evleneyim?!" Ben taraftaki eli yatağın üstünde yumruk hâlini alırken sesi kısıldı. "Üstelik bu hâldeyken..." Belden aşağısının felç olması evlenmemize engel değildi. "Görücü usulü diye bir şey duymadın mı sen hiç?" "Duydum duydum ama senin kadar ısrarcı bir gelin görmedim!" Kınayan bakışlarla bana baktı. Ardından gözleriyle kendini işaret etti. "Gerçekten hayatında sadece bir kez gördüğün ve felçli bir adamla evlenmek mi istiyorsun? Delirmişsin sen!" Benim de kendime göre birtakım sebeplerim vardı elbet. Hayatta hiçbir şeye böyle imkansız gözüyle bakmamalıydı, ona bunu öğretecektim. Oturduğum koltuktan kalktım ve odanın kapısına yönelirken duyacağı bir şekilde konuştum. "Gidiyorum ve dışarıdakilere yakında düğünümüz olduğunu söylüyorum." Ben odadan çıkarken öfkeyle söylendiğini duymuştum. "Deli kadın! Seninle evlenmeyeceğim! Git ve diğer görücülerini bekle!" ••• Bazen, sadece devam edebilmek bile müthiş bir meziyettir. Kaybedişlerin kucağında, hiçliğin ortasında. Bazen de bir uçurumun kıyısında... ••• Bu isimle yayınlanan ilk hikayedir.
EŞİM DOSTUM por bilinmeyen1351
bilinmeyen1351
  • WpView
    Lecturas 575,261
  • WpVote
    Votos 44,903
  • WpPart
    Partes 30
Savaş ve Yıldız çok yakın iki arkadaştır. Yedikleri içtikleri ayrı gitmeyecek kadar ileri seviyede dostlukları vardır. Liseden beri süregelen arkadaşlığa herkes imrenerek bakar. Onlar dost, arkadaş ve en önemlisi sırdaştır. Bu arkadaşlık Efe'nin doğum gününde içeceklerine haince atılan ilaçla derinden sarsılır. Kendilerinden geçen ikili kim olduklarını unutarak geceyi beraber geçirirler. Sabah uyandıklarında ikisi de hayatlarının şokunu yaşarlar. Ne olduğunu anlamayan ikili, o geceyi unutup zor da olsa arkadaşlıklarına devam etmeye karar verirler. O gün hiç yaşanmamış, hiç yakınlaşmamışlardı. Böyle kabul edeceklerdi. Fakat bu anlaşmayı bozan küçük bedenin ana rahmine düşmesi oldu! İki ay sonra Yıldız korkarak yaptırdığı teste hamile olduğunu öğrenir. Şimdi isteseler de o geceyi unutamazlardı! "Doğur!" Yıldız, adamın ağzından çıkanlarla hayretle kalakaldı olduğu yerde. Önce tam oturtamadı zihninde dediğini, bir an gaipten sesler duyduğunu sandı ama o gözlerdeki ifade duyduklarının sahici olduğunun göstergesiydi. "N-Ne?" Bu sefer daha netti sesi Savaş'ın. "Doğur ve bana ver bebeği. Seni asla zorlamam. Nasıl annesin sen diye de yargılamam. Bu bebek hayatımıza normal şartlarda girmedi sonuçta. İkimiz de oyuna geldik..." Savaş derin nefes çekti içine. Günlerce susturamadığı vicdanı ne olursa olsun evladından vazgeçmemesi gerektiğini söylüyordu ona. O bebeği istiyordu. "Yine de kararı sana bırakırım. Sen doğuracaksan karar senin. Ama biraz olsun söz hakkım varsa bu bebeği istiyorum. Babandan korkuyorsan evleniriz. Göstermelik bir evlilik yaparız. Çocuk doğduktan sonra sen yoluna ben yoluma. Ben bakarım ona!" Yıldız öylece adamın yüzüne. Bundan birkaç ay önce en yakın dostu olan adam şimdi karnındaki bebeğin babası olarak karşısında duruyordu ve bu gerçeği hazmetmek çok zordu. Hem de çok zor.
ZEHİRLİ GÖLGE (KİTAP OLDU!) TAMAMLANDI! por deppworth
deppworth
  • WpView
    Lecturas 1,523,272
  • WpVote
    Votos 53,215
  • WpPart
    Partes 38
•ANLAŞMALI EVLİLİK •ABİMİN ARKADAŞI •SMUT •ROMANTİK •YAŞ FARKI (7) •ÇOCUKLUK AŞKI MAİT'in infazcı ajanı Zehir, Ailesi trajik bir şekilde katledildiğinde henüz yedi yaşındaydı. Travmatik geçmişiyle birlikte, tadını almak için sabırsızlandığı intikamı en sadık dostlarıydı artık. Ettiği bozulmaz yeminle Zehir olarak yeniden doğmuş, sırlarıyla yüreğine bir kale inşa etmişti. Kan dökmez, ardında hiç iz bırakmadağı zehirleriyle imzasını atardı. Onu gerçek adıyla, Damian King olarak tanıyan insanlar, bir gün zehrinin hedefi olmamak için yalnızca dualara ve onun merhametine sığınabilirdi. Etrafına dev bir kale inşa ettiği kalbinin kapıları ise bir zamanlar yalnızca tek bir isim için açılmıştı. En yakın arkadaşının kız kardeşiydi o... Yasaktı. Fakat yıllar sonra Küçük Gölge'si hayatına tekrar girdiğinde, hiçbir şey planladığı gibi gitmeyecekti. Kapılarına dayanan anlaşmalı bir evlilik küle dönmüş ateşi harlamak için yeterli bir kıvılcımdı. Üstelik kâğıda atılan imzalar, Zehir için yalnızca bir anlaşma olmaktan çok, bozulması imkânsız bir başka yemindi. April (Nisan) Jones. Neşeli bir ruhun, çarpıcı bir güzellikle harmanlandığı kıvrak zekâsıyla kusursuz bir genç kadındı. Bir gördüğünü asla unutmayan fotografik hafızası, onun hem laneti hem de lütfuydu. MAİT başkanının kızı olmak ona ayrıcalıklı bir hayatın kapılarını açmış olsa da tüm yaşamı boyunca hissettiği eksik parçalar ona bir türlü huzur vermiyordu. Sadece tek bir isim ona kendini tamamlanmış hissettirme gücüne sahipti... Hayranlık duyarak büyüdüğü, umutsuzca âşık olduğu Zehir... Onu tanıdığında henüz çok küçüktü. Teşkilatın göz bebeği, abisi Steve'in en yakın arkadaşı ve sağ koluydu o... Fakat Nisan, Zehir için daima küçük bir gölgeydi. Yasaktı. Kırılan kalbiyle ülkeyi terk edip altı sene sonra tekr
BEDEL -TAMAMLANDI- por Gizemliyazardemir01
Gizemliyazardemir01
  • WpView
    Lecturas 278,469
  • WpVote
    Votos 13,548
  • WpPart
    Partes 42
İnsanların hatası yüzünden ödenen bir bedel olabilir miydi insan? ... "Sen benim için bedel değil şükür sebebimsin." ... Bazen iyi şeyler olması içinde bedel ödenir. ... Tüm hakları bana aittir.
PAMUK ŞEKER (Mahalle Kurgusu) por _Solnaciente_
_Solnaciente_
  • WpView
    Lecturas 1,529,043
  • WpVote
    Votos 49,323
  • WpPart
    Partes 57
"Şu anda bile bana abi diyorsun!"diye söylendi biraz sinirle. Kirpiklerim titreşti, sadece bakakaldım."Canım yanıyor,yapma." Ellerini iki koluma yerleştirip yaklaştı. Bakışları gözlerime kilitlenmişken "Hâlâ anlamadın mı Defne?"diye mırıldandı. "Sana olan bakışlarımdan, sana kıyamayışımdan, yanındayken heyecanlanmamdan hâlâ anlamadın mı?" Yine o ses tonunu kullanıyordu işte! Yine tüm savunma sistemimi etkisiz hâle getirmişti. Tek yapabildiğim öylece bakmaktı. Ne bir şey söyleyebiliyor ne de hareket edebiliyordum. Belki de bu kaçmak için kalan son fırsatımdı. Belki de fırsat falan kalmamıştı. Neredeyse apaçık konuşuyordu artık, nereye kaçıyordum? Yine de denedim. Hakimiyetini kaybettiğim kalbime yeniden ulaştım. Beynime gerekli sinyali gönderebildim. Ve son kez denedim. "Anlamadım ben hiçbir şey. Gidiyorum ben!" Bir an afallamış olsa gerek ki çektiğim kollarımı kolaylıkla kurtarabilmiş ve ondan uzaklaşmıştım. Hızla atan kalbime inat ben de adımlarımı hızlandırdım. Ama kulaklarıma ulaşan ses ayaklarımın olduğu yere mıhlanmasına sebep olmuştu. "Seviyorum Defne!" Atan kalbim sekteye uğramış etrafımdaki bütün sesler susmuştu. Günlerdir kaçtığım gerçek şimdi apaçık karşımdaydı. "Seni çok seviyorum!" ••• 29/10/2023 #ask 1 29/10/2023 #genckurgu 2 23/02/2024 #macera 1
KADER DEFTERİ por maysamellia
maysamellia
  • WpView
    Lecturas 243,757
  • WpVote
    Votos 17,483
  • WpPart
    Partes 34
Bir defter... Beş arkadaş gittikleri dağ evinde buldukları gizemli deftere bir hikaye yazarlar. Bir süre sonra yazılanların gerçekleştiğinden şüphe etselerde buna ihtimal vermek istemezler. Kader çoktan yazılmıştır. Ve o hikayede bir katil vardır... Ne gittikleri dağ evi, ne orada buldukları, ne de yaşadıkları şeyler tesadüftür. O gecenin sabahında bir kişi kehanete kurban olacak ve İnsanoğlu'nun günahlarından beslenen diğer evrende bulacaktır kendini. Buradan kurtulması için o defterdeki tek şeyi değiştirmesi gerektir: Kirli ve yaşanmaması gereken bir gerçeği... ~~~ Sırtım aniden sert ağacın gövdesine çarptığında yaşadıklarımın hâlâ kâbus olmasını diliyordum. Bu kadarı çok fazlaydı. Çenemi kavrayan parmaklarına karşılık altta kalmamaya çalışarak elimi gırtlağına sarmıştım. "Nesin sen?" Yüzümün her karışını inceleyen kara gözlerinde ölümü görebiliyordum. Her an başımı gövdemden ayırmak için tetikte gibiydi. Sorduğu saçmalığa gülmeye yeltensem de bu pek mümkün olmadı. "Ne gibi görünüyorum?" Soğuk suretindeki ifade daha ürkütücü bir hâl aldı. Dudakları ölümün tehlikeli sularından baş gösterircesine yukarı kıvrıldı. "İnsan olmadığın kesin." Parmakları boğazımı kavrarken yutkunmaya çalıştım. Ben bu değildim. Bu kadar aciz hissedemezdim. "Arafa merhaba de, kaçak."
ACININ KANATLI KAFESİ por nnevrina
nnevrina
  • WpView
    Lecturas 2,650,742
  • WpVote
    Votos 77,375
  • WpPart
    Partes 26
(KİTAP OLDU.) "Bazı savaşlar kurban seçmez, yeni hükümdarını yaratır." Kız kardeşinin tedavi masraflarını karşılamak için birden fazla işte çalışan Mirel Erez, geç saatlerde işinden döndüğü bir gece kapısının önünde yaralı bir adam bulur ve her şeyi hiçe sayarak adamın hayatını kurtarır. Gözlerini açar açmaz ortadan kaybolan adam sırra kadem basar. Bir yıl boyunca hiç karşısına çıkmaz; ancak bir yıl sonra yeniden ortaya çıktığında hiç beklenmedik bir teklif sunar. *** "Sana bir teklifim var," yavaşça öne doğru eğildi. Artık tüm yüzü ışığın altındaydı. Sanırım onu ilk kez böyle net görüyordum. Bir anlığına, onun gibi tehlikeli işlere el süren bir adamın bu denli güzel olmasına hayret ettim. "Benimle evlenmeni istiyorum." Ancak Mirel'in bilmediği, Roman'ın ise hayatının felsefesi hâline gelmiş bir kural vardır. Bratva Yasaları, madde bir. 𝘉𝘳𝘢𝘵𝘷𝘢'𝘥𝘢 𝘵𝘦𝘴𝘢𝘥𝘶̈𝘧 𝘥𝘪𝘺𝘦 𝘣𝘪𝘳 𝘴̧𝘦𝘺 𝘺𝘰𝘬𝘵𝘶𝘳. ஜ (Kurgu; yetişkin içerik barındırır. Bunu bilerek başlamanızı öneririm.) REPRİSAL SERİSİ - Ø 01.08.2024