Medine_aksoy1 adlı kullanıcının Okuma Listesi
5 stories
GÖKÇEN by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 61,530,211
  • WpVote
    Votes 3,110,658
  • WpPart
    Parts 60
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,156,735
  • WpVote
    Votes 2,069,728
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
3391 Kilometre by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 27,580,256
  • WpVote
    Votes 1,485,716
  • WpPart
    Parts 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
Karantina Serisi by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 113,806,731
  • WpVote
    Votes 4,586,532
  • WpPart
    Parts 181
''Birlikte belanın içine batabileceğimiz kadar battık. Ve şimdi, seni bırakmayacağım... Benimle misin?'' --- Zeynep, kendini yeni okuluna başladığı ilk gün bir felaketin ortasında buldu. Okulu, salgın bir hastalık nedeniyle karantina altına alındı. Karantinanın akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında buldu. Üstelik yalnız değil, onlar da yanında... Mahşerin üç atlısı. Bu, sadece bedenleri değil ruhları da karantinaya alınan dört kişinin hikayesi. Bu onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikayesi. Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, birbirlerine gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikayesi. Bu mahşerin dört atlısının hikayesi. Şimdi, bizimle misiniz? "Bizim bedenlerimizi karantinaya almadılar. Ruhlarımızı karantinaya aldılar. Bizim ruhlarımız tanıştığımızdan beri karantina altında. Ne çıkabiliyoruz bu karantinadan, ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz. Ruhlarımızı birlikte bir karantina altına aldılar, ve bizim bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. Kurtulduğumuzda bile birlikte olacağız, ama özgür olacağız. Savaş bitti, ve biz sağ kaldık. Savaş bitti, ve biz hala ayaktayız."
YAĞMUR ALTINDA  by Nesibe_aksoy
Nesibe_aksoy
  • WpView
    Reads 57
  • WpVote
    Votes 12
  • WpPart
    Parts 1
Bulutlar da bizim için ağlıyordu sanki. Gecenin dokuzu,yazın ortası... Belli ki gözyaşlarımızı gizlemek istiyor, biz birbirimize bakarken. Ve biz sadece ağlıyorduk. Tek bir kelime çıkmıyor ağzımızdan. Tutamıyorduk ellerimizi. Korkuyorduk. Bundan ne yapacağımızı bile bilmiyorduk. Değişmişti artık hayatımız. Büyük pişmanlıklar vardı içimizde. "Bilmiyorum" sessizliği bozan ilk kelimeydi. Sonra arkasını dönüp gitti. Ağlayışım şiddetlenmişti. Hıçkırıyordum artık. "Keşke"diye bağırdım. Durdu. Sadece durdu. Dönmedi arkasına. Dönemedi belki de. "Keşke inansam şuan söylediklerine, bunu yapmanı gerektirecek nedene keşke inanabilsem. Keşke biraz daha yaratıcı olsaydın. Bu kadar acımazdı belki canım...". Biraz daha durup döndü arkasını. Koştuk birbirimize doğru. Sarıldık. Ağladık. Öyle bir sarıldı ki bana sanki bu son sarılışıydı. Öyle bir çektim ki kokusunu içime, sanki içime hapsetmek ister gibi kokusunu.... Ne olacak peki şimdi? Söylediği yalana inanarak mı yoksa inanmayı dileyerek mi yaşayacaktım. Meçhuldü...