1
14 stories
ÇİSELEYEN YAĞMUR | ASKIDA by ceylinpetrikor
ceylinpetrikor
  • WpView
    Reads 3,600,117
  • WpVote
    Votes 104,817
  • WpPart
    Parts 1
Yetişkin okurlar içindir. Şiddet, korku ve gerilim içerir. ... Sibel, neşeli bir lise öğrencisidir. Okula yeni gelen öğretmenin okuldaki zorba kesim ile samimiyeti dikkatini çeker. Öğretmen ve zorbaların ortak konusunu bulmaya çalışır. Gitgide çamurlara batan Sibel burada yeni bir kimliğe bürünür. "Damla," diye fısıldadı. "Hayatımdaki tek güzel şeysin. Hayatımın kendisisin." Elini açıp avcuna dökülen çiseleyen damlalarını bir müddet bekledi. Sonra avcunu kapattı. "Ben de seni böyle avcuma aldım, bir daha da açmam elimi." "Açma," dedim. "Ben çok üşürüm yoksa. Avcunun içi sıcacık, Toprak." Gülümsedi alayla. Ya halime ya haline. "Cehennem ya, ondandır." 💧 Kitabın her hakkı korunmaktadır.
BARLAS|Tamamlandı. by Sgarbina
Sgarbina
  • WpView
    Reads 1,111,457
  • WpVote
    Votes 9,732
  • WpPart
    Parts 9
"Buradayım." dedi Giray fısıltıyla ardından Çağlanın gözündeki bezi yavaşça aşağı çekti. Bez Çağlanın boynuna düştüğünde Çağla, karanlığa alışan gözlerini ışığa alıştırmak için birkaç defa kırpıştırdı. Karşısında doğrudan gözlerine bakan Girayı görünce gözlerinden düşen yaşlara engel olmadı. Girayı yeniden karşısında görmek çok güzeldi hem de ondan umudu kestiği sırada... Bunun tarifi yoktu. "Buradasın." Çağlanın sesi kısık ve titrekti. Çağla ağzından ufak bir hıçkırık kaçırdığında "Çok korkuyorum." dedi. Giray Çağlanın bu cümlesinden sonra kendisine daha fazla hakim olmadı Çağlayı göğsüne çekip sımsıkı sarıldı. Çağlanın elleri bağlı olduğu için ellerini Girayın göğsüne dayamış, Girayın sarılışını hissediyordu. Şuan ihtiyaç duyduğu tek şey buydu. Giray Çağlayı ağlarken görmeye dayanamıyordu. Birbirlerine sarıldıkları sırada adamlardan biri Girayın ensesine, diğeri de Çağlanın kafasına siyah renkteki tabancaları dayamıştı. Giray ensesindeki soğuk metali hissettiğinde dişlerini sıktı fakat umursamadı. "Buradayım Güzelim ağlama." dedi. Çağlaya sımsıkı sarılmış onun kendine has mis gibi bahar kokusunu içine çekmişti. Bu kokuyu özlemişti. Giray Çağlanın kusursuz güzellikteki yüzünü avuçlarının arasına aldı ve dudaklarını alnına dayamadan hemen önce "Sakın korkma, bu dövüşü kazandıktan sonra birlikte çıkacağız buradan." dedi. Çağlanın alnına uzun bir öpücük kondurduktan sonra ekledi "Bir daha asla yanımdan ayrılmayacaksın. "Çağla Girayın söyledikleriyle birlikte hafiften tebessüm etti ve "Giray" dedi. Ardından burnunu çekip "Lütfen kazan." diye ekledi. Giray Çağlanın yaşlı gözlerine birer öpücük kondurdu ve başını aşağı yukarı salladıktan sonra "Söz." dedi. "Söz veriyorum kazanacağım." (Kitap dreame hesabımda, kullanıcı adım oykumn)
ÖZGÜR by mavinintonuu7
mavinintonuu7
  • WpView
    Reads 851,967
  • WpVote
    Votes 44,352
  • WpPart
    Parts 38
"O da mutlu değil bu halinden. Sen onun yerinde olsan mutlu olabilecek miydin?" Annem derin bir iç çekti. "Tabii ki mutlu olmazdım. Metin... Ben diyorum ki; bir yardımcı tutalım. Böyle engellilerle ilgilenen kişiler var ya... İlgilenir, ilaçlarını verir. Hem ben de artık dinlenir, biraz kendime bakarım." Boğazıma yutkunamayacağım bir yumru oturmuştu. Sandalyeyi hareket ettirip yanlarına doğru sürdüğümde çıkan seslerden sonra bana baktılar. "Madem bu kadar fazla geliyorum koyun beni kapının önüne! Ne gerek var bir yardımcıya para ödemeye!" Annem ayağa kalkarak yanıma doğru yürümeye başladı. Her gün olduğu gibi yine bir tartışmanın fitili ateşlenmeye hazırlanıyordu. ☆ °Kapak için Wattpad Üçüzlerin Kapak Sayfası'na teşekkürler... Mahkum diye nitelendirdiği bedenini hapsetmişti bir odaya. Hem bedenini, hem özgürlüğünü... Koskoca 3 yılı gitmişti birden ellerinden. Şimdi yalnız, öfkeli, mutsuz bir adam. Kime dokunsa ateş, çığ... Özgürlük bedende değil, ruhtaydı. Özgürlük bedende değil, yürekteydi. Özgürlük bedende değil, zihindeydi. Peki sen?
GECENİN IŞIĞI by buyazarneleryazar
buyazarneleryazar
  • WpView
    Reads 15,664,648
  • WpVote
    Votes 406,592
  • WpPart
    Parts 179
Genel Kurgu #1 Bir adam düşünün, hayatının tüm dönemlerini karanlık işlerle geçiren ve geçmişinin izlerini hâlâ üzerinde taşıyan... Bir de kadın düşünün, şu yaşına kadar sersefil büyüyen ve babasının hastalığı yüzünden yüklü bir miktarda paraya ihtiyacı olan... Gece ve Işık. İsimleri birbirine tamamen zıt olan karakterlerinin ispatıydı. Adam gece kadar karanlık, kadın ise güzelliğiyle bir ışık gibi parlaktı. Kadının ihtiyacı olan paraydı. Bulmuştu. Yanında hayatının aşkıyla beraber. Peki sizi hiç tanımayan bir tefeci hiçbir kefil göstermediğiniz halde size neden istediğiniz parayı versin ki? İşte tüm gizem de burada başladı zaten. •• Bana hediye ettiği kolyenin klipsini aradım ama bulamadım. Kutunun içinde küçük de bir anahtar vardı. Ufacıktı. Anahtarın nereye gireceğini sonradan fark etmiştim. El ele tutuşan figürün ortasındaydı anahtar yuvası. "Kolyeyi takabilmen için ellerin ayrılması gerekiyor. Sadece bir seferlik ayrılsın o eller. Bir daha asla bu kolyeyi çıkarma ki ellerimiz ayrılmasın." Geleceği kimse bilemezdi. Neler yaşayacakları hiç belli değildi. Işık, Gece'nin ondan gizlediği büyük sırrını öğrendiğinde tüm hayatları değişecek ve bu sır Işık'ı zor bir karara itecekti. Onlar farkında olmadan birbirlerini yıpratacak ve güvenlerini kaybedecekti. Bu engeli aştıklarını düşündükleri anda, bir ölüm tüm hayatlarını değiştirecek ve onlar farkında olmadan kaçınılmaz sona sürüklenecekler... Bu sonu kendi elleriyle inşa etseler de bir şeyleri değiştirmek için hep çabaladılar. Bakalım çabaları işe yarayacak mı yoksa Gece ve Işık, isimleri gibi birbirlerinin zıddına mı sürüklenecekler? Kapak tasarımı: @dowofficial (rei-nia) NOT: +18 Sahneler bulunur. Uyarıyı okuduğu halde kitaba başlayıp bu sahnelerde saçma sapan yorum yapanlar tarafımdan engellenecektir.
BUZ YANIĞI by EsranurOzer
EsranurOzer
  • WpView
    Reads 2,890,175
  • WpVote
    Votes 140,243
  • WpPart
    Parts 83
"SENİN DERDİN NE?" diyerek bağırdım karşımda beni sinir eden adama, ağlamamak için kendimle mücadele veriyordum. Ama nafile bir mücadele olmuştu. Çünkü, gözyaşlarım yine bana ihanet ederek, yanaklarımdan aşağıya süzülüyordu. Arkası dönük olan Melih, bir hışımla bana döndü ve "Ne dedin tekrarlasana" dedi. Sağ dudağı yukarıya doğru kıvrılmış, ela gözlerinde küçümseyici bir bakış vardı. "Senin derdin ne?dedim." dişlerimin arasından. aslında avaz avaz bağırmak istiyordum, ama sadece sinirden dişlerimi sıkmakla yetinmek zorunda kaldım. " Ben senin kölen değilim... Bana emirler yağdırıp durma. " Oldukça öfkeliydim ve ağzımdan çıkanı kulaklarımın duymasını isteyecek hiç değildim. Melih, hızlı adımlarla aramızdaki mesafeyi kapattı. "Ahu, hep unutuyorsun... Ben sana istediğim gibi davranırım." Ela gözleri, en koyu rengini almış tehlikeliyim diye bas bas bağırıyordu. "Davranamazsın" dedim. Cılız ve kısık bir sesle, cevap vermedi. Gözleriyle, gözlerimi işgal etmeye devam etti. Arkasını dönüp çıkışa doğru ilerledi. Nereden geldiğini bilmediğim bir cesaretle; "ASLA SENİN İÇİN GÜLMEYECEĞİM! YÜZÜMDE ASLA SANA AİT BİR GÜLÜMSEME OLMAYACAK!" diyerek haykırdım.Melih, olduğu yerde bir süre durdu. Bir anda bana dönüp, ateş saçan ela gözlerini, kahve gözlerime dikti. "Ben, bencil bir adamım Ahu. Benim için asla gülmeyecek bir kadının... Gözyaşlarını bile istiyorum." Ölüm kokan bir ses tonuyla "GÖZYAŞLARI BİLE SADECE BANA AİT OLSUN İSTİYORUM."
YAMUK | Texting by Fesatrice
Fesatrice
  • WpView
    Reads 2,171,715
  • WpVote
    Votes 164,269
  • WpPart
    Parts 50
Sedef: Allah yamultmuş zaten seni, bir de ben dokunmayayım Demir: Dikkat et de Allah'ın yamulttuğu bu kişiyle konuşurken sen yamulma Demir: Sonra çok ağlarsın
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,834,092
  • WpVote
    Votes 2,262,415
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."