Komikliler
4 stories
Türk'ün Londra'yla İmtihanı (DÜZENLENİYOR) by _Hill_
_Hill_
  • WpView
    Reads 10,986,269
  • WpVote
    Votes 87,179
  • WpPart
    Parts 31
Bu hikaye ailenin, dostluğun, bağlılığın, her şeye rağmen sevdiklerinin arkasında durabilenlerin hikayesidir. Londra'da Yapılacaklar Listesi; •Yabancılarla birlikte halay çekilecek. •Odadaki her şeyin üstüne dantel örtülecek. •Semt oturuşu yapılacak. •Altın günü düzenlenecek. •Arabaların tozlanmış camlarına, 'Beni yıka' yazılacak. •Hesabı ödemek için kavga edilecek... Bu şekilde uzayıp giden listenin özeti, Türklere özgü davranışların Avrupalılara öğretileceği idi. Yukarıda, abisiyle çıktığı yolda Londra'nın tozunu attırmaya giderken, o tozları bizzat kendisi soluyan bir kızın listesi bulunuyor. O, Londra'yı dize getirmeyi planlarken, Londra'nı onu imtihan edeceğini kim bilebilirdi ki? Kimi zaman olmayan İngilizcesiyle imtihan edildi. Kimi zaman abisiyle. Bazen dostluklarının sınavından geçmek zorunda kaldı. Bazen de düşmanlarının... Kendisi için atmaması gereken bir kalp de, imtihanları arasındaydı. Onun kalbinin biri için atıp atmayacağı ise tam bir soru işaretiydi. Kesin olan tek şey ise, bolca eğlenip, gerçek dostluğun tadına bakacağıydı.
ÇEVRİMİÇİ  by SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    Reads 47,293,094
  • WpVote
    Votes 2,803,715
  • WpPart
    Parts 106
Öncelikle şu konuda bir anlaşalım. Normal değilim, o da öyle.
Doğuştan Rahat by plutonalien
plutonalien
  • WpView
    Reads 3,927,079
  • WpVote
    Votes 293,139
  • WpPart
    Parts 72
"Lokum gibi adamsın,fıstık gibi sözlün var,benimle neden muhattap oluyorsun?" "Çünkü fıstıklı lokum sevmem." ©23042015 Tüm hakları saklıdır.
Doğuştan Rahatsız by plutonalien
plutonalien
  • WpView
    Reads 40,688
  • WpVote
    Votes 5,636
  • WpPart
    Parts 20
Ona aşık olduğumda, sekiz yaşındaydım. Tüm Dünya bir yana o bir yana, kardeşimin okula başladığı gün. Her teneffüs yanına geleceğim diye yemin ettirmek için ayakkabılarımı saklayan kardeşimin. İlk teneffüste ondan iki sınıf üstte olmanın verdiği Miroğlu edasıyla sınıfına girmiştim. Ve yanında o oturuyordu. Yaren. Çok güzel oturuyordu be! Birinci sınıfın gerginliğinden kaleminin tepesini dişleyişine aşık olmuştum galiba. Ya da belki de ışıklı spor ayakkabıları yüzündendi. Örgülerine bağlı olan kurdelelerden de olabilir. Bilemiyorum. Gördüğüm an, Dünya Güneş'in değil, benim etrafımda bir tur atmıştı. "Nasılsın bakalım birinci sınıf bebeği?" diye gitmiştim yanlarına. "Abiii!" demişti kardeşim Yeşil heyecanla. "Bak, bu Yaren. Benim arkadaşım." Bu cümle, o günden tam on dört sene sonra şu şekle evrildi: "Abi, Yaren benim arkadaşım. Onu sevme." Bilmiyorum ki, belki aşk böyle bir şeydi, insanın başına bir kere gelirdi ve onunla hayatınızı geçirseniz de geçirmeseniz de, unutulmazdı. Ya da belki aşk, daha önceden aşık olduğunuzu sanıp başka birine izin vermemekti ve o birinin hayatınıza hiç anlamadığınız bir anda sızmasıydı. Belki de Yeşil'in dediği gibi.. Yeşpopotamlar bile aşık olabiliyorsa, ağabeyleri de olurdu, değil mi? Tabi ağabeyleri aşkı yanlış yerde aradığını biraz geç öğrenecekti. 05082020